--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Milli Varlıklarımız ve Milli Saraylar

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
3

Tarihin bütün hareketleriyle meydana gelmiş bulunan dini-milli varlıklarımızı çepeçevre saran kültürümüz, bizim gerçek ruhumuzdur.

Bu medeniyetin ve kültürün muhafazası ve görünür hale gelmesi, Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığı bünyesinde bulunan; saraylar, kasırlar, köşkler ve en son yaptığı İslam Medeniyetleri Müzesiyle, dünümüzle bugünü harmanlayarak tarihimize-medeniyetimize yeni bir güç kazandırmıştır.

İslam Medeniyetleri Müzesini (dünkü ziyaretçi sayısı itibariyle) hizmete girdiği 8 Nisan 2022 tarihinden bugüne, 150 bin insanımız görmüş.

Milli Saraylar, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın tensipleriyle Cumhurbaşkanlığına geçtikten sonra kültür ve tarihimizin neşvünema bulmasında büyük hizmetler ifa etmektedir.

Dr. Yasin Yıldız Başkanlığında yürütülen çalışmalar neticesinde, Topkapı Sarayı depolarında bekleyen tarihe şahitlik etmiş bugün de şahitliğini sürdürecek binlerce eser, gün yüzüne çıkarılmaya devam etmektedir.

Ayrıca yine Topkapı Sarayı sınırları içerisinde senelerce atıl durumda bekleyen çeşitli binalar, depolar, bahçeler, ziyaretçilerle buluşmak üzere gün saymaktadır.

Dünyada tarihini-kültürünü ihmal eden milletlerin halini görüp durmaktayız.

Sömürgeye davetiye çıkarmış nice toplumlar; halen dillerini, kültürlerini ve tarihlerini kendilerinden değil, sömürüldükleri ülkelerden öğrenmektedirler.

Yakın tarih itibariyle Birinci Dünya Savaşı’ndan bugüne, ülkemiz için de aynı senaryolar içeriden ve dışarıdan ittifaklarla sahnelenmek istenmiş ve yine istenmektedir.

Şükür ki devletimize- milletimize-medeniyetimize-inancımıza sahip çıkan amentüsü sağlam bir millet ve lidere sahibiz de bu musibetlerle mücadele edebilmekteyiz.

Milli kültürümüzün ihyası ancak tarihe sahip çıkarak sağlanabilir. Aklıma gelmişken, milli kültür tapularımıza, sömürgenlerin isteğine uyularak neler yapıldığını unutmamak adına nice ihanetlerden birini nakledelim. 

Çok değil, bundan 73 yıl önce, 1949 yılında Dolmabahçe Sarayının yanındaki Dolmabahçe Camii, Denizcilik Müzesi haline getirilmiştir.

Peki, bugün ne oldu? Büyük Çamlıca Camii’nin külliyesi dâhilinde, 10 bin metrekarelik alanda, İslam Medeniyetleri Müzesi açıldı. İşte iki zihniyet arasındaki fark!

Devlete ve millete böyle sahip çıkılır. Devletin ve milletin iki bin yıllık tarihi ve inancı yok edilerek değil, ihya edilerek sahip çıkılır.

Tarihimiz, bugüne intikal edebilen varlığıyla; milletimizin vatanına, bayrağına, devletine, dinine bağlılığını sağlamış, çimento vazifesi görmüş ve görmektedir.

Milli Saraylar İdaresi bu anlamda, medeniyet tarihimizin yeniden yazılması için uzun geçmişi itibariyle 14 asırlık, yakın tarihi itibariyle 2000 bin yıllık bir geçmişi hatırlatmaktadır.

Yeri gelmişken bir hususun da altını çizmek gerekir.

Milli Saraylar, çok kapsamlı restorasyonlar başta olmak üzere giderlerini kendi gelirleriyle karşılaması bakımından da büyük bir başarıya imza atmaktadır.

Ezcümle:

Tarihimizin ve kültürümüzün bütünü olan medeniyetimizin muhafazası ve ihyası, sonsuzluğa doğru yol almak demektir.

Dini-milli muhtevalı iki bin yıllık medeniyetimizi yaşattıkça, devlet ve millet olarak, istiklal ve istikbalimiz de yaşayacaktır. Vesselam. 

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mahmut kutlu

28 Aralık 2022 09:39

İblis nasıl ki yanlışından vazgeçmedi ebulehep nasıl ki yanlışından vazgeçmedi Yasin yıldız Hüseyin yazıcı Adnan Kayhan öyle yanlışından vazgeçmedi... Allah benim rizkima kefil sıkıntı yok...ama Allah'ın gönderdiği kulada yanlış yapmayın size yazıktır

Mahmut kutlu

21 Aralık 2022 20:43

İslam medeniyeti müzesi açıyorlar ama İslam'ın sahibi kainatın sahibi Allah'ın gönderdiği yardıma muhtaç olan Mahmut kutlu yardımcı olunmadı annem babam yatalak dedim

Mahmut kutlu

29 Kasım 2022 07:35

Ehveli kul hakkı yemekte islam adın demekte hergun zulüm ile abat iken cenneti istemeye haya gerek.. rızkına sebep olanlar ölümde hak helal değil ölmeyesin iki cihanda cenneti görmiyesin hakta helallik almadıkça...

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle