--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sağ Kulağına Ezan Sol Kulağına Kâmet Okunmayanlar

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
12

 

Dinde zorlama yoktur ilkesini hatırlatalım. Yazının başlığına bakarak bir ön yargıya varmayalım.

Kimse kimseyi, doğan çocuğunun sağ kulağına ezan, sol kulağına kâmet okunması için zorlamamalı. Okutanlar okutur, okutmayanlar okutmaz.

Yalnız bizim gibi Müslüman ülkelerde ilahi mazhariyetine çok inanılan ve her Müslümanın mutlaka yerine getirdiği dini ve milli görevlerimiz vardır.

Her çocuğun Müslüman olarak doğduğuna inanılır, anne-baba ve diğer ebeveynler de Müslümansa, çocuklarının sağ kulağına ezan, sol kulağına kâmet okuturlar.

Sebebi bellidir. Dinini bilsin, dininin gereklerini yerine getirsin, devletine, milletine, vatanına, bayrağına, bağımsızlığına, istiklaline sahip çıksın.

Bu hakikat gayet doğal ve normal değil midir? Doğduğu ve vatan edindiği topraklara sahip çıkan her insanın isteyeceği bir durumdur.

Peki, böyle insanlar; ezandan, Kur’an’dan, saladan, dini vecibelerin yerine getirilmesinden rahatsız olabilir mi?

Elbet olamaz! Ya Oluyorsa? Zor soru! Geçelim.

Bu topraklar ezan topraklarıdır. Ezanlar 1071’de başlamış değildir. 640 yılından bu tarafa coğrafyamızda gerçekleşen fetihler sonucu okunmuştur.

Üzerinde yaşadığımız vatanımız, dünyanın merkezi ve bu merkezde kıyamete kadar ezanlar okunacak, secdeler yapılacaktır.

İktidar özlemi içerisinde yaşayıp, geçmişte olduğu gibi ezanı aslından, dini kökünden kazımak isteyenler kusura bakmasınlar.

Ne yapalım, coğrafyamızın kaderinde kıyamete kadar ezan okunma kaderi vardır. Tekbirler getirilecek. Çünkü biz bir tekbir tevhid toplumuyuz.

Ortak sevinçlerimizde, düğünlerimizde, bayramlarımızda, acılarımızda, depremlerde, savaşlarımızda ve hatta darbelere karşı bile ezanlarımızla, salalarımızla birlik oluruz.

Bir daha soralım! Müslüman bir ülkede bunlar gayet normal değil midir?

Dünyada bir benzeri daha olmayan çok büyük afet yaşamışız. Dokuzuncu günde dâhi enkaz altlarından ömrü olan insanlarımız çıkarılıyor. Buna “Allahuekber” denilmez mi?

Bir cana ulaşmak, onu kurtarmak temiz mayalı her insan için bir sevinç değil midir?

Bu sevincin tekbirlerle karşılanması, deprem bölgesinde izi bile olmayan ve yaşamayan tuzu kuruları niye öfkelendirmektedir?

Göçük altından çıkarılan 12 yaşındaki kızımızın kendisini kurtaran kahramanlarımıza “Selamünaleyküm” demesi, nasıl bir cibilliyete sahip kimseleri rahatsız edebilir?

Nasıl varlıklar ve nasıl bir siyasi düşünce yahut ideolojiye sahiplerse, çeşitli ülkelerden gelen yabancı arama kurtarma ekiplerinden de utanmıyorlar.

Sağ kulağına ezan, sol kulağına kâmet okunmamış yabancı arama kurtarma ekipleri de nice insanlarımızı enkazdan çıkardıklarında, vicdan ve merhamet sahibi kimseler olarak sevindiler, gözyaşı döktüler, kucaklaştılar ve tekbirlerden de dualardan da rahatsız olmadılar.

Ezcümle:

Tekbir düşmanlarına bir haberimiz var.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde depremzedelerle sohbet ederken bir afetzedenin yeni doğan kız çocuğunun kulağına ezan okuyarak “Ayşe Betül” ismini vermiş. Rabbim hayırlı ömür versin! 

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yavuz Selim Han

16 Şubat 2023 14:55

Allahu Ekber den rahatsız olan güya şerefli şerefsizler, hristiyan devlet başkanlarının göreve başlarken papaz eşliğinde incile el koyarak yemin ettiklerini, futbolcularının sahaya çıkarken hac cikardiklarini görmüyorlar mı. Mesut Özil maçtan önce dua ediyor diye bu zirtolar nasıl da rahatsız oluyorlardı. Fakat sevinilecek ya da şaşırtıcı bir hadise karşısında Oh my God diyenlerede aynı zirtolar hipnoz olmuş gibi hayranlikla bakarlar. Bunlar devşirme, cibiliyetsiz nerden geldikleri meçhul dingillerdir.

Aminnnnn

16 Şubat 2023 13:02

Aminnnn.

Adem AKSU

16 Şubat 2023 12:08

Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az

Şeref

16 Şubat 2023 09:38

Allahuekber değil," şükürler olsun "denir,şükürler olsun....

Yanlış biliyorsun!

16 Şubat 2023 18:12

Şükür sadece bir nimete karşı söylenir. Bir bela musibet karşısında şükredilirse şu demek olur: "biz buna razıyız tekrarını ve daha da büyüğünü bekleriz..." Yüce Allah, "şükrederseniz artırırım..." buyuruyor. Ama hamdedilir, allahu ekber, subhanallah denilir...

çamlı

16 Şubat 2023 23:39

hadi lan sende kıvırma, bir kerecik mert ol

Tamam

16 Şubat 2023 08:41

Dini değerlere değil dini değerleri siyasete alet edenlere karşıyız 

çamlı

17 Şubat 2023 06:45

yukarıdaki kıvırma ikazı habu dini degerlere sığındını iddiacı din istirmarcılarına ithaftı, yanlış yerde çıkmış

1071

16 Şubat 2023 08:23

Ecnebiler değil yerli çıfıtlar rahatsız olurlar ezandan.

Ne oldu??

16 Şubat 2023 07:38

Geldiğimiz noktada insanlar dini sorgular hale geldiler. Deizme doğru müthiş bir yönelme var. Ne yaptık da biz bunu başardık? Cevabı aranması gereken soru bu işte.

ata

16 Şubat 2023 13:10

değerlerimiz, cumhuriyet değeklerimiz, tanzimattan beri süre gelen değerler yüklemesi, peyami safanın fatih harbiyesi... beyim...

Deli İbo

16 Şubat 2023 07:26

Selavat ve Tekbir'lerler şeytanı ifrit eder kahr-u perişan eder. Müslümanım gönlünü ve göğsünü genişletir. Selavat ve Tekbir'lerden rahatsız olanlar beşeriyatın içindeki Şeytanın Şubesi, şeytanın yamak ve yardımcılarıdır.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle