--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Mitolojik Kurtarıcı Mehdi -2-

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Dünkü yazıyı okuyamayanlar için kısa bir açıklama yapalım.

Dün İşaret Yayınları’ndan çıkan ve Mehmet Ali Durmuş’un kaleme aldığı, “Mitolojik Kurtarıcı Mehdi” kitabını tanıtmıştık ama mevzu yarım kalmıştı.

Yakın geçmişe baktığımızda dünya milletleri içerisinde en mazlum halkların Müslümanlar ve şehirleri olduğu ortadadır.

Suriye elden çıktı, Bağdat bitti, Yemen perişan, Afganistan diplerde, Pakistan, Bangladeş, Hindistan ve Afrika’nın neredeyse tamamı, ABD, İngiliz, Fransız, Rus ve İsrail başta olmak üzere değişik güçlerin sömürgeleri altında inim inim inlemektedir.

İslam âleminin dik duran ve İslam’a bayraktarlık eden tek ülkesiyse Türkiye’dir, onu da PKK, DEAŞ ve FETÖ terör örgütleriyle halletmek istediler ama şükürler olsun, yine İslam dünyasının en güçlü halkı olarak ittifaklı Haçlı intikamı püskürtüldü.

Dünya Deccal’dan geçilmiyor ama Mehdi’den haber yok. Dubai’deki Müslümanlar da namaz kılıyor, Halep’tekiler de.

İslam dünyasındaki daha nice dengesizliklere Kur’an ve Peygamberimizin buyruklarından bakması gerekenler, yan gelmiş Mehdi bekliyorlar. Yazık ki hem ne yazık.

¥

Kitaptan bazı alıntılarla devam edelim.

“Mehdi’nin zuhuru veya İsa’nın nuzûlü haberleri, Hz. Peygamber (s.a.v.)’e ait olamaz. Çünkü O’nun -bilhassa itikadda- bilgisinin yegâne kaynağı olan Kur’an böyle bir haber vermemektedir”.

Toplumlar ister mü’min, ister kâfir olsunlar, -sünnetullah gereği- istedikleri neticeleri ancak irade ve eylemlerinin sonucu olarak elde edebilirler.

Bu yasaya son nebi Muhammed (s.a.v.)’in ümmeti de dâhildir. Muhammed (s.a.v.) bu konuda ümmetine en güzel örnekliği bırakmıştır.

Hiçbir toplum mucizevi şekilde ıslah olmamıştır”. İşte bu hakikat bile yeterlidir.

Mehdi’nin gelmesiyle kurtuluşa ereceğine inananlar, acaba diğer ümmetlere göre hangi üstünlüklerinden dolayı mucizevi bir kurtuluş beklerler.

İslam’ı nefsimize uydurup; “haramsız lokmamız, yalansız işimiz” yokken her türden günaha yol veren hangi halimizden dolayı “seçilmiş, seçkin ve kurtuluşa ereceğiz?

¥

Bu konuda kitapta şöyle diyor:

“Sünnetullahın gereğini yapmayan İslam ümmeti, önce bir “Mehdi-Kurtarıcı” icat etmiş, sonra da kendini bu hayali kurtarıcıya havale ederek en büyük zillete düşmüştür.

Şu halde, kendi icat ettiğimiz bu batıl kavramı zihnimizden kovmalı, oraya sünnetullahı yerleştirmeliyiz.

Kur’an-ı ve Peygamber (s.a.v.)’i “Mehdi” gibi hurafelerden tenzih etmek her mümin için bir vecibedir.

Kur’an-ı Kerim’in ve Peygamber (s.a.v)’in buyrukları önümüzde dururken, saçma bir kurtarıcı beklemek, bu beklentinin sahiplerini gülünç duruma düşürmektedir.

Burada son söz olarak açık ve net bir biçimde söylemek gerekirse, Mehdi hadisleri uydurmadır ve hiçbir surette itikada delil teşkil edemezler.

Mehdi hadislerini Kur’an ile test ettiğimizde ise hiçbir şekilde ele alınır tarafları bulunmamaktadır”.

¥

Evet, sözü Mehmet Akif’le bitirelim. “Ekilmeden biçilen tarla nerede var? Göster!.”

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle