--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Meydanların dili ve kareler

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Meydanları dolduran Anadolu ruhunun; “emeli de ameli de niyeti de düşüncesi de gece gündüz tuttuğu nöbeti de”, İstiklal Marşı’nın bütünündeki şu dörtlükte ifadesini bulmaktadır.

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen
şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Cumhurbaşkanı başta olmak üzere meydanların bu dilinin bozulmaması, bu niyetin dumura uğramaması, birlik ve beraberliğin devamı adına son derece önemlidir.

Bizim milletimizin genetik yapısında, “güven” unsuru vazgeçilmezdir.

Günlerdir her yaştan, her kesimden, her seviyeden insanımızın meydanları doldurmaktaki ana gayesi, devlete ve devleti idare edenlere olan güvenleridir.

Bu güvenin sarsılmamasına en çok hükümetin dikkat etmesi gerekir. Siyasiler ve bürokratlar, ip üstünde yürüdüklerini bilmek zorundalar.

Bu sebeple; belki şimdi kılı kırk yararak iş yapmaları beklenemez ama yine de her an tökezleyeceklerini bilerek uyanık olmak mecburiyetindeler.

Meydanlardaki destekler, aynı zamanda bu ikazları yapmaktadır.

Topraklarımız vatan edilişinden bu yana, yani bin yıldır; devlete ve millete karşı Cehennemi bir güç olan, “kibirli hiçbir kimseye ve kesime” geçit vermemiştir.

“Bize kimsenin gücü yetmez, bize bir şey olmaz, biz olmadan asla” diyen FETÖ’nün sonunu gördük.

Meydanlardaki milletimizin asil duruşu, işte bu kibirlilere verilen cevaptır.

Kısıklı Meydanı’ndaki nöbetimde mümkün mertebe köşe bucak gezerek, tanıdıklarla selamlaşırım, tanımadıklarımla tanışır ve gözlem yaparım.

Dün gece meydana inenlerden ilk defa tepkiler aldım.

Tabii şimdiye kadar coşkularla karşılaşıp da birden şikâyet alınca insan şaşırıyor. Tepkinin sebebini öğrenince ben de şaşırdım.

TRT’nin ana haberine E.Ç. adlı şahıs getirilmiş, bu şahsın eşi G.E. vatana ihanet eden ve yurtdışına kaçan ve oradan darbeye destek veren Can Dündar adlı kişiye selam göndermiş, Cumhurbaşkanını ve milleti karşısına almış, “biz bunun için mi meydanlardayız” dediler.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un “elbet bir bildiği vardır” demeyelim.

Çünkü memleketi harp meydanına; Allah yerine kula inanan ve abilerinin; “hep bir bildiği olacağına iman edenler” getirdi. Geçelim.

Kısıklı’dan kareler.

Meydana gittiğim her gecem duygusal anlarla geçti. Sokağa çıkamayacak yaşta insanlardaki vatan heyecanını gördükçe kendimden utandım.

Dün oldukça genç bir anne, binlerce ayağın geçtiği bir ağaç dibine oturmuş, dizlerine de altı aylık yavrusunu almış, sallayarak uyutuyordu ve saat gecenin 01’iydi.

Bu anneyi altı aylık bebeğiyle evinden buraya imandan başka hangi güç getirebilirdi?

Yine genç bir babanın 7 yaşındaki kızını koynuna alarak bir ağacın dibinde uyutmaya çalışması hangi gücün tesiridir?

Daha o kadar çok fedakâr insan manzaraları var ki, yazmaya utanıyorum.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle