Mehmet Akif’in Mayaladığı Anadolu ve Şehitlerimiz
“Şehamet dini, gayret dini ancak Müslümanlıktır
Hakiki Müslümanlık en büyük bir kahramanlıktır”. Mehmet Akif.
Şehitler vatanı ve yurdu Anadolu’nun bağrına yine şehitlerin haberleri düştü. Vatanımız-bayrağımız-dinimiz için şehit olmayı göze alan evlatların anaları-babaları-bacıları-kardeşleri-eşleri- akrabaları ile mayaları Müslümanlıkla yoğrulmuş haysiyet ve şeref sahibi diğer insanlarımızın yüreği dağlandı.
Anadolu’da hangi Müslüman evin kapısını çalsanız, size ailesinden bir veya birkaç şehidin ismini onurla verecektir.
Ülkemizin her bir metrekaresi, şehitler kapısı-şehitler evi-şehitler diyarıdır. Şehit mezarı olmayan köyümüz nadirdir.
Bu hakikatin anlaşılamaması veya yok sayılması, acıların ve ihanetlerin en büyüğüdür. 12 kahramanımız daha nice kahramanlarımız gibi 85 milyon adına şehit oldu.
Şehitlerimiz haberi tam da Mehmet Akif’in Anadolu’yu mayaladığı hayatının, yazılarının, vaazlarının ve şiirlerinin konuşulduğu bir zamanda geldi.
•
Burdur Mehmet Akif Üniversitesi, Mehmet Akif Ersoy Uygulama Ve Araştırma Merkezinin ev sahipliğinde; Türkiye Yazarlar Birliği, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Eğitim Bir Sen-Memur Sen ve Mehmet Akif İnan Vakfının imecesiyle gerçekleşen programda bu toprakların İstiklali ve bekası ele alınırken duyuldu.
Milli Mücadelenin sessiz kahramanı ve önderi olan Mehmet Akif’in Anadolu halkı üzerinde büyük tesiri vardır ve İstiklal Mücadelesi böyle kazanılmıştır.
M. Ertuğrul Düzdağ’ın ifadesiyle; bir İslam büyüğü olarak halk tarafından çok iyi tanınan ve sevilen şairin Ankara’ya giderek “Kuvâ-yı Milliye”ye katılmış olması, bütün millet üzerinde çok müsbet bir tesir uyandırmıştır.
O, sessiz, mütevazı, hiç kimsenin başına kakmadan, övünmeden, makam ve maaş beklemeden ve insanların kendisinden beklemediği bir sırada, her şeyini tehlikeye atarak yaptığı büyük fedakârlık ve kahramanlıkta bulunmuştur.
•
Tekrara düşmek istemem ama Cuma günkü yazımızda; “Osmanlı’nın sonundan Cumhuriyetin kuruluşuna dek bugünleri hakiki manada idrake edebilmek için Mehmet Akif’i tüm yönleriyle tanımak gerekir” demiştim.
Burdur’daki iki günlük bilgi şöleninde Mehmet Akif her yönüyle onlarca akademisyen, yazar ve fikir adamı tarafından anlatıldı.
Hayretle ve iştiyakla söylemek isterim ki, programa katılan konuşmacıların da sıkça dile getirdiği gibi öğrencilerin programa katılımları beklenilen ilginin üstündeydi.
Demek ki, memlekette iyi şeyler oluyor diye umutların yükselmesi boşuna değilmiş. Burdur’un yaptığı böylesi programları keşke diğer üniversiteler de yapabilseler.
Anadolu irfanında; “Batının çarkına tükürmek” diye bir tabir vardır. Eğitim, idare, ekonomi ve hukuk sistemimizde, Batının hastalıklı insan ve Müslüman düşmanlığından kurtulmadıkça ve kendi değer yargılarımıza dönmedikçe, kendi adımıza alacağımız hiçbir mesafe yoktur.
•
Ezcümle:
Akif başta olmak üzere, Anadolu’yu Dini İslam ile yoğuran önderlerimizi bütün eğitim kurumlarıyla birlikte medya ve bağlı iletişim araçları vasıtasıyla, birebir konferanslar, paneller ve açık oturumlarla gündemde tutmadıkça, bizi bize anlatmamız imkânsızdır vesselam.







