Kürdinsan ve Kürtleri Bekleyen Tehlike kitapları
Bu haftaki eserlerimiz Beyan Yayınları’ndan. Gündemden düşmeyen Ortadoğu ve Güneydoğu’yu ilgilendiren iki kitap.
Bölgeyi yakından izleyen siyasetçi ve araştırmacı Vahdettin İnce’nin kaleme aldığı eserlerden ilkinin adı, “Kürdinsan”, ikincisinin ise “Kürtleri Bekleyen Tehlike”.
Genelde Ortadoğu, özelde ise Güneydoğu’ya memleketimizin kanayan yarası olarak bakılmaktadır. Oysa ortada “dış ve iç ittifaklarla” kanatılan yaralar vardır.
Topraklarımıza ezeli düşmanlığı olan ve işgal etme adına bir nefeslik dahi ara vermeyen dış mihraklarla, bunların içimizdeki taşeronları emellerini sürdürmektedirler.
Müslüman halkların kendi başlarına açtıkları en büyük musibetlerden birisinin “ırkçılık” olduğunu herkes bilir.
Yaratılmış her canlıyı kaidesince koruma adına, harfi dahi yerinden oynamamış olan Kur’an-ı Kerim’in insanoğluna yasakladığı ilk madde “ırkçılıktır”.
Efendimiz (s.a.v.)’in “Veda Hutbesi”nde ısrarla üzerinde durduğu meselelerden birisi de budur.
Böylesine açık gerçeklere rağmen, Müslümanların Kur’an’ın buyruğuna ve Peygamberimizin mesajına karşı şirk ve inkârda ısrar etmeleri ile haçlı zihniyetinin “hizmetçi-kurbanları” olmaları nasıl tarif edilebilir?
•
Kitaplara dönelim.
Beyan Yayınları’ndan çıkan ilk eser Vahdettin İnce’ye ait, “Bir Kürt Sosyolojisi Denemesi Kürdinsan” demiştik.
Eserlerin yayıncısı Kemal Temizer şu bilgileri vermekte:
“Kürdinsan, son yıllarda karşı karşıya kaldığımız en can yakıcı soruna yönelik özel bir çalışmanın adıdır. Yazarın kişisel hayatının eksen alındığı çok yönlü bir inceleme-değerlendirmedir.
Yazarı her ne kadar bu çalışmanın sosyolojik bir deneme olduğunu belirtiyorsa da gerçekte bu çalışma, özünde sosyolojik bir analiz barındırdığı kadar, tarihten coğrafyaya, edebiyattan siyasete kadar uzanan bir tahliller demetidir.
Kitabı değerli kılan ise salt bir değerlendirme metninden çok, yaşanmış hayatla desteklenmiş olmasıdır”.
•
Bir diğer eserin de yine aynı yazarın “Kürtleri Bekleyen Tehlike” isimli kitabı olduğunu söylemiştik. Kitabın yazarı Vahdettin İnce de şunları söylüyor:
“Bölgemizin uluslararası ölçekte büyük operasyonların merkezi olduğunda herkes hemfikirdir. Sıkça dile getirildiği gibi bölgemiz vekâlet savaşlarının bir arenasıdır.
Bölgede olup bitenleri gerçek isimlerle yürütülen gerçek savaşlar ya da bunların bizzat savaşanlar tarafından başlatıldıklarını sanmak en hafifinden safdilliktir.
Bölgeyi gladyatörlerin ölümüne vuruştukları bir arenaya dönüştürüp derin bir hazla seyre dalan batı medeniyeti, bu zevkinden kolay kolay vazgeçmeyecektir.
Türkiye’ye düşen görev, bu acımasızlığa bir dur demektir. Çünkü bu sürecin batılıların istediği doğrultuda devam etmesi, başta Kürtler olmak üzere bölge halkları için sorunların derinleştiği sıkıntılı bir dönemin başlayacağı anlamına gelir.
Hiç şüpheniz olmasın ki bu süreçte en çok zarar görecek olan halkların başında Kürtler gelecektir. Bölgenin bu mazlum halkı, tarihin bu diliminde yine büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır”.
Eserler hakkında Beyan Yayınları: 0212-512 76 97







