--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kültür şuursuzluğu ve Mehmet Akif

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Cumhurbaşkanımızın da şikâyetçi olduğu, eğitim ve kültür konularındaki “dostlar alışverişte görsün” tavrımız tescil edilmiş oldu.

Kültür ve tarih konusundaki eğitime dayalı şuursuzluğumuzun altına yazılabilecek öyle ciddi mevzular var ki, kitap olur.

Büyük büyük laflar edip, çaresizliğe yol vermek doğru değil diye Mehmet Akif Ersoy’un vefatının 80. yılına dair kültürel şuursuzluğumuzla ilgili bir iki konuya değinmek isterim.

Anma programları göstermiştir ki, Mehmet Akif Ersoy’u, maalesef kabuktan ve kapağını açmadığımız Safahat’tan tanıyoruz.

Nedendir bilinmez, Akif’i her yönüyle anlatan ve bilenler de yine kültür şuursuzluğumuza kurban giderek, köşelerinde oturmakta ve ilgiden uzak yaşamaktalar.

¥

Bizim muhafazakâr kesimde cep telefonları vasıtasıyla hemen her yaştan hepimizin sosyal mücahitlik yaptığı gruplar vardır.

Birbirlerini sevenler, telefonlarında kayıtlı numaralardan gruplar oluşturuyor ve oralarda olur olmaz bir sürü konuyu paylaşıyoruz.

Sosyal mücahitlik yapınca, birbirimizle bir şeyler paylaşınca, cepheden dönmüş bir kahraman edasıyla hareket ediyoruz.

Mesela geçtiğimiz günlerde “Yeni Yıl” münasebetiyle Mehmet Akif Ersoy’a ait bir şiir yayınlandı ve hemen herkes birbiriyle paylaştı.

Akif adına işlenebilecek en büyük halt işlenmiş oldu. Akif’in böyle bir şiiri olması mümkün değildi, üstelik öyle zayıf ifadeler vardı ki, Akif’e benzetmek bir ihanetti.

Bir Allah’ın kulu da çıkıp; “Yahu, Mehmet Akif’in böyle bir şiiri yoktur” demedi. Herkes birbiriyle paylaştı. Büyük ayıptı.

¥

Bir başka aymazlık da özünde kapitalist, kabukta muhafazakâr” olan bir gazetenin sayfasında Akif’e verdiği yerdi.

Sayfanın üççeyreği, geçenlerde ölen yabancı şarkıcıya ağıtla doluydu. Küçük bir köşeye de Mehmet Akif Ersoy’un vefatının 80. yılı yerleştirilmişti.

Haberin içeriği ise başka bir fecaat idi. Kültür yozlaşması ve şuursuzluğunun ne hale geldiğini görmek için bu iki konu yeterli olsa gerek.

¥

O Mehmet Akif ki, “Başka türlü düşünüp başka türlü yazanlardan değilim” diyerek, hakkında yazacak ve konuşacakları peşin peşin uyarmıştır.

Akif; gömlek değiştirir gibi ülkenin siyasi havasına göre yön değiştiren, vicdanından öte cüzdanına göre hareket eden pespaye ‘aydın’ kategorisine girmeyen bir şahsiyettir.

Mehmet Akif, yazdıkları ve yaşadıklarıyla tam bir mümin kimliği sergilemiş, bukalemun tiplerin zıddına, inancı değişmeyen insanın mükemmel örneğini göstermiştir.

İstiklal mücadelemizin en büyük manevi kahramanı olan Mehmet Akif’i hak ettiği şekilde tanımamız ve tanıtmamız, kendisine elbet bir şey katmayacaktır ama tarih ve kültür şuurumuzun temelini sağlamlaştıracaktır.

¥

Mehmet Akif’in hatır gönül için anılmaya ihtiyacı yoktur. O hayatı boyunca dalkavukluktan hiç hoşlanmamıştır.

Esas gaye, Mehmet Akif’in anlatmak, anlamak ve onun ahlakına sahip olmaktır. Ancak o zaman kültür şuursuzluğumuz belki tedavi edilebilir.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle