Müzekki-n-Nüfûs
Anadolu’da İslam’ın güçlenmeye başlaması, Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarına denk gelir ve İstanbul’un fethine kadar sadece Anadolu değil, “Yedi Düvel”de Devlet-i Aliyye’nin kızıl elması olan “adaletin, barışın, kardeşliğin” temelleri atılır.
Mevlana Celaleddin Rumi etrafında kurulan Mevlevilik, Hacı Bektaş-ı Veli etrafındaki Bektaşilik, Hacı Bayram Veli etrafındaki Bayramilik tarikatları, bu devirlerin ihya ve imarının inşacısıdırlar.
Anadolu ve Balkanlar’da ise en etkili tarikatlardan birisi de Abdülkadir Geylani Hz.lerinin kurucusu olduğu Kadiriye tarikatıdır. Kadiriye tarikatının topraklarımızdaki ilk temsilcisi de Eşrefoğlu Rumi Hz.leridir.
Medreselerde, tekkelerde, camilerde, evlerde, halkımızın elinden düşürmediği “amentü” merkezli ayet ve hadisler ışığında yazılmış ve okunan; “Muhammediye”, “Ahmediye” ile “Envârü’l Aşıkîn” gibi temel kitaplar arasında yer alan bir diğer eser de “Eşrefiyye” tarikatının kurucusu Eşrefoğlu Rumi’nin yazdığı, “Nefisleri Arıtıcı’ manasına gelen “Müzekki’n-Nüfûs” adlı eserdir.
¥
Kitabı hazırlayan Abdullah Uçman’ın ifadesiyle, sıkı bir nefis kontrolü ve tarikat disiplini içinde; ilahi muhabbet neticesinde “benlikten kurtulmak” ve dünyaya ait her şeyi terk etmeyi prensipleştiren Eşrefoğlu Rumi, Kadiriyye tarikatının Anadolu’daki temsilcisi ve bu tarikatın ‘pîr-i sânî’si kabul edilmektedir.
Eşrefoğlu Rumi bir tarikat kurucusu olmanın yanında, aynı zamanda büyük bir ahlakçı ve kitleleri peşinden sürükleyebilen büyük bir mürşiddir. Bir şiirinde:
“Belâ gökten yağmur gibi yağsa
Başını ana tutmaktır adı aşk” diyen Eşrefoğlu Rumi, “Müzekki’n-Nüfus” adlı eserini, İstanbul’un fethinden beş yıl kadar önce 1448 (hicri 852) senesinde kaleme almıştır.
Kitabın mukaddimesinde Eşrefoğlu’nun, eserini halkı doğru yola sevk etmek için bilhassa Türkçe olarak yazdığı belirtilmekte.
Eşrefoğlu Rumi Hz.leri, özellikle Orta Asya’dan gelip Anadolu topraklarını yurt edinen Türklerin tasavvufi ahlakı benimsemesinde önemli bir mihenk noktası olmuştur.
İslam ahlakını, tarikat adabını ve nefisle mücadele yollarını müridlerine öğretmek gayesiyle kaleme alınan eserde; Kur’an-ı Kerim’den, hadislerden ve İslam tarihindeki büyük mutasavvıfların menkıbeleriyle kendi şiirlerinden de bazı nakiller bulunmaktadır.
Anadolu’ya yeni yerleşen teşkilatçı tasavvuf hareketine ait ilk didaktik eser olması bakımından da Türk düşünce tarihinde önemli bir eksikliği gidermiştir.
¥
Asaf Halet Çelebi, eserin sadece Türkçe ve zengin halk kelimeleri ile orta derecedeki fikir çevrelerinde büyük bir tesir meydana getirdiğini belirtmektedir.
Müzekki’n-Nüfûs, bu yönüyle tasavvufi ahlakın yüksek zümre diyebileceğimiz okur-yazar ve kültürlü tabakadan halk seviyesine inmesinde, tahminlerin de ötesinde önemli bir yeri olmuştur. Kitap iki bölümden meydana gelmektedir.
Birinci bölümde; dünya sevgisinin zararları ile ‘nefs-i emmare’nin özellikleri anlatılırken, ikinci bölümde; ‘nefs-i emmare’nin terbiyesi ve tarikat adab ve erkânı ile “iyi bir Müslüman olmanın şartları” misallerle anlatılmaktadır.
Eser hakkında İnsan Yayınları:
0212- 249 55 55







