Mümin Lafzının Bekçisi Emin Acar
“Mümin nasıl olur veya olmalıdır” sorusunun cevabı, Emin Acar ağabeyin söz ve amellerinde yerini bulurdu.
O, mümin lafzına bekçilik ederek ömrünü tamamladı. Rabbim ruhu şerifini Cenneti âlâda muhafaza eder inşallah.
Orada olduğuna inananlardanım. Cenaze namazına katılanlar ile yakından ve uzaktan tanıyanlar da aynı kanaattedirler.
Milli Türk Talebe Birliği olarak genelde uğrak yerimiz Hacı Bayram civarıydı.
Delişmenliğimizi sakinleştirmesi için tatlı tatlı fırça yemek istemediğimiz vakitler, Emin ağabeyden kaçsak da o bizim ardımızdı, omzumuzdu, ağabeyimizdi.
Biz gençlere “ihlaslı olmayı” tavsiye ederdi. Hem maddi, hem manevi bekçimizdi. Yanına tedirgin ve öfkeyle girenler, uslanarak çıkardı.
¥
Rahmetli babamın da uğrak yeriydi. Babam o yıllardaki adıyla Küçük Moskova olan Ankara Belediyesi’nin EGO işletmesinde işçiydi ve sürekli CHP’li Komünistlerin (Gerçi tüm Komünistler CHP genlidir) tehdidi altında çalışıyordu.
Şimdi AK Parti Çorum Milletvekili olan Salim Uslu da EGO zulmünü yaşayanlardan birisiydi. Onun da başına bir sürü çorap örmeye çalışmışlardı.
“Namaz kılıyor” diye elbise dolapları kırılan babam, tahta seccadesi parçalanıp kalorifer kazanlarına atılan babam, dolabına kırmızı X işareti konulan babam, bu tehditlere aldırış etmezdi ama çok yorulurdu.
Her mümin gibi onun da sığınağı Hacı Bayram Camii ve civarıydı. Haliyle çok kalabalık değilse Emin ağabeyin yanıydı.
Anlatılanlara göre sadece Ankara’dakiler değil, yurdun her köşesinden gelen “helalli” insanlar, Emin ağabeyi ziyaret edermiş.
“Helalli” sözcüğünü bilerek kullanıyorum. “Haramzade” kimseler Emin ağabeyin yanında barınamazlarmış, o da zaten onları bilir, niyetlerini anlar ve sessizliğini korurmuş.
Bu güzide insanın Hacı Bayram’daki muayenehanesi mi denilir, dergâhı mı denilir, yoksa tekkesi mi denilir ne denirse denilsin, orası her uğrayanın şifahanesiydi.
¥
Merhum ağabeyimizin pek bilinmeyen bir başka özelliği de mümin insanların gönüllerini Cennet’e çevirdiği gibi maddi olarak da Cennet’e çevirmesidir.
Bolu Abant kavşağına Ankara’dan (E-5’ten) gelmeden birkaç km evvel sağda, İstanbul’dan giderken de kavşağı birkaç km geçtikten sonra solda, aziz bir tepenin üzerinde Tokadi Hayreddin Hz.lerinin türbesi vardır.
Türbenin bulunduğu mekân adeta bir Cennet bahçesi gibidir. Kastamonu’nun manevi önderlerinden Şeyh Şaban Veli Hz.leri dahi orada uzun yıllar ders görmüştür.
İşte Emin Acar ağabey, o gözde mekânın maddi manevi hadimlerindendir. Yolu bu bölgeden geçenler uğrarlarsa hem gönüllerini hem midelerini doyurabilirler.
¥
Merhum üstadın tek rengi vardı “beyaz”. Müminlerin hep beyaz renk gibi olmalarını istemiştir.
Çok sık ziyaret edenler hemen her sohbetinde, Mü’minun Suresi’nden ayetler okuduğunu söylerler.
“Mü’minun Suresi’nde neler var” diye merak edenlerin okumalarını arzu ederim.
Sözün özü: Ruhu Şerifi için el-Fatiha.







