--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Neyimizi kaybettik veya ediyoruz

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Neyimizi kaybettik veya kaybetmeye devam ediyoruz?

Millet ve devlet olarak, beklenmedik bir hızla kazandıklarımızın şaşkınlığı içerisinde, öncelikle kimliğimizi ve kişiliğimizi yoğuran “inanç mayamızı” kaybetmeye devam ediyoruz.

Her türden teröre karşı milli bir bütünlük sergilemekteki zaaflarımızın sebebi, bu değerlerimizin sözden tatbikata geçirilememesidir.

Ebedi âlemi öteleyip, dünyaya doğru hızla süratimizin artması, yarınımızdan korkmamıza sebep olmakta ve “kardeş” olmanın sorumluluğundan kaçmaktayız.

Aklı erenlerin söylediği gibi “Biz ki, Cihangirliğini yüzyıllarca sürdüren bir milletin çocuklarıyız”. Yine bir başka ehli dilin de:

“Dünü bilmeyen bugünü anlayamaz; bugünü anlamayan yarını göremez, inşa edemez; hatta dünden gelen hamlelerin nedenlerini bile düşünemez” demektedir.

Peyami Safa ise şöyle seslenmektedir:

“Tarihinin sürekliliğini kaybeden bir millet, her şeyini kaybetmeye mahkûmdur. Hafızası parça parça koparak, benliğini terkip eden bütün varlık unsurlarıyla ilgisi kesilir. Yabancı tesir ve müdahalelerle, yabancı korumaya hazır ve muhtaç bir halde, önce bağımsızlığını, sonra da bütün milli şahsiyetini ve varlığını kaybeder”.

¥

İşte içimizdeki ve dışımızdaki terörün tek hedefi; önce bağımsızlığımızı, sonra bütün milli şahsiyetimizin varlığını yok ederek parçalamaktır.

Hamdolsun Cumhurbaşkanımızla, hükümetimizle, birlik ve beraberlik içerisindeyiz ama yetmiyor, yetecek gibi de gözükmüyor.

Terörün bitirilmesi için Cumhurbaşkanının, hükümetin, asker, polis, sivil bütün bir güvenlik güçlerimizin çırpındığı kadar, birlik ve beraberlik adına, ehli vatan olan hepimizin milli bir duruş sergileme vaktidir.

Siyasi ve ideolojik farklılıklarımızı bir kenara bırakarak; aynı bayrak altında, aynı vatan toprağında, aynı devletin çatısı altında yaşıyor olmamızın bedelini, elbette milli bir şuur ve inanç bütünlüğü içerisinde ödeyebiliriz.

Bu topraklar bizim hem maddi hem manevi vatanımızdır. İnanç değerlerimizin örüldüğü, milli kanun ve ananelerimizle, yüzyıllardır üzerinde yaşadığımız topraklarımız, maddi bir emanet olmakla birlikte esas manevi olarak büyük bir emanettir.

Bilineni tekrar etmekte fayda yoktur ama başka devletlerin ve milletlerin egemenliğine girmemiz adına içimizdeki ve dışımızdaki patronlarının koordine ettiği terörün gayesi, bu emanetin elimizden alınmak istenmesidir.

Oysa yerkürede başka milletlerin hegemonyasına giren ülkeler, topraklarından ziyade dini ve milli ananelerini kaybettikleri için bağımsızlıklarından mahrum kalmışlardır.

¥

Biz, bize dönmek zorundayız. Milli değerlerimizi, “mesel” ve “menkıbe” gibi anlamaktan ve anlatmaktan ziyade; uygulamaya, tatbikata koymak mecburiyetindeyiz.

Ezcümle; dünyalıklarımızı kaybetme endişesinin sıkıntısını yaşıyoruz. Bu yüzden sorumluluklarımızdan kaçabildiğimiz kadar kaçıyor ve haklı mazeretler buluyoruz.

Aslında hiçbir mazeretimizin, üzerimize düşen dini ve milli vazifelerimizi yapmamaya ve ertelemeye yetmeyeceğini hepimiz biliyoruz.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın her fırsatta yaptığı çağrıya koşmak mecburiyetindeyiz.

“Birliğimizden taviz vermeyelim, bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle