--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Millet olarak istiklal destanı yazıldı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Mehmet Akif Ersoy’dan:

“O şiir bir daha yazılmaz.. Onu kimse yazamaz.. Onu ben de yazamam.. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur..

Allah bir daha bu millete bir İstiklâl Marşı yazdırmasın!..

¥

Rabbim bir İstiklal Marşı daha yazılmasını elbet nasip etmesin. Lakin İstiklal Savaşı’ndan 95 yıl sonra bir istiklal destanı yazılmıştır.

Doksan beş yıl önceki düşmanlar belliydi fakat bu seferkiler içimizde yetişti, ekmeğimizi yedi, devletin ve milletin bütün imkânlarından, hem de her vatandaşımızdan kat be kat fazlasıyla istifade eden paralel hain çetesi oldu.

Hemen her dünya memleketinin bir istiklal mücadelesi vardır. Bizim istiklal mücadelemiz ise Osmanlı Devleti’nin durdurulmasıyla başlamış, 15 Temmuz 2016 tarihine kadar çeşitli aralıklarla sürmüştür.

Yalnız bu sefer ki, Haçlılardan değil, Hilal’in altında yetiştirilmiş canilerden geldi. Ne, yedi yüzyıl ayakta kalan Osmanlı Devleti, ne de 93 yıldır Türkiye Cumhuriyeti, bütün bir aklıselim sahibi dünya insanlarının aklını zorlayan böyle bir kalkışmaya şahit olmadı.

¥

Bütün bir millet olarak yazdığımız bu İstiklal Destanı, “15 Temmuz 2016 Vatan ve Din Bayramı” olarak millet devlet eliyle kutlanmalı ve tarihimizin en başına yazılmalıdır.

Çanakkale Savaşı ve İstiklal Savaşı’ndan da öne çekilmelidir. Çünkü her iki savaşta düşman belliydi ve kimin kime karşı mücadele ettiği ortadaydı.

Biz millet olarak hakikaten de “Kelime-i Şehadet” toplumuymuşuz. Meğer bağımsız ve bağlantısız “Allah” diyen herkes bir “Kelime-i Şehadet” neferiymiş.

Sokaklardan, TBMM’ye, Kışlalara, Emniyet teşkilatına, devletin tüm birimlerine ve sivil toplum kuruluşlarına kadar topyekûn bir vatan sahiplenmesi yaşadık.

Cumhurbaşkanı, hükümet ve TBMM’de hemen sergilenen birlik ve beraberlik hareketi milletimize büyük bir nefes aldırdı ve vatan sahiplenmesinin şahlanışını gördük.

¥

Yerkürede bizim toplumumuz kadar vatanına ve dinine bağlı bir millet bulmak zordur. Bu özellik, temiz fıtratını ihanete kurban etmemiş her insanımızda mevcuttur.

İhanetçilerin ise dünya üzerinde gidecekleri ve yaşayacakları yerleri olabilir, nitekim yaşamaktadırlar da ama millet olarak bizim gidecek başka yerimiz yoktur.

Bugüne kadar vatan ve millet üzerine tezgâhlanan her oyun, bu inançla akamete uğramıştır.

Bir örneğinin daha yaşanmayacağına inanmak istediğimiz böylesine lanetli bir darbe kalkışmasının karşısında durmak, millet devlet bütünlüğünün vazgeçilmez olmasıdır.

Cumhurbaşkanımızla, TBMM Başkanımızla, hükümetimizle, muhalefet partilerimizle, milletvekillerimizle, hiçbir siyasi ve fikri ayrılığa düşmeden meydanlara çıkan her ferdimizle, emniyet teşkilatında canını ortaya koyan her rütbeden polisimizle, kışlalardaki her rütbeden Mehmetçiklerimiz ve medyanın büyük ekseriyetiyle, millet olarak bir “İstiklal Destanı” yazılmıştır. 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle