--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Muhitten Üç Eser

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

Bu hafta Muhit Kitap’tan çıkan üç eserden söz edeceğiz.

İlk eser, Mustafa Özçelik’in gezerek-görerek araştırdığı “Yunus Emre’nin Şehirleri”.

Malum manevi değer yolcularımız ve öncülerimizin, çeşitli şehirlerimizde türbeleri veya makamları olur.

Hürmetin, sevginin, sadakatin timsali olarak “bizim” diye sahiplenme adına makamlar tertip edilir. Uzun tarihimiz itibariyle beş bin yıllık, yakın tarihimiz itibariyle iki bin yıllık geleneğimizde manevi haritamızın yol işaretleri türbeler ve makamlardır.

“Bizim Yunus” konusunda Mustafa Özçelik saygın isimlerimizden birisidir. Yunus’u olduğu gibi ve güvenilir kaynaklardan araştırarak yazar ve konuşur.

Son yıllarda Yunus üzerinden kendisine çıkar sağlamak isteyen ve yine Yunus üzerinden kendisine üstatlık payeleri oluşturan bir kısım kimseler türemiş ve medyada da konuşlanarak “Canım Bizim Yunus’u” cüzdanlarına endekslemişlerdir.

Neyse mübarek Ramazan günü kaş yaparken göz çıkarmayalım ama Moğolların talan ettiği topraklarımızı, bir arı gibi çalışarak bütünleştiren ve her çiçekten bal toplayarak memleketimizi ve insanımızı petek petek işleyip bir kovan haline getiren değerlerimiz; cüzdanlara, şöhrete ve şana tevdi edilerek kazanç haline getirilmemeli.

Mustafa Özçelik’in hazırladığı bu ve diğer Yunus kitapları, hakiki “Bizim Yunus’u” anlatmaktadır diyelim ve diğer eserlere geçelim.

Muhit Kitap’tan yayınlanan bir diğer eser ise İbrahim Tenekeci’nin kaleme aldığı “Yakın Şahitlik” adını taşıyor. Tenekeci, memleket ve millet sevdasına, içeriden ve dışarıdan kurulan tezgâhların iç yüzünü ortaya koyuyor.

“Şu İttifak Meselesi” başlıklı yazısında; “Milleti ve memleketi tasallut altına almak isteyenler, kirli işbirliklerini her geçen gün daha da pekiştiriyor. Hiç olmayacak isimlerin ve adreslerin aynı çizgide buluştuğunu görüyoruz” tespitinde bulunarak şöyle noktalıyor:

“Kendi ihtirasını, ikbal arayışını, kişisel kinini, ‘hakikat’ olarak gören ve gösterenlerden olamayız. Bu şekilde yola çıkanların nerelere ve kimlere kadar gittiğine defalarca şahitlik ettik. Vatanın lokmasıyla güçleniyor, sonra vatandaşa zulmediyor”.

Kitap, Tenekeci’nin devletimize ve milletimize dair hayati tespitleriyle sürüyor.

Muhit’ten çıkan diğer eser ise “Kaybetmenin Halet-i Ruhiyesi” ismini taşıyor.

Murat Erol’un kaleme aldığı kitapta, kaybetmekle kazanma arasındaki ruh halimizi, “Manevi bağlarımızı ne kadar zayıflatırsak zayıflatalım yeter ki, dünyalığımızı kazanalım” çıkmazını anlatıyor.

Mesela şöyle bir tespitte bulunuyor: “Bugün kaybettiğimiz mevzi; ideolojik, siyasal ve fikri eleştirilerin, öngörülerin, önerilerin, insanların şahsi beklenti ve hedeflerinin dışında olma durumudur”.

İşte esas problemlerimizden birisi budur. Şahsi beklentilerimiz, hak ettiklerimiz midir yoksa nefsi arzularımız mıdır?

Dinimizi dünyaya mı, dünyayı dinimize göre mi düzenleyeceğiz?

Müslüman ahlakı, önce bizzat kendisine yönelir. Müslüman önce kendisine, sonra cemiyete konuşur. Bu durum doğal bir ahlaklılık halidir”.

Ezcümle:

Ciddi kayıplarımızdan birisi doğal ahlaklılık halimiz olsa gerek.

Muhit Kitap: 0212-354 30 00 www.muhitkitap.com

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle