MSP-CHP Koalisyonuna Dair
“Oğlum, bu fırka (CHP) inkâr üzerine inşa edilmiştir. Bu teşekkül kalaysız bakır bir kaba benzer, içine ne konulursa zehir olur. İçine gireni zehirler. İsterse hacı, hoca olsun”.
Ali Ulvi Kurucu Hatıralar 1.
Önce Ali Ulvi Kurucu hocamızın ruhu şerifine bir Fatiha isteyelim. Sonra onun “Hatıralar” kitabının dördüncüsünden başlığa dair vakıayı nakledeyim.
Ali Ulvi Kurucu hocamız Konyalıdır ve dünya Müslümanlarının tanıdığı, sevdiği, güvendiği bir âlimdir.
Amentüsü sağlam her Konyalı bilir ki, Ali Ulvi Kurucu hocamız sülale boyu CHP zulmünü yaşamış bir ailedir.
Merhum hocamız, Medine’de bulunduğu sırada Korkut Özal, MSP-CHP koalisyonuna dair sohbet ederler. O konuşmadan özet paylaşalım:
•
“Selamet Partisinin CHP ile koalisyon yaptığı ve koalisyonun çözüldüğü günlerde Korkut Özal Bey hacca gelmişti.
O yıllarda Necmeddin Erbakan, fakirhaneye misafir olurlardı. Fehmi Bey, Recai Bey bakandı. Korkut Bey’e sordum:
- “Korkut Bey ne yapıyorsunuz hükümette, devlete girdiniz, bakan oldunuz”… Gülümseyerek şu cevabı vermişti:
- Muhterem ağabeyimiz, biz duman içindeyiz; bizleri sis bürümüş, biz kendimizi göremiyoruz. Ne yaptığımızı sizler daha iyi görüyorsunuz… Ortağımız koalisyonu bozdu.
Buna rağmen hacca gelirken, onlara da Allah’a ısmarladık diyelim dedik. Gün oluyor bir işin görülmesi için alakanın devamı iyi oluyor. Görüşürken içlerinden bazıları:
- “Ne güzel çalışıp duruyorduk, kalktınız ortaklığı bozdunuz” demez mi? Buna şöyle cevap verdim:
- Yahu Anadolu’da bir tabir var. Güzel bir sözdür: “Kork Allah’tan korkmayandan” derler.
- Yahu biz Allah’tan korkmaz mıyız? Bu nasıl söz böyle dediler. Dedim ki:
- Biz sizinle koalisyon yapmakla yara aldık. Millet bize gücendi… Bütün bunlara rağmen, biz sizinle ortak olduk…
“Ey Halk partililer, biz sizinle ortak olurken, şerrinize mani olmak için ortak olduk. Yoksa memleketi yalnız başına size bıraksak, memleketi nadas edilmiş tarla yaparsınız… Belki biraz tahribatınızı önleriz diye sizinle ortak olduk”.
•
Merhum Korkut Özal, CHP’lileri anlatmaya devam ediyor. CHP’lilerle ortak olunca şunu anladım diyor:
“- Bugüne kadar, bu garip memleketimizde, vatanımızda, Anadolu çocuğuna, ancak bir manav gözüyle bakılmış. Anadolu çocuğu ne yapar? Manavdır, şofördür, tamircidir, bakkaldır, çiftçidir…
Ben bir Anadolu çocuğu olarak üniversitede öğretim üyesi oldum, umum müdür oldum. Bakan olmamış idim. Tabi bakanların emrinde çalıştım. Onların bakanlığa mahsus, kendilerine mahsus bir üstün tarafları, bilgileri, tecrübeleri var sanırdım. O gözle bakardım… Ama bakan olup da içlerine girince, bakan dediğimiz o adamların içinde, ne silik, ne şahsiyetsiz, ne bilgisiz insanlar varmış, neler varmış görüp anlamış oldum.
Bu tecrübe bana, bin kitap okumaktan, bin konferans dinlemekten daha tesirli, daha öğretici oldu”.







