--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Merhamet ve şiddet arasında

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Şiddet şebekeleri, merhamet toplumlarının üzerinden silahlı veya silahsız olarak ellerini, dillerini ve kirli kazançla yönettikleri basılı ve görüntülü medyalarını çekmezler.

Silahla güç yetiremedikleri toplumları; “ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal ve tarihleri” üzerinden sömürür ve yıkmaya çalışırlar.

İslam dünyası, özellikle de Afrika ülkeleri ile Afrika dışındaki Müslüman topluluklar, “silahlı-silahsız terörün” her halini yaşamaktadırlar.

İslâm âleminin içerisinde ise şu an güçlü devlet Türkiye’dir. Özellikle son on beş yılda, “millet-devlet kaynaşması” sonucu, yüzyıllık bir boşluğu kapatarak bu güce ulaşan Türkiye, “silahlı- silahsız şiddet örgütlerinin” hedefi haline gelmiştir.

¥

Ülkemiz üzerine oynanan ve oynanmak istenen senaryolara bakıldığında, baş aktörlerle yardımcı oyuncuların hep aynı odaklardan beslendiği ve arkalarında aynı çevrelerin olduğu görülmektedir.

Hal böyle olunca, terör destekçileri tarafından Türkiye’nin en büyük suçu, “merhamet toplumu” olmasıdır.

Özlenen “millet-devlet kaynaşmamızın” gereği, dünyanın neresinde bir mazlum varsa tabiidir ki, Türkiye’nin merhamet eli o insanların üzerindedir.

Merhamet düşmanlarının, “siyasal-sosyal ve dini kamuflajlı” afetlerle sömürerek, kendilerine geçim kaynağı yaptıkları ülkelere Türkiye sahip çıkmaktadır.

AFAD, Kızılay, TİKA, Deniz Feneri gibi devletimizin uluslararası arenada yüzünü ak eden çeşitli “hamiyetli” kuruluşların, bu ülkelerdeki insani yardım faaliyetleri, merhamet yoksulu kesimleri çileden çıkarmaktadır.

Elbet iyilerin ve iyiliklerin olduğu yerde kötüler ve kötülükler olacaktır. Temizliğin düşmanı nasıl kirlilikse, temiz fıtratların düşmanı da kirlenmiş veya kirletilmiş fıtratlardır.

Hak ve Batıl mücadelesinin icabı “amentü sahiplerine” düşen vazife, kötülüklerle ve kötülerle mücadele etmektir.

Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızdan, yurdumuzun en ücra köşesindeki “sessiz ama ehli iman” insanlarımıza kadar herkes bu hakikatin farkındadır. Geçelim.

¥

Önceki gün, “bizim de bir kaşık tuzumuz olsun” diye Deniz Feneri’nin genel merkezini ziyaret edip, arkadaşlarla sohbet ettik.

Biliyorsunuz Deniz Feneri, yukarıda sözünü etmeye çalıştığım şiddet ittifakçılarının ihanetlerinden, “merhametli milletimizin” sayesinde kurtuldu ve “yüzyılın iyilik hareketini” her sene güçlendirerek devam ettirmektedir.

Bu Ramazan da yine hayırseverlerin yardımlarıyla 30 ülkede iftarlar verilmiş, gıda kolilerinin yanı sıra giyecekler dağıtmış, Filistin başta olmak üzere insani yardıma muhtaç ülkelerin üzerinden yardımlarını hiç çekmemişler.

Bugün AFAD tarafından Filistin’e gidecek olan gıda yardımına büyük destek sağlanmış ve ilk yardım TIR’ları, Mersin limanından gemiye yüklenmiş. Geçelim.

¥

Bu arada İsrail ile ilgili yapılan anlaşma, özellikle aklıselim sahibi insanlarımız ve Filistin tarafınca memnuniyetle karşılanırken, hoşnut olmayanlar da varmış.

Hoşnut olanlar çoğunlukta olduğuna göre demek ki azınlıkta kalanların art niyetli başka düşünceleri var demektir.

Çoğunluğun “ak” dediğine “kara” diyenler varsa, “ak” diyenlerden olmalı. Niyetim, iyilerle bir olup, dermanımızca destek vererek, merhamet toplumunun bir üyesi olmaktır. 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle