Kutlu Göç ve Konya
Konya, insani melekeleri hayra çalışan ve hayrı isteyen her yaştan insanın gözüyle gördüğü, gönlüyle doyduğu bir şehirdir.
Anadolu’nun İslam coğrafyası olmasının öncüleri bu topraklara hep göçle gelmişlerdir. Kars’tan Harakani Hz.leri, Balkanlar’dan Yesevi Hz.lerinin talebelerine kadar bütün bir Selçuklu ve Osmanlı coğrafyasının her yan ve yöresinde kutlu göçler vardır.
Bu şehirlerden birisi de Konya’dır. Ve Konya Mevlana’dan, Sadreddin Konevi’ye kadar yüzlerce ruh tabibinin mesken ve mekân edindiği bir şehirdir.
Gönül seferberliğinin hazinesi olan irşad hizmetleri yerküreye Konya’dan yayılmış ve halen de devam etmektedir.
Göç, insanın yaratılışıyla başlamış bir yolculuktur. Hz. Âdem ve Havva anamızla başlayan fiziki ve ruhi göçler aralıksız sürmektedir.
Göç, insanın kaderinin ve rızkının bir gereğidir. Kader ve rızık her insanın ikiz kardeşi gibidir. Nerede rızkınız varsa, orada kaderinizin bir parçası var demektir.
Bu sebeple ister uzun vadeli, ister kısa vadeli veya yerleşik yahut geçici ikametlerle oluşan zorunla veya isteyerek yapılan bütün göçlere bu zaviyeden bakmakta fayda vardır.
Mevlana Hz.lerinin ailesiyle kutlu göçü olmasaydı, bugün ne Konya, ne Türkiye, ne de Mevlana Hz.lerinin; “Kur’an ve Hadis merkezli mesnevisinden” etkilenen dili, dini, ırkı farklı insanlar kim bilir ne haldeydi?
•
Kültür Bakanlığı Konya İl Kültür Müdürlüğü, medeniyetimizin ve tarihimizin mihenk noktalarını teşkil eden hususları ihya ve inşa etmek üzere yıl içerisinde çeşitli programlar düzenler.
İşte bunlardan birisi de Mevlana Hz.leri ve ailesinin Konya’ya teşriflerinin 795. yıldönümü münasebetiyle, Mevlana’nın felsefesine uygun olarak planlanan “Sûfi Sinema Günleridir”.
“Sufi Sinema Günleri” çerçevesinde ülkemizden ve dünyadan sinema filmleriyle birlikte belgeseller gösterime sunulacak.
Konya İl Kültür Müdürü Abdüssettar Yarar’ın verdiği bilgiye göre “4. Sufi Sinema Günleri” kapsamında 5’i belgesel, 8’i uzun metrajlı film olmak üzere 13 eser, gösterime girecek ve yönetmenlerle sohbetler gerçekleştirilebilecek.
Ülkemizde çekilen filmlerden yönetmenliğini Mesut Uçakan’ın yaptığı “Anka Kuşu”, Nazif Tunç’un “Karınca”, Ali Özel’in “Bozkır” filmleri gösterilecek.
Yurtdışından ise Nacer Khemir’in “Fısıldayan Kumlar”. Terrence Malıck’ın “Gizli Bir Hayat”, Apichatpong Weerasethakul’un “Hatıra”. Yine Nacer Khemir’in “Muhyiddin’i Aramak” filmi ile İranlı yönetmen Mecid Mecidi’nin “Güneş Çocukları” yapımı seyirciyle buluşacak.
•
Belgeseller arasında ise Bensalem Bouabdallah’ın çektiği “Endülüs Karşılaşmaları” ve “Kurtuba Camii”. Jose Sanchez Montes’in “Elhamra Tehlike Altında”. Miguel Valls Pıntos’un “Endülüs’ten Yükselen Işık İbn-i Arabi” ile yerli bir yapım olan Çağla Çağlar’ın “Rüya Makamı” izlenebilecek.
Ezcümle:
Her medeniyet, kendini kuran kültürünü yaşatabilmek için elbette devrin iletişim mecralarından istifade ederek insana ulaşmak ister. Bu manada “Sufi Sinema Günleri” organizasyonu yerinde bir vazife ifa etmektedir.







