--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kur’an Aydınlığında Hayatı Doğru Yaşamak

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

“İnsanın kurtuluşu, Allah’ın birliğini kavrayıp, O’nun iradesine teslim olması ve dürüst bir şekilde yaşayarak, imana pratik bir anlam kazandırmasıyla mümkündür”.

Bu haftaki kitabımız İşaret Yayınları’ndan.

“Kur’an Aydınlığında Hayatı Doğru Yaşamak” adlı eserin müellifi, İlahiyatçı Fahrettin Yıldız hocamız.

Kur’an Çalışmaları Vakfı’nın da mütevelli heyeti başkanı olan Fahreddin Yıldız hocamız; mesaisini, “Kur’an Aydınlığında Hayatı Doğru Yaşama” üzerine vakfetmiş güzide bir isimdir.

Bütün bir İslam ümmetinin, Kur’an ve Sünnet şemsiyesi altında bütünleşmesinden başka dünyevi ve uhrevi bir arzusu olmayan ve bu uğurda çabasını eksik etmeden, “Kur’an Çalışmaları Vakfı’nda” sürdüren Fahrettin hocamızın kitabında, aranılan hemen her sorunun cevabı var.

Şahsımı da işin içine dâhil ederek, günümüz Müslümanlarının (kendilerinin kurtuluşa erdiklerine inananlar hariç) hepimizin problemi şudur:

Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinde, sahabe efendilerimiz gibi İslam’a direkt iman etmek yerine, “ikna olarak” iman etmek gibi son derece tehlikeli sularda yüzmemizdir.

Belki daha önce de örnek vermişimdir.

Abdülkadir Geylani Hz.lerine bir grup insan gelir ve derler ki;

- “Efendim, biz Allah’ın varlığına dair bin delil biliyoruz, bunu size anlatmak istiyoruz”. Geylani Hz.leri bu ifade üzerine:

- “Sevgili dostlarım! Bizlerin Allah’ın varlığından şüphesi yok ki, bin delile de ihtiyacımız olsun. Var olun” der.

İkna olarak iman etmenin karşılığında bile, dünyevi bir takım istek ve arzularımızdan vazgeçme endişemiz bizi yormakta ve sürekli bir çıkış ve kaçış yolu aramaktayız.

Oysa ikna olsak da olmasak da bu dünya bir misafirhane ve gelen gidiyor. Üstelik hiç gelen de yok.

Bir zaafımız da; bu âlemde işlediğimiz zerre hayrın ve şerrin de sorulacak olmasına inanmaktan kaçmamız.

Fahrettin Yıldız hocamız kitabının 127. sayfasında şöyle diyor:

“Dünyada her türden ilişkileri, Batı medeniyetinin belirlediği günümüzde, insanlığın pek çok sorunlar içinde çırpınıp durduğu herkesçe bilinen bir gerçektir.

Bunun temel nedeni; insanların, Kur’an kapsamında sunulan İslam’dan büyük ölçüde uzaklaşmış olmaları, Müslümanların da çeşitli nedenlerden dolayı mensubu oldukları İslam’ı bugüne hakkıyla taşıyamamalarıdır.

Bu açık gerçeğe rağmen, toplum düzenine ilişkin iddia taşımayı, İslam’ın özünden değil de harici bir meseleymiş gibi algılamak; İslam’ı, sistemi olmayan kuru bir inanç, bir tasavvur ve hayatta uygulanması imkânsız olan yalın bir iman olarak görmek anlamına gelir.

“Kur’an’ın temel gayelerinden biri de yeryüzünde adaletli bir sosyal düzen oluşturup, insanlığın temel haklarını ve değerlerini korumaktır.

Bunun için iyiliği buyurup ayakta tutmak, kötülüğü de gerekirse güç kullanarak ortadan kaldırmak, Müslüman toplumun görevidir”.

Sözlerin daha niceleri kitapta. Bilgi için; İşaret Yayınları 0212- 519 17 28

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle