Müstamel Devlet
İsrail, -başlarına bela olmasın- diye Amerika ve Birleşmiş Milletler’e üye sömürgeci-gaspçı-işgalci bir kısım ülkeler tarafından kurulmuş “Müstamel bir devlettir”.
Dünyada namuslu tarihçiler var sanırdık. Meğer hepsi de bu müstamel veya eğreti terör devleti İsrail’in kap artığı temizleyicileriymiş.
Yıllardır ve son 47 gündür, bütün bir dünya insanlığının şahit olmadığı korkunç bir vahşet işleniyor ve seyrediyorlar.
Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’nın ifadesiyle:
“Yaşadığımız günler tarihin en acı verici günleridir. Kimsenin kılını kıpırdatmadığı günlerden geçiyoruz. İnsanlığın onurunu kurtarmak her türlü yardımı ve desteği veriyoruz”.
Evet, insanlığın iflas ettiği bir yüzyılı yaşıyoruz. Bugüne kadar hiçbir savaşta böylesine zalimlik yaşanmamış ve görmezden gelinmemişti.
Eğreti tarihçilerin garabeti:
“İnsanız” diye, “tarihçiyiz” diye, “tarih bizden sorulur” diye milyon dolarlar karşılığında kendilerine dikte ettirilen tarihi yazanlar, bunca yıldır ve günlerdir işlenen vahşetten zerre etkilenmiyor ve seslerini çıkarmıyorlar.
•
Bundan 75 yıl önce, Amerika’dan ve dünyanın çeşitli ülkelerinden adeta lanetlenerek gönderilen ve asırlardır Filistinlilerin vatanı olan topraklara yerleştirilen suni devlet İsrail’in; işgalci-gaspçı-terörist olduklarını bildikleri halde susmaları nasıl izah edilebilir?
İnsan olma haysiyet ve hasletlerini külliyen kaybetmiş Haçlı Batılılar, kurdurdukları müstamel sözde devlete her türlü desteği açık açık verirken, diğer dünya devletlerinin halklarından da utanmıyorlar.
Amerika’da, Avrupa’da ve bizde, insanlık dışı bu vahşete aldırış etmeden, umursamadan, seslerini çıkarmadan nefes alıp veren kimseler (Yahudiler hariç) nasıl insanlar olduklarını hiç mi sorgulamazlar acaba?
Dünyanın her yerinde fıtratında zerre kadar insani bir maya taşıyan herkes pek âlâ bilir ki, Amerika’nın, AB’nin ve bunların kobayı olan İsraillilerin hedefi sadece Filistin değil, bütün Ortadoğu’dur. Bu meselenin gizli-açık tarafı olmadığı meydandadır!
Arkalarına Amerika ve Avrupa’yı alarak Filistin’i işgal eden İsrail’in ana gayesi, gasp ettiği topraklarda kendi devletini pekiştirmesi, Filistinlileri vatanlarından çıkarması değildir. Esas hedef, İslam dünyasının parçalanıp darmadağın edilmesidir.
Eğer İslam dünyası parçalanabilir, halkı Müslüman ülkeler yönetimleriyle ve kendi aralarında; fitneye-fesada-ayrılıklara-kargaşaya düşerek, aralarındaki ittifak ve kardeşlik bozulabilirse, işte o zaman Haçlı Batı da İsrail de vazifesini yapmış olacaktır.
Bu hakikatin İslam âleminde ve Müslümanlar arasında anlaşılamamasına aklıselim hiçbir insan yorum getiremiyor ve bir fikir serdedemiyor.
•
Ezcümle:
Şükür ki, amentüsünü cüzdanına, konforuna, zevk ve sefasına kurban etmemiş, “Gelen ağam giden paşam” zihniyetiyle sadece işkembesini doldurup boşaltan belli bir kesimin dışında, Cumhurbaşkanımız, hükümetimiz ve Müslüman halkımız dimdik ayakta ve meselenin farkındadır.
Umar ve bekleriz ki, inşaallah diğer İslam ülkelerinin yöneticileri ve halkları da bizim gibi birlik ve beraberlik sergilerler.
En azından Batılı ülkelerdeki vicdan sahibi halklar kadar olabilirler.







