Mücavir Alanlardaki Köylerde Tarım Hayvancılık -2-
Dünkü yazıyla yetinmek mümkün olmadı. Çünkü bu mesele çok mühim! Yazıp geçmek, vazifemi yerine getirmiş olmam rahatlığını vermedi.
Mücavir alanlar içerisine giren köylerimizdeki aile işletmeleri, çekirdek aileler, maalesef doymak bilmeyen ve köylünün boğazını sıkarak ürün alan toptancı yamaklarının yüzünden de zor durumdalar. Gerçi diğer köylerimiz de öyle ya.
Yerli ve milli kalabilmemiz için “milli tarım” politikamızı, her karış toprağımıza sahip çıkarak icra edebilmeliyiz.
Köylünün klasik yahut modern tarım aletleriyle ürettiği ürünler, en az altı elden geçerek tüketiciye ulaşmakta. Köylü bu aracılardan bıkmış vaziyette.
Mücavir alan içerisine giren köylerin “tatil beldeleri” değil, “tarım ve hayvancılık yapılan köyler” durumuna gelmesi şart.
Devletimiz var olsun-sağ olsun, tarımı destekleme konusunda çok cömert ama bu cömertliğin takip edilmesi, hepsinden daha büyük bir yiğitlik olacaktır. Bu kadar diyelim.
Köylerimizdeki “ortaklı aile işletmeleri” çoğaltılarak yaptıkları işler takip edilmekle birlikte mafya tüccarlardan kurtarılıp, üreticiden tüketiciye ürünler intikal ettirilebilmelidir.
•
Masa başlarında tarım ve hayvancılık geliştirilmez. Masa başlarında oturanların sahaya inmeleri gerekir. Bunları söylerken yapılmıyor demiyoruz ama daha çok yapılmalı.
Yedi bölgenin yedisinde de köylere yetecek kadar ülkemizde ziraat okumuşlarımız vardır. Bunların içerisinde köylerde vazife yapacak, şehirle köy arasında iletişim köprüsü olabilecek pek çok vatanseverimiz bulunacaktır.
Mücavir alanlarda yahut diğer köylerimizde yaşlı nüfus hızla artmaktadır. Genç nüfus kahvehanelerde oturma pahasına şehirlere akın etmekte ve güzelim araziler, anız haline gelmeye devam etmektedir.
Araziye çıkanlar bunları çok rahat görebilir. Sahada olmadan ne tarımımız ne hayvancılığımız istediğimiz noktaya gelmez.
Köylümüz yanında veterinerini, ziraat mühendisini gördükçe gücüne güç katacak ve çalışacaktır. Tarlayı bilmeden, ağıla girmeden, internetten iş tarif etmekle ne tarla ürün verir ne de hayvanlar süt.
•
Bir tarım seferberliği başlatmalıyız. Bu işi de TİGEM (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü) yapabilir. Sayın Mehdi Eker Tarım Bakanı iken birkaç kez TİGEM’i görmüştüm.
TİGEM, tarım ve hayvancılıkta geleneksel tarımla modern tarımı kaynaştırarak büyük üretimler yapmakta ve yapabilir. Arazi ve araç olarak bu kapasiteye sahiptir.
Küçük ortaklı aile çiftçilerine destek ve yardımcı olabilir. Ortak pek çok konuda üretim yapılabilir. Bu yapılmazsa mücavir alan içerisindeki köylerin problemleri gün geçtikçe artacaktır.
Birkaç yıl sonra köy pozisyonundan mahalle pozisyonuna getirilmiş köylerin uzaktan idare edilemeyeceğini pahalı bir bedelle öğrenebiliriz.
•
Ezcümle:
Meseleye köylünün dizinin dibinden bakarak yazıyorum. İlgili yasanın üzerinde tekrar çalışılarak köylerimize tüzel kişilikleri yeniden verilebilir.
Bütün ülkemizde tarım arazilerinin korunması, meraların korunması ve hatta her ikisinin de çoğaltılması, milli tarım için olmazsa olmazımızdır. Vesselam.







