--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ötüken Türkçe Sözlük

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Bu haftaki eserimiz Ötüken Yayınları’ndan.

Beş ciltten oluşan ve Orhun Yazıtlarından Günümüze Türkiye Türkçesinin Söz VarlığıÖtüken Türkçe Sözlük, Yaşar Çağbayır tarafından 35 yıl da hazırlanmış.

Devletin hazırlaması gereken sözlüğü Ötüken hazırladı. Cumhurbaşkanımızın da takdir ettiği sözlüğe, dünyadaki Türkiye’nin yegâne temsilcisi olan TİKA da sahip çıkarak Türk dünyası ile tanıştırdı.

Türkiye içinde ise bir tek Kültür Bakanlığı tanışamamış. Çünkü kütüphanelerde yokmuş. Şaşırdım. Meramımı sözlüğün girişindeki Şemsettin Sami’nin ifadeleri anlatsın:

“Sözlüğü ve dilbilgisi olmayan dilin, hiçbir zaman edebi dilden sayılmak gibi bir iddiaya yetkisi olamaz; çünkü bu iki kitap edebiyatın temelidir”.

Şimdi de sözlükten dilimizin kullanıldığı geniş coğrafyaya bakalım:

“Türk dilinin yayıldığı alan göz önüne alındığı zaman, kaba çizgileri ile doğuda Pasifik Okyanusu, batıda Baltık Denizi, kuzeyde Buz Denizi, güneyde Basra Körfezi kıyılarına kadar uzanan geniş bir coğrafya akla gelir.

Bu kadar geniş bir coğrafyaya yayılmış bulunan böyle bir dilin birbirinden farklı kol ve dallarının bulunması doğaldır.

Ana Türkçeden ayrılarak lehçe ve bağımsız dil durumuna gelmiş olan dilimizin ve lehçelerinin birbirine komşu topraklarda kullanılmasına rağmen pek çoğu da birbirinden uzak alanlarda konuşulmaktadır.

Bu alanlardan birisi de Türkiye’dir. Anadolu, Trakya, Kıbrıs, Kerkük ve Balkanlar ile Türkiye’den işçi alan Avrupa ülkelerinde konuşulan Türkçeye, ‘Türkiye Türkçesi’ adı verilmektedir.

Türkiye Türkçesi ile diğer Türk dil ve lehçelerinin tarihte ortaklıkları vardır. Bu ortaklık aynı kökene bağlı olmaktan kaynaklanmaktadır.

Türkiye Türkçesinin gelişiminde, bu dili konuşan Türkiye Türklerinin Orta Asya’dan çıkıp Anadolu’ya gelişlerinde izledikleri yollarda karşılaştıkları kültür ve medeniyetlerle, imparatorluk döneminde yayıldıkları Avrupa içleri ile Akdeniz ada ve kıyılarında kurulmuş bulunan kültür merkezleri ve yaygın kültür ortamlarının etkisi görülür.

Türkiye Türkçesi, Malazgirt savaşından sonra Anadolu’ya yerleşmiş bulunan Oğuz Boyları ile Türkmenlerin bu yeni coğrafyada geliştirdikleri yeni yazı dilinin devamıdır. 

Önceleri Selçuklu Devleti ve Anadolu Beylikleri ile üç kıtada egemenlik kurmuş bulunan Osmanlı Devleti’nin, son olarak da Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili olmuştur”.

Sözlüğün genel muhtevası hakkında da şu bilgileri aktaralım:

Sözlükte Orhun yazıtlarından günümüze uzanan vadide, Türkiye Türkçesinin söz varlığına genişçe yer verilmiş ve şöyle bir sınıflama yapılmış:

-Eski Türkçe: Orhun yazıtlarından onüçüncü yüzyıla kadar.

-Eski Anadolu Türkçesi: Onüçüncü yüzyıldan İstanbul’un fethine (kısmen 16. yy.)

-Osmanlı Türkçesi: Onbeşinci yüzyıldan Cumhuriyete kadar. (Arapça, Farsça, Rumca, Slavca, Latince (İtalyanca) Türkçe karması)

-Türkiye Türkçesi: Cumhuriyet döneminde kullanılan kültür dili.

-Ağızlar: Bugün Anadolu’nun değişik bölgelerinde, Kıbrıs, Kerkük, Trakya, Balkanlar ve kısmen Karadeniz’de kıyısı bulanan ülkelerle yaşayan Türkler tarafından konuşulan Türkçe yerel sözler.

Bilgi için: Ötüken Yayınları; 0212-251 03 50

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle