Muhalefet, Türkiye’ye Dürbünün Tersinden Bakıyor
Dünyadaki muhalefet partilerini bilmem ama “altılı masadaki örgüt mensupları”, kendilerine inanmadıkları, dolayısıyla halkın da inanmayacağını bildikleri için muhalefette olmayı tercih ediyorlar. Tam onlara göre!
Siyasette muhalefet demek, iktidarın iyi yaptıklarını desteklemek, yanlış yaptıklarını eleştirmek ve doğrusunu halka anlatabilmektir. Ama bizdeki muhalefetin böyle bir işi yok.
Bizdeki muhalefet; Cumhurbaşkanı ve hükümete küfretmek-hakaret etmek, yalan-iftira ve bühtanda bulunmak, devlet-millet menfaatine olan her şeye dürbünün tersinden bakarak; “İstemem hiç çalışayım, isterim hep yatayım” tarzının uygulayıcılarıdır.
Tamam, muhalefette kalmak hamlıktır, olgunlaşamamaktır ama bunlarınki çiğlikten öte çözülemez bir kördüğüm yumağıdır.
Yine bizim ülkemizde siyaset mesleği, öyle Batı’dan gelen istihbarat örgütleriyle, terör örgütlerinden gelen taktiklerle, Türkiye düşmanı yabancı elçilerle, konsoloslarla yürümez.
•
Siz hiç, dünya milletleri içerisinde; bizim halkımıza benzer bir toplum gördünüz mü?
Siz hiç, bizdeki gibi; “Vatan-Millet-Devlet-Bayrak-Kur’an-Ezan-Cami-Aile-Akraba-Örf-Adet-Gelenek” sevgisine, inancına ve vazgeçilmezliğine dair başka milletlerde böyle hasletler ile bu hasletlere bağlılık gördünüz mü?
Görmeyenler Anadolu’ya çıkıp görebilirler. Halkımızdan almaları gereken desteği, Batılı istihbarat örgütlerinden, Batıda yuvalanmış terör örgütlerinden bekleyerek, muhalefette pinekleyip durmadan küfür savurmakla görülmez.
Türkiye’de siyaset yapacak kimseler, önce Anadolu’yu sahiplenecek. Milletimizi tanıyacak, anlayacak ve kendisini anlatabilecek, onlardan birisi olduğunu ispat edecek.
Bizim insanımız irfan ehli bir halktır. Toplumumuzun irfanına muhalefet eden hangi örgütten hangi siyasetçi olursa olsun, yaya kalır, avara kasnak gibi döner durur.
•
Anadolu intibalarına devam edelim:
Elbet istisnalar olabilir ama bugün tarımda, sanayide, hayvancılıkta devletten destek almayan yok gibidir. Destek alamayanları da incelediğiniz zaman, başkalarının iş sahaları üzerinden geçinmek isteyen “ekin ekmezler” olduğu görülmektedir.
Hükümet dürüstçe çalışmak isteyen, üretime katkı vermek isteyen ve talep edilen belgeleri sunabilen, sahtekârlığa başvurmayan herkesin işine-aşına desteğini vermektedir.
İsteyen dileyen, Türkiye haritasını önüne koyup, arzu ettiği bir noktaya parmağını basıp, o şehrimizdeki, ilçelerimizdeki, köylerimizdeki üreticilerimizle görüşebilir.
Bu anlamda Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın hem dünya hem ülkemizdeki liderliği, Anadolu’da büyük bir memnuniyet ve onurla karşılanmakta ve takdir edilmektedir.
Anadolu’da siyaset; televizyon haberleriyle, tartışma programlarıyla, sosyal medyadan muhalefetin iftira-hakaret üfürmeleriyle yapılmaz.
Anadolu’da siyaset, insanlarımızla; yüz yüze, el ele, göz göze yapılır. Cumhurbaşkanımızın güvenilirliği, sevilmesi, hem halktan biri olması hem bir dünya lideri olarak Müslüman duruşuyla milletimizi-devletimizi temsil etmesidir.
•
“Altılı masa” diye anılan ve birbirleriyle asla ortak hiçbir yönleri bulunmayan malum kişilerin, Cumhurbaşkanımız ile hükümete olan düşmanlıklarının nedenini, irfan ehli halkımız şöyle tespit etmektedir: Ezcümle irfan ehli Anadolu’dan:
- “Bunların Tayyip Erdoğan düşmanlığının altında yatan ana sebep, Erdoğan’ın Müslüman duruşudur. Türkiye’yi Müslüman bir ülke olarak dünyaya tanıtmasıdır”.







