Muhammed Ali
Rabbim rahmetiyle kuşatsın ve mekânını cennet eylesin. Okumak isteyeceklerden birer Fatiha istirham edelim.
Bütün dünya Müslümanlarının sevgi ve muhabbetini kazanan Muhammed Ali’nin vefatı, müminlerin yüreğini burktu ama ne çare ki, her canlı gibi “mutlak sonluyuz”.
Muhammed Ali’yi ilk defa 1974 yılının başında, Joe Frazier’i iki raund’ta nakavt ettiği maçta görmüştüm.
O yıllarda televizyonumuz yoktu. Gecenin 03’ünde televizyonu olan bir komşumuzun evine giderek maçı izlemiştik. O günkü sevincimi halen saklarım.
1976 senesinde ise MC hükümetinde Devlet Bakanı Hasan Aksay’ın Türkiye’ye daveti sonucu ülkemize gelmesiyle tanıdık ve daha çok sevdik.
•
Hatırladığım kadarıyla Hasan ağabeyin Muhammed Ali’yi nasıl davet ettiğini anlatayım.
Merhum Muhammed Ali, 1964 yılında 22 yaşındayken, S. Liston adlı boksörü yenerek dünya şampiyonluğunu ilan etmiş, ardından Müslüman olmuştu.
Aynı yıl Hasan ağabey de AP milletvekilidir. Muhammed Ali’nin Müslüman oluşu, TBMM’deki muhafazakâr milletvekillerince sevinçle karşılanır fakat CHP’liler tarafından hoş karşılanmadığı gibi alay konusu edilir.
Hasan ağabeyi gördükçe laf atarlar ve “Ellerinden gelse Muhammed Ali’yi Türkiye’ye getirir bunlar” diye gevşeklik yaparlar.
•
Aradan 12 yıl geçer ve 1976 yılında Hasan Aksay Devlet Bakanı olunca, Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’den Muhammed Ali’yi davet etmesini isterler.
Çağlayangil bir Amerika seyahatinde daveti yapar ama Muhammed Ali’den gelen teklif şudur. “Bizi diyanet işlerinden sorumlu bakan davet etse daha iyi olur”.
Hasan Aksay şaşkındır, çünkü kendisi Diyanet’ten sorumlu devlet bakanıdır. Derhal yazışmalar başlar ve davet gerçekleşir. Muhammed Ali hanımıyla birlikte Türkiye’ye gelir.
Ankara’nın en lüks otelinden yer ayırtılır. Lakin Muhammed Ali ve hanımı otelde kalmak istemeyerek, Hasan ağabeylerin evinde kalmayı tercih ederler.
İstanbul’u ziyaret ederler, Sultanahmet Camii’nde rahmetli Erbakan Hoca ve Hasan Aksay ile birlikte ibadet ederler.
•
Merhum boksör, gazetecilerin sorularına kısa ve özlü cevaplar verir. “Müslüman olduktan sonra nasıl tepkiler aldınız” sorusuna şöyle der:
-“Büyük tepkiler almadım, zaten kendimi hiç Hıristiyan gibi hissetmezdim. İslam ırkçılığı reddettiği için İslam’da kendimi daha çok huzurlu ve özgürleşmiş buldum”.
-“İsim değişikliğine neden ihtiyaç duydunuz” sorusuna da “Cassius Clay ismini ben koymadım. İslam’ı özgürce seçtiğim gibi ismimi de belirlemeliydim ve Muhammed Ali’yi seçtim. Ölünceye kadar bu isimle anılmak isterim”.
•
Sözü, Muhammed Ali’nin 2001 yılındaki 11 Eylül saldırısı üzerine başına New York İtfaiye müdürlüğü şapkasını giyerek kulelerin dibine kadar gidip, görevlilere yardımcı olduktan sonraki ifadesiyle bitirelim.
-“Beni üzen, İslam’ın teröre bulaştırılmasıdır. İslam katil dini değil, barış dinidir. Evde oturup terörün kaynağı olarak Müslümanları yaftalamalarına seyirci kalamazdım”.







