--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Muhalefet siyasi hurdalığa dönüştü

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
2

 

Muhalefeti oluşturan takım hem birbirlerine hem de halka karşı maskelerle yaşıyor. Birbirlerine maskelerini çıkarttırmaya korkuyorlar.

Çünkü esasında halkın maskeleri gördüğünü biliyorlar fakat bunu açık edemedikleri için bir ve berabermiş görüntüsü veriyorlar.

İşte bu bilme onları çileden çıkartıyor ve siyasi tüm planlarının tükendiğini, seçilme imkânlarının bittiğini görüyorlar. Bu yüzden de akla hayale gelmedik yollara başvuruyorlar.

Milli irade, devleti kimin yöneteceğinin ana gövdesini oluşturur. Milli iradeye saygısı olmayan siyasetçi, siyaset hurdalığında işe yarar parça aramakla meşguldür. Hurdalıkta bulunan parçalar ise ancak rektifiyede işe yarar ki, o da tamirciden çıkmaz.

Siyaset tamir edilen bir sistem değil, ihya edilen bir sistemdir. Milli irade bu sistemin takipçisi, uygulayıcısı ve koruyucusudur, ona göre sistemin başına kim geçecekse onu özgür iradesiyle seçer ve vazife verir.

Muhalefetin önündeymiş gibi duran ve ortakları tarafından başına çorap örülen partinin siyaset ve halk anlayışında perçinledikleri bir inançları vardır.

“Halk kendisini temsil edemez”.

Bu inançlarından hiç vazgeçmiş değillerdir. Halk bu zihniyet için sadece devlete hizmet eden varlıklardan ibarettir.

Örneklendirelim: İnönü döneminde başvekillik yapan Refik Saydam, CHP zihniyetini tarif ederken şöyle der:

“CHP bir parti organizasyonu değildir; bir devlet organizasyonudur. Hatta tam otoriteli bir devlet”.

Görüldüğü gibi millet yoktur bu organizasyonun temelinde.

CHP’nin içine düştüğü durum gerçekten çok vahim! Birbirleriyle asla uyumlu olmayan partilerle iş birliği etmesi ve hatta kendi oyları ile onları parlamentoya sokması, ne hale geldiklerini beyan etmektedir.

CHP’nin halka ve milli iradeye yukarıdan bakarak; “Ben yaparım olur” vesayetçi geçmişleri, kuruluşlarının temel ilkelerindendir. Bu yüzden önlerini görememektedirler.

Yine bir örnek verelim:

Anayasa hukukçusu ve 1982 Anayasasını hazırlayanlardan Orhan Aldıkaçtı; Otokratik rejimin başlamasından çok partili rejimin kurulmasına kadar, hatta ilk defa serbest seçimler sonunda iktidarın devrildiği 1950’ye kadar geçen devreyi, “vesayet devresi” olarak kabul etmiş ve bu tarihler arasında CHP’nin bir “vesayet rejimi” kurduğunu belirtmiştir.

İşte bu vesayet anlayışı hâlâ sürdürdüğü için millet iradesini yok sayarak, garip ve anlaşılmaz bir biçimde siyaset kurumunu bataklığa sürüklemektedirler.

CHP zihniyetinin milli iradeyi yok saymalarına bir başka örnek daha hatırlatalım.

Malum zihniyetin halka bakış açısını göstermesi bakımından 1946 seçimlerinden sonra CHP adına hükümeti teşkil eden Başvekil Recep Peker’in sözleri canlı bir misaldir.

1946 Meclisinin ilk Başvekili, odasının penceresinden gördüğü vatandaş topluluğu için şöyle demiştir: “Bir sürü basit giyinişli ve kasketli insanlar”.

Ezcümle:

Birbirleriyle “milli iradeye” karşı öfkelerinden başka hiçbir ortak tarafları olmayan muhalefet, içine düştüğü siyasi hurdalıktan çıkacak gibi değil vesselam.

 

Yorumlar

(2)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mert kaya

19 Mayıs 2023 12:49

Guldurdun beni helal hocam..icime politika kacmadi ..hic kafami yormam.ekmek is olarak meclisi ticari kurum veya devlet dairesi olarak gorurum malum maaslar 110 bin..ama hurdalar gercekten ozellikle toplumu bolen yalan dolan iftirayla ulkeyi zora sokan sonrada ortaya cikip toplum bolundu diyen chp

Orhan İnan

19 Mayıs 2023 11:40

O kafa hiç degismedi..Eğer şu seçimler millet iradesini yansıtır şekilde yapılmasa yine dönüp halkın yüzüne bakmazlar. 28 mayısta son derslerini alacaklar ve yiyecekleri ikinci büyük darbenin etkisiyle darmadağın olacaklar, inşallah. Gelecek seçimlere kadar da iç kavgaları devam edecek. Sonra yine aynı eski kafa sabit kalmak suretiyle, halkı yönlendirebilmenin gizli hesaplarını yapmaya başlayacaklar. Onlar ıslah olmazlar. Bu sebeple haklarında duacı olmuyorum.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle