Mahalle
Mahalle ismi, şimdi artık adreslerde kullanılır oldu maalesef. Oysa mahalle, aile ve hayat anlayışımıza uygun olarak, “insan ve medeniyet merkezli” kodlarımızın mihenk noktalarından birisiydi.
Mahalle kültürümüz; plazalar, siteler ve çok katlı apartmanlarda aile üyelerinin bile birbirlerine yabancılaştırarak bencilleştirilmiş bir hayata kurban edildi.
Bu hafta tanıtacağımız kitap; mahalle medeniyetimizi, bilimsel ve akademik olarak ele alan bir eser.
Tuti Kitaptan çıkan kitabın üst başlığı; “Mahalle”, alt başlığı ise “Yeni Bir Paradigma Mümkün mü” ismini taşıyor. Yazarı Marmara Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. İmre Özbek Eren.
Bizim kadim kültürümüz ve geleneğimizde, yakın tarihe kadar mahalle aslında aynı zamanda evimiz kadar da önemliydi. Mahallelere evlerimiz gibi sahip çıkılırdı.
Yaş itibariyle 50’nin üzerinde olan insanlarımız; “Bizim mahalle, bizim mahalleden” sahiplenmesini bilir ve yaşamışlardır.
İşten veya okuldan mahalleye gelindiğinde önce “güven” duygusu insanı sarar ve artık sanki evinizdeymişsiniz gibi farklı bir atmosferle hanenize varırdınız. Şimdi ise… Geçelim.
Bu hususta söylenecek çok şey var elbet. “O günleri nasıl kaybettik” diye dert yanmak hoş değil ama acı olan, mahalle kültürüyle birlikte insani değerlerimizden uzaklaştık.
Daha ben merkezli bir hayatı daha ben merkezli bir konfora teslim ederek, yalnızlığa koşar adımlarla gittiğimizi hâlâ fark edemiyoruz.
•
İmre Özbek Eren, “Mahalle” ismini verdiği kitabında meseleyi anlatmak için iğneyle oya işler gibi ince ince ele alarak kaybolan değerleri bir nevi belgelemiş ve şöyle diyor:
“Bütün kadim kültürlerin ve şehir hikâyelerinin bir yerlerinde saklıdır komşuluk… Belki insanın kendi iç dünyasının bir adım ötesinde olduğu için, belki ‘ev’inden sonraki ilk sosyal bağı olduğu’ için…”
Evet, insanı imar eden atasözlerimizin en kıymetlilerinden birisi “komşu komşunun külüne muhtaçtır” tembihidir.
Komşuyu komşuya adeta halatla bağlarcasına; “Birbirinize sımsıkı sarılın, gün gelir komşunun külüne muhtaç olabilirsiniz” denilmektedir.
Kitap, ulusal literatüre yapılmak istenen katkı bağlamında, derli toplu biçimde mahalle olgusuna bir bakış sağlayabilmek ve böylece yeni araştırmalara kaynak oluşturacak referanslar sunmakta ve eser üç bölümden oluşmakta.
Birinci bölümde; dünyada mahalle ve komşuluğun ne anlama geldiği araştırılmış.
İkinci bölümde; Türkiye özelinde bir değerlendirme yapılmış. Bu bağlamda önemli olan, soyutlanan mahalle temsilinin izlerini görmeye çalışmak ve bir yandan da sürdürülüp sürdürülemeyeceğini tartışırken, öte yandan halen izleri olduğu varsayılan mahallenin, nasıl sürdürülebileceğine dair bir tartışmaya altlık oluşturması bakımından, bu özgü kurumu üreten arka plan okunmaya çalışılmış.
Üçüncü bölümde ise; ‘eğer’ mahalle için bir yarın söz konusu olacaksa, bunun yeni bir kuram veya paradigma bağlamında nasıl yorumlanabileceği ele alınmış.
Kitap hakkında: Tuti Kitap: 0216-359 10 20 [email protected]







