Ramazan Geldi Fitnesi de Geldi
“Din adına yol kesen dünkü yobazın oğlu.”…
Yine sen kesiyorsun, küfür uğruna yolu!” Necip Fazıl.
Hamdolsun bir Ramazan-ı Şerifi daha karşılamak nasip oldu. Ramazan-ı idrak edeceklerin ibadetlerinin kabulünü dileyelim.
Bu yıl Ramazana kavuşamayan ve ahirete irtihal edenleri de rahmetle analım.
•
Ramazan ve medya ilişkisini takip edenler bilirler. Her oruç ayı gelirken ve yaşanırken fitnesi de gelir ve mübarek ayın feyzi kirletilmeye çalışılır.
Son yıllara kadar genelde bu işi kartel medyası yapardı. Onların devri kapandı ve galiba bir boşluk doğdu ki, şimdi o güruhun kötü artıkları sahneye çıkmaya başladı.
Müslümanların duygularını, düşüncelerini, inanç değerlerini, dünyalık menfaatleri uğruna harcayanlar, diyanete ve mihraplara göz dikmiş görünüyorlar.
Ülkemiz ve diyanet teşkilatımız, Mehmet Görmez gibi çok iffetli, şerefli, haysiyetli, namuslu, bilgin, arif bir başkana sahiptir.
Böyle bir insanın üzerinden fitne ve fesat üretmek, ancak Necip Fazıl’ın yukarıdaki mısraıyla özetlenebilir.
•
Diyanet İşleri Başkanlığı, din ve diyanet adına, bu memleketin gözbebeğidir ve halkımızın asla hiçbir kimseye ve kesime feda etmeyeceği bir kurumudur.
Elhamdülillah ki, böyle bir teşkilat vardır. Yine şükürler olsun ki, milletimiz ve devletimiz sahip çıkmaktadır.
İslam âleminin en zinde ülkesi olarak Türkiye’de din hizmetleri, devletin tekelinde olmalıdır. Aksi takdirde lime lime edilen bir din ortaya çıkar ki, Rabbim kıyamete dek böyle bir durum göstermesin.
Ülkemizde kaç tarikat kaç cemaat var bilmiyorum. Bir de bunların birbirinden ayrılan grupları var, onları da bilmiyorum.
Kimse şeytanını devreye sokmasın ve fitne çıkarmasın. Kimsenin ne cemaatine ne tarikatına edeben laf etmem. Hatta pek çoğunun da samimi olduğuna inanıyorum.
Yalnız sadece şunu hatırlatmak istiyorum.
Diyanet İşleri Başkanlığı, din hizmetlerini yürütmese yahut tamamen işlevsiz hale gelse, memleketin ve milletin hali nice olur. Daha ötesini ne söyleyelim ne de düşünelim.
Mümin kardeşliğimiz adına, birliğimizin temini ve yaşaması adına, Diyanet İşleri Başkanlığına sahip çıkmak, dini ve milli bir vazifedir.
Hatta daha da önemlisi, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın ısrarla üzerinde durduğu; “Tek Millet, Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Devlet” ilkesinin teminatıdır.
•
Diyanet İşleri Başkanlığı, ülkemiz başta olmak üzere, tarihinde olmadığı kadar bütün bir İslam dünyasında büyük bir birlik sağlamıştır.
Söze Necip Fazıl ile başlatmıştık, yine onunla bitirelim.
Üstad kendisini kurtuluşa ermiş zannederek, din adına olur olmaz ahkâm kesenlere “Son Sığınak” şiirinde şöyle seslenir:
Şu gaflet yükü insana bak;
Kendinden varlık cakasında.
Ve aşksız yobaz... İşi gücü,
Namazla Cennet takasında.
Derkenar: Esas mesele, Mehmet Görmez üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yıpratmaktır.







