--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Mitolojik Kurtarıcı Mehdi

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Bu haftaki kitabımız İşaret Yayınları’ndan. “Mitolojik Kurtarıcı Mehdi” isimli eserin yazarı Mehmet Ali Durmuş.

Kitap hakkında bilgiye geçmeden önce birkaç söz edelim.

Dini-milli hususlarla tanışmaya, kaynaşmaya ve Mehdi meselesini duymaya başladığımdan bu yana, Mehdi hadisesi hiç içime sinmemiş ve bir türlü kabullenememişimdir.

Çocuk yaşımda dini ve milli değerlerimizi rahmetli dedemden dinlerdim ama Mehdi diye bir kurtarıcıyı hiç duymazdım.

Dedemin söylediğine göre bir Müslüman için Kur’an ve Sünnet kâfiydi.

“Kur’an ve Sünnet dışında bir arayışa girenler, İslam’ı hurafe dini haline getirmek isteyenler” derdi.

Bu sebeple Mehdi hadisesi bana hep bir kandırmaca ve aldatmaca gibi gelmiştir ve halen de öyledir.

Bir de şimdiye kadar “Mehdi” diye lanse edilen şahısların, cılk yumurta gibi oluşları, zaten bu tezi çürütmeye yetmektedir.

Ha bir de Mehdi bekleyenlerin ve inananların durumu çok garip gelmiştir. Yine küçük yaşımdan beri Mehdi bekleyenlerin haline bakardım.

Şöyle içlerinde hiç güçlü, kuvvetli, yerini, yurdunu, sözünü bilen, daha doğrusu “amentüsü sağlam” kimselerden asla Mehdi beklentisi duymazdım.

Nerede gariban, dinden bihaber, çaresiz, kendisiyle kavgalı, aile ve iş düzeni tutturamamış, çenesi çok, ameli yok, toplum içerisinde pek hak ve haysiyeti olmayan kimseler varsa genelde Mehdi’yi onlar beklemektedir.

Neyse kitaba geçelim. “Mitolojik Kurtarıcı Mehdi”nin yazarı Mehmet Ali Durmuş, ezbere yahut duyumlara dayanarak bir şey yazmamış.

Mehdilik hakkında ne kadar kaynak varsa, hepsini Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniye çerçevesinde ele almış ve ortaya muhteşem bir eser çıkarmış.

Eser; amentüsü sağlam her müminin doğru istikamette olduğunu, amentüsünü dünyevi ve nefsi arzularına teslim ederek, kurtuluşu Kur’an ve Sünnet dışında başka yer ve kişilerden arayanları da yine ayetlerle ve hadislerle uyarmış.

•..

Kitaptan:

 “Kur’an ve -onun Rasulullah (s.a.v.)’ın hayatına aktarımı demek olan- sünnet bize, gecesi de gündüzü gibi aydınlık bir din emanet etmiştir.

Bu dine sımsıkı sarıldığımız müddetçe dalalete düşmemiz söz konusu değildir. Bugünkü bütün herc ü mercimiz; Kur’an ve sünnetten kopmamız sebebiyledir.

Koptuk, ıssız vadilerde şaşkın şaşkın dolaşmaya maruz kaldık. Mehdi tasavvuru, bu şaşkınlığımızın, dalaletimizin açık bir kanıtıdır.

Neden Kur’an değil de Mehdi? Neden sünnet değil de Mehdi?

Acaba biz Kur’an’da, sünnette, İslam’da bir eksiklik bulduk da bunu, Mehdi gibi algılarla mı gidermeye çalışıyoruz?

Bir de dalaletimizi, Allah’ın Rasulü Muhammed’e (s.a.v.) söylettirmemiz yok mu? Bunun hiç affedilir yanı yoktur. Hiç değilse bundan hayâ etmeliydik.

Mesele uzun, yarına da devam etmeli. Kitap hakkında bilgi için İşaret Yayınları
0212- 519 17 28

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle