“Önce İnsan” Diyemedikten Sonra
“İnsan” olduğuna inananlarınbildiklerini ve söylediklerini tekrarlayalım:
“Terörün dili, ırkı, dini, ideolojisi, insana ve insanlığa dair herhangi bir hedefi, gayesi, fikri, düşüncesi olmaz”.
Bu hakikatleri bile bile terörü bahane edip, terör üzerinden kanlı para kazanmak yahut belli bir nüfuz elde etmek isteyerek, çeşitli vasıtalarla insanlığı; fitne, fesat, kargaşa ve kaos ateşine sokmak da terörün bir başka boyutudur.
Ortaköy’deki saldırı, teröristlerin ve arkalarındaki güçlerin, geleceklerine dair umutlarının karanlık dehlizlerde kaldığını göstermektedir.
Teröre karşı bütün dünya, “önce insan” diyerek “nemelazımcılıktan” vazgeçip, “Benim de tuzum bulunsun” demedikten sonra çözüm lafta kalır.
¥
Terör örgütleri kurarak, teşkilatlandırarak, besleyerek, destekleyerek, dünyayı yönetmek isteyen ülkelerin başında ABD ve Avrupa ülkeleri geldiğini bilmeyen yoktur.
ABD ve AB, kendileri dışındaki insanlığa karşı, ortaçağın vahşet asırlarından beri, aralıksız kaynayıp getirdikleri düşmanlık seline karşı kulaklarını ve vicdanlarını tıkamaktan vazgeçip “önce insan” diyebilmelidir.
Terörle boğuşan ülkeler gibi İslam dünyası da terörle yaşamaktadır. Buralardaki terör örgütlerine bakıldığında yine karşımıza patron olarak ABD veya AB çıkmaktadır.
Suriye, Türkiye, Irak, Pakistan, Afganistan, Sudan, Myanmar ve nice savunmasız Afrika ülkelerine kadar, tüm terör örgütlerinin silahları ve beslenmesi hangi ülkelerdendir?
¥
İnsanlığın kurtuluşunun ve huzurunun ilacı belli ve nettir. “Önce insan” diyebilmektir.
Müslümanlık, Hıristiyanlık, Katoliklik veya benzeri ne kadar inanç varsa, her birinin ileri gelenleri, “önce insan” diyerek ortak hareket etmek zorundadırlar.
Nankörlük, fertlerden ziyade milletlerin hayatlarını kirletir. İnsanı ve insanlığı unutmak ise nankörlüklerin en büyüğüdür.
“Önce insan” diyerek büyük nankörlükten kurtulmak; sadece insanı değil, tüm canlıları korumak ve kollamakla mümkündür.
Dünyanın neresinde olursa olsun, terörün birinci derecedeki panzehiri, toplumları oluşturan “aile kurumudur”. Aile müesseseleri darmadağınıktır,acilen sağlamlaştırılması ve aile fertlerinin, ailelerine bağlılıklarının korunması şarttır.
Terör örgütlerinin en çok kullandığı kişiler, ailesinden uzaklaşan yahut uzaklaştırılan, vatanlarına ve halkına olan ‘aidiyet duyguları’ parçalanıp zayıflatılarak, örgüt liderlerine tapındırılan kimselerdir.
Yine her toplumun kendi değer yargıları çerçevesinde milli ve dini hasletleri vardır. Ancak bu hasletler canlı tutularak ve yaşanılarak toplumsal barış ve kardeşlik sağlanabilir.
“Önce insan” diyebilmek için, milletlerin birlik ve beraberliklerini temin eden bu değer ölçülerine saygı duymak ve sahiplenmek gerekir.
¥
Aksakallar der ki; “Aranızdaki birliğin muhafazası için, birbirinize karşı kötü duygular uyandıracak sözlerden kaçının”.
Muslihiddin Sadi de şöyle der:
“Âdem’in bütün çocukları aynı gövdenin uzuvlarıdır. Uzuvlardan biri acı çektiğinde diğerleri de acı çeker. Başkalarının acılarına kayıtsız kalıyorsanız, insan olarak anılmayı hak etmiyorsunuz demektir”.
Daha ne diyelim, “önce insan” diyemedikten sonra.







