Pınar Yayınlarından Kitaplar
Pınar Yayınları, kitap yayıncılığındaki çizgisini, “ekonominin ve siyasetin, değişimine göre değiştirmeyen” az sayıdaki yayınevlerinden birisidir.
İstanbul’da kültür Fatih’te doğar, Sultanahmet/Cağaloğlu’nda büyür, serpilir ve gürbüzleşir. Tabi bu söylediğim bundan 30 yıl önceydi.
Şimdi Cağaloğlu, kaldırımları lokantalar tarafından, tarihi binaları oteller tarafından işgal edilmiş bir kültür havzasıdır.
İşte bu havzanın çok az temsilcisi kalmıştır. Yayıncılığın doğal adresi olan Çatalçeşme Sokağına Pınar Yayınları yeniden geldi ve mağaza açtı.
Aynı sokağın hiç değişmeyen büyük yayınevi ise Kitabevi Yayınevi’dir. O da lokanta ve oteller teslim olmamak üzere direncini sürdürmekte.
Damla Yayınları, Alioğlu Yayınları, Beyan ve İşaret Yayınlarıyla birlikte çay ve simit parasına razı olan bazı yayınevleri de bölgeyi terk etmeyenlerden.
………………….
Pınar Yayınları’nın basılı kitap sayısı bir hayli fazla. Son çıkan kitaplardan birkaçını paylaşayım.
İlk eserin adı, “Aile Sohbetleri”. Selçuk Kütük’ün hazırladığı “İlimden İrfana” başlıklı kitaplar, seri halinde devam ediyor.
Evlerde televizyondan ve cep telefonlarından yarım saatliğine uzaklaşarak bu kitaptan birkaç sayfa okumanın, aile içi iletişimi güçlendireceğin emin olabilirsiniz.
Kitabın önemini anlatmak için şu cümleyi alıntılamalıyım.
“Modern Batı tipi hayat tarzının neşvünema bulduğu bütün toplumlarda, kaçınılmaz olarak yaygınlaşan ‘benmerkezcilik, hazcılık, çıkarcılık, sorumsuzluk, cinsel sapmalar ve marka tapıcılığı’ gibi insan fıtratının bir gereği olan kadim aile kurumunun varlığını ve geleceğini tehdit etmektedir”. Kitap bu girdaplardan kurtuluşun yollarını gösteriyor.
……………….
İkinci kitap, Sıbğatullah Kaya’nın yazdığı “Üç Gelenekte Devlet” ismini taşıyor.
“Osmanlı Devleti yıkıldığında Müslümanlar için büyük bir travmaya neden olacak yıllar başlıyordu. Bu sadece bir devletin yıkılmasından kaynaklanan üzüntüden gelmiyordu.
Kuzey Hint kıtasından Afrika’ya uzanan uçsuz bucaksız topraklarda yaşayan milyonlarca Müslüman, Osmanlı’nın yıkılışıyla, dinlerinin de yıkılacağına dair endişelerdi. Travmanın temelinde yatan bilinçaltı endişe buydu”.
Eserinin girişine bu ifadelerle başlayan ve İslam siyaset düşüncesi üzerine sistemli çalışmasıyla bilinen Sıbğatullah Kaya, panoramik bir ‘durum raporu’ çıkartıyor.
Ütopyayı, siyasetnameyi ve yöneticilerin fıkhını yeniden okuyarak günümüzdeki tartışmalara katkı sunuyor.
…………….
Üçüncü eser ise “31 Mart Bir İhtilalin Hikâyesi” adını taşıyor. Mevlanazade Rıfat’ın hatıratını, Berire Ülgenci sadeleştirmiş.
Mevlana Rıfat, 1912 yılında Kahire’de yazdığı kitabı hakkında şunları söylüyor.
“Kitabımızda bugüne kadar rengi ve içyüzü, tertipçileri ve failleri hükümetçe de tamamen anlaşılmayan 31 Mart 1909 olayının perdelerini araladık.
Birçok kimsenin bu olaydaki kişisel hırslarını gösterdik. Artık bu facianın, 31 Mart trajedisinin sırrını ortaya koymak zamanı geldi çattı”.
…………….
Evet, “Yeni Türkiye’nin” kurulmasına karşı duran iç ve dış mihrakların hiç yorulmadan atalarının senaryolarını oynadıklarını göreceksiniz.
Kitaplar hakkında:
Pınar Yayınları, 0212-520 98 90







