--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sabahattin Zaim hocamız

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
3

 

“Allah, sevgili kullarını güzel işlere vasıta kılar”. Sabahattin Zaim. (1926-2007)

Hocamız, baştaki sözün yegâne temsilcisiydi. Allah’ın sevgili kullarının ağabeyi, arkadaşı, hocası, kardeşiydi.

Rabbim rahmet eylesin. Yüzü Müslüman yüzü, sözü Müslüman sözü, niyeti Müslüman niyeti, ameli Müslüman ameliydi. Ülkemizin bugünlere gelmesinde çok büyük katkısı olmuştur.

Kendisini gıyaben tanıma nasibinden sonra rûberû (yüz yüze) tanıma nasibiyle nasiplendirildiğimde çok sevmiş ve sevinmiştim.

Sabahattin hocamız ne vakit aklıma düşse şu hatırası aklıma gelir.

Hocamızın ilk kaymakamlık yaptığı yerlerden birisi Adıyaman’ın Kâhta ilçesidir. Yıl 1947’dir. Köylere devrin hükümeti zalimlere hoşgörü, mazlumlara ceza vermek için gitmektedir.

Sabahattin hocamız da köyleri gezmektedir ve daha köye girerken, köylülerin şaşkınlık içerisinde kaçtıklarını görür ve bir anlam veremez.

Yine bir köye gittiğinde herkes kaçarken yaşlı bir teyze kaçamaz. Bu hal, Kaymakam Sabahattin’in dikkatini çeker ve çok zoruna gider.

Nihayet kaçamayan teyzenin yanında durur, aşağı iner, kendisine büyük bir şefkatle yaklaşır ve neden kaçtığını sorar. Teyzenin korkudan nutku tutulur konuşamaz.

Genç kaymakam yaşlı hanıma annesi gibi hürmet edip, jeepe bindirerek köyün içinde gezdirir. Köylüler köşe başlarından olup biteni izler ve gelenin kötü niyetli olmadığını anlayınca birer ikişer ortaya çıkarlar.

Kâhta o yıla kadar ilk defa şefkatli bir kaymakam görmüş ve tanımıştır. Bugün hâlâ Kâhta’da Sabahattin hocamızın insanlığı ve samimiyeti anlatılır. Geçelim.

Hocaların Hocası Prof. Dr. Sabahattin Zaim büyüğümüzle bir başka hatıramız da 2005 yılında Deniz Feneri ile doğduğu topraklara yaptığımız seyahattir.

Deniz Feneri İştip’te Türkçe eğitim verecek bir okul inşa ettirmişti, onun açılış merasimine gitmiştik.

İştip’e vardığımızda, tam teşekküllü inşa edilen okul arazisinin, ailesine ait olduğunu öğrenince gözlerinden sevinç ve hüzün yaşları akmış ve şöyle demişti:

-“Burası manevi hayatımla maddi hayatımın birleştiği bir yer. 71 yıl aradan sonra görmek ne büyük ikram ve nimet, Allah’a binlerce şükür olsun”.

Sabahattin Zaim hoca İştip’te geniş bir aile mensupmuş. Doğduğu evin bahçesinde gezinmekle yetinmişti. Müsaade edilmediğinden evin içini gezememişti.

İştip sokaklarında yürürken şehri anlatıyor ve şunları söylüyordu:

-“Devletimiz ve milletimiz adına Deniz Feneri burada bir tarih yazıyor. Şimdiye kadar Balkanlar’da hep yıkım vardı, göç vardı. Medreselerin yıkımı, ailelerin göç haberleri geliyordu. Yıkım durmuş, yeniden diriliş hareketi başlamış hamdolsun.

O zamanlar İştip’te bütün arazi ve ticaret, Türklerin elindeydi. Sırplar çobanlık, Bulgarlar ırgatlık yapardı. En büyük kereste üretimi bizim ailedeydi. Ailenin köyleri, bağları, bahçeleri, değirmenleri vardı...

Ezcümle Sabahattin hocamızdan:

“Halikındır cümle işler, kul eliyle işlenir. Emri bari olmayınca, sanma ki çöp depreşir”. Ruhu şerifi için el-Fatiha.

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Abdullah Ergün Bal

14 Aralık 2022 12:08

Hukuk Fakültesi 2. sınıfta iken Sabahattin Zaim Hocamızdan dolayı Çalışma Ekonomisi Dersini seçmiştik. İlk derse Hocanın bizzat kendisi geldi ve neden dolayı bu dersi seçtiğimizi sordu, içimizden Elazığlı İbrahim "inancımızdan dolayı hocam" dedi. Aslında çalışma ekonomisinin din ile inançla ne ilgisi var ama bu dersin hocası Sebahattin Zaim olduğundan dolayı Hukuk Fakültesindeki bütün dindar arkadaşlar çalışma ekonomisini seçerdi.. Hoca, "Peki öyleyse, dersimizi bir hadisle başlayalım. demiş ve derse bir hadisle başlamıştı... Ne güzel ders anlatırdı mübarek.. Sesi hala kulaklarımda çınlar... Hocanın çok sevimli de bir tiki vardı... Yıllar sonra bir konferans için Konya'ya çağırmıştık. Konferans bittikten sonra Orhan Çeker Hocam ve bir grup hukukçu arkadaşla birlikte hazırladığımız bir projeyi arzetmiştik kendisine. Hiç incitmeden, kırmadan dökmeden, gönlümüzü alarak yaptığımız çalışmanın ne kadar eksik olduğunu o kadar güzel anlatmıştı ki... Ne kadar da güzel bir adamdı aman Allahım, bi insan bu kadarmı tatlı olur, bu kadarmı sevimli olur... Çok ama çok sevmiştik rahmetli hocamızı... Vefat ettiğinde yahu bu kadar güzel bir insanı nasıl kıyıp ta toprağa gömerler diye hayıflandığım nadir kişilerden birisidir. Cenabı Hak gani gani rahmet eylesin.

M.Ali

13 Aralık 2022 15:53

Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah.

İnce

13 Aralık 2022 10:37

Hocam ben Adıyaman Besni ilçesindenim,Kahta Kaymakamlık olayını ben köyümde çocukken yaşadım, köyün karşısındaki yoldan kimin geldiği görünür.Gelen eğer cenderme ise her kes köyden kaçar bir yerlere saklanır,cenderme gidinceye kadar beklerdi.Zülüm yılları.Gidişi oldu dönüşleri olmasın zalimler din gününde hesap verecek.Eminim.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle