--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Rusya ve Türkiye biraz kavga biraz barış

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği’nin organizesi ve Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “Yeni Türkiye Konferanslarının 5’incisinin” konu başlığı, “Türkiye Rusya İlişkileriydi”.

Batılı devletlerin, kendi geleceklerini güvence altına alabilmeleri için Rusya ile Türkiye’yi birbirine düşman etme oyunları hep sürecektir.

Gerçi onlar böyle bir oyun kurmasa da yine iki ülke, birbirlerine karşı hep dikkatli hareket edeceklerdir.

Ekonomik, sosyal ve siyasal olarak; “zorunlu barış, zorunlu işbirliği” gerçekleştirmek durumundalar. Tam barış ham hayal olur. Habil Kabil meselesi bu. 

Rusların, o coğrafyanın esas sahibi olan Müslüman halkların topraklarını işgal ederek, halka zulme başladıkları günden bu yana; ne onlarla ne de bizimle barışması mümkün değil.

Barış mümkün değil diye kavga etmek mi gerekir? Elbet hayır ama Rus liderlerin sicilleri zalimliklerle doludur. Zulümlerinden vazgeçmedikçe kavga sürecektir.

¥

Dünya insanlığı içerisinde, zerre kadar vicdan sahibi olan herkese şu soruları sormak lazımdır.

-“Rusya tarihi boyunca terör devleti olmaktan ne vakit vazgeçmiştir?”

-“İslam’ın Mekke ve Medine’den sonra dünyaya yayıldığı ve bir dönem, en çok Müslümanın ve hatta İslam’ın halen canlı kalmasının sebebi olan; Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Azerbaycan, Gürcistan, Kırım, Kafkaslar ve Afganistan coğrafyasının bir bölümündeki Müslüman katliam ve sürgünlerinin sorumlusu kim?

İsteyen ilk Rus devlet adamından, sonuncusu Putin’e kadar topunun icraatlarına bakabilir.

Bugün dahi bağımsızlıklarına rağmen bu ülkelerde Rus zulmü vardır ve halk, dini milli gerekliliklerini özgürce yerine getirememektedir.

Öte yandan bin yıldır ne Suriye’ye ne Rusya’ya karşı hiçbir tehdit oluşturmayan Türkmenlerden ne istenmektedir de günlerdir katliamlar yapılmaktadır”?

Bu sorulara cevap verebilecek bir “insan evladı” var mıdır?

¥

İşte Ordu’daki Yeni Türkiye Konferansında, bu ve benzeri soruların cevapları arandı.

AYBİR Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Prof. Dr. Talip Küçükcan’ın başkanlığını yürüttüğü panelin konuşmacıları sahalarında uzman isimlerdi.

Rumeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Aynural, TOBB Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Başkanı Doç. Dr. Şaban Kardaş, Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şener Aktürk ve Cumhurbaşkanlığından Dr. Mehmet Levent Yılmaz vardı.

Panelde ayrıca Rusya’nın toplumsal yapısı ile Türk Cumhuriyetleri, akraba toplulukları arasındaki ilişkiler, Rusya’nın Suriye ve Ortadoğu politikası, dünyada güç mücadelelerinin temelinde yer alan enerji politikaları ve Türkiye Rusya ilişkilerinin günümüzdeki durumu masaya yatırıldı.

Mesele bir cümle ile özetlenecek olursa;

“Bugünkü şartlarda ne Rusya bizden ne de biz Rusya’dan vazgeçemeyeceğimize göre öyle veya böyle ilişkiler düzelmek zorunda”.

Konuya yarın bir de Numan Kurtulmuş’un dilinden bakacağız.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle