--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şehirlerin kimliği içinde yaşayanların kimliği demektir

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
7

 

Şehirlerin kimliği; o şehirlilerin, çalışanların, barınanların, beslenenlerin, yönetenlerin, yönetilenlerin, dolayısıyla daimi yahut geçici ikamet edip; şehre siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel değer katanların kişilik ve inanç ölçüleri muvacehesinde (yüzleşmesiyle) oluşur.

Yerel seçim atmosferindeyiz ve çeşitli partiler, “en iyi aday bizim partinin” diye milletimize kendilerini anlatma yarışındadırlar.

Gözlemleyebildiğim kadarıyla seçimin muhalefet kanadı, insanımıza ve şehirlerimize hizmetten ziyade, bir öç alma hırs ve tamahı içerisinde hareket etmektedir.

Oysa siyaset, “insan olma” sanatıdır. Siyaset, “insani erdemler taşıma” sanatıdır. Siyaset, “insana ve insan hayatına hizmet etme” sanatıdır. Siyaset, “milletin inanç değerlerine sahip çıkma ve koruma” sanatıdır. Siyaset, “bir şehrin millete ait tarihine ve medeniyetine sahip çıkma” sanatıdır.

Bu ve benzeri tespitler çoğaltılabilir. Meramızı anlatmak için yeterlidir.

Siyasette dört kişi tehlikelidir. Mesela, TBMM’de ne kadar tehlikeli oldukları görülmektedir. Haliyle yerel yönetimlerde de tehlikelidirler. Bu dört kişiye dikkat edilmelidir.

TBMM ve yerel yönetimlerde şimdiye kadar bu dört sınıfın memlekete ve millete nasıl baktıklarını yaşamaktayız, görmekteyiz ve şahidiz.

Birincisi; ideolojik ve siyasi çıkar amaçlı para-mal temininde memlekete kastetmektir. Bunlar her yerde ve partide bulunabilir.

Aklını ayağının altına koymamış, ideolojik sebeplerle gözlerini kinle kör etmemiş normal her insan görebilir, anlayabilir.

İkincisi; milletimizin kutsal saydığı aile kurumu, ahlaki değerler, harem bildiği ve bellediği inanç temelli değerlere karşı batıl ve batıcı zihniyetlere yol vermek ve sahip çıkmak.

Üçüncüsü; ülkemizi ve milletimizi, ABD, Avrupa ülkelerinin yönetimleriyle, bunların Türkiye düşmanı kuruluşlarına şikâyet etmek ve yardım dilenmek!

Dördüncüsü; devlet başkanımız ve hükümetimizle uyum içerisinde çalışmayı ideolojik olarak reddederek, Batılı güçlerden ve terör örgütlerinden medet ummak!

Şimdi böyle kimselere şehirlerimiz ve halkımız emanet edilebilir mi? Şehirlerimizde milli birliğimize dair bir kimlik kalır mı?

Bizim ülkemizin tarihini-medeniyetini Batılı ülkelerle bir tutmak veya “onlar da şöyle bizde böyle” gibi garip ve anlaşılmaz bir şekilde siyasi tablolar çizmek, siyasete yön vermeye kalkmak büyük bir cehalet örneğidir.

Biz ne ülke olarak ne millet olarak zerre kadar siyaseten de yönetim açısından da Batılı ülkeler gibi olamayız. Bizim yoğurt yiyişimiz ile onların yoğurt yiyişi aynı değildir.

Biz ülke ve millet olarak her şeyden önce Haçlı Batılılarla kesin çizgilerle ayrılmaktayız. Tarihimizin, medeniyetimizin, inancımızın henüz küllerini savurup atmadık.

Ezcümle:

Malumu ilana gerek yoktur. Şehirlerimizi tarihi ve kültürel değerlerden soyutlamak isteyen zihniyet bellidir. İstanbul en canlı örnektir.

Yerel seçimler de bir beka meselesidir. Bu zihniyetin aldığı şehirlerin hali ortadadır. Hafife almak, bu topraklara aidiyet duymamak demektir vesselam.  

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sahi

16 Şubat 2024 00:14

Irak Suriye içeride bölünmüşlükle mahvoldu.birbirimize karşı kazanılacak zafer yok hep birlikte kazanılacak zaferler var.

Şeref

15 Şubat 2024 20:51

Siyaset sanat mı..? Ne sanatı yav..

Vahap Kalyoncu

15 Şubat 2024 14:27

Aynen öyledir 10 bin yıl önce ancak çadır kültürün olur ama bir islam medeniyeti bir daha bulunmaz çünkü o müslümanlar maalesef yok.

Çelebi

15 Şubat 2024 12:42

Sizin sahip çıktığınız tarihiniz 1400 sene öncesine dayanır.Bizim tarihimiz MÖ 10.000 yıl öncesine.

Okul

15 Şubat 2024 12:11

5.ciyi yazmamışsınız.

Misafi

15 Şubat 2024 11:36

Kültür, toplumun sosyal kişiliğidir. Dili, müziği, inançları yeme içme anlayışı, kıyafet anlayışı, adabı muaşeret kuralları, gelenekleri, mimarisi ve şehirciliği.... Evet! Özetle şehir toplumun kimliği..... Şehirlerimiz gösteriyor; Heyhat! Ne çok şey kaybetmişiz!

Taner

15 Şubat 2024 09:13

Dün 14 Şubat Sevgililer günüydü 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle