--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kraliçe ve Ersizler Köyü

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
2

 

İngiltere Kraliçesi öldü. Kraliçe’ye övgü ve ağıt yakanlar; babalarına-analarına, devletimizin ve milletimizin istiklali uğruna İngilizlerle mücadele eden kahramanlarımıza bile bu kadar ihtimam göstermemişlerdir.

Meğer Kraliçe’nin ne âşıkları varmış. Celladına âşık olmak böyle bir şey olsa gerek. Kendi ülkesinin ve içinde yaşadığı toplumu tanımamak veya inkâr etmek zalimliktir.

İşte kendi tarihini yok sayıp, Kraliçe’ye övgü düzenler, İngiltere’nin bu topraklardaki cellatlardan biri olduğunu görmezden gelmektedirler.

Yirmi iki milyon metrekareden, 780 bin metrekareye gerilememizin sebebi, İngilizlerdir. İstiklal Savaşı’nda en büyük darbeyi İngilizler vurmuştur.

Yakın tarihi okuyan namuslu-şerefli-haysiyetli her insan bu gerçeği bilir. Topraklarımızın bebek ayak ölçüsü kadar kısmına bile zerre aidiyet duygusu besleyen kimseler böyle olduğunun idraki içerisindedirler.

İngiltere sadece bizim değil, Hindistan’dan, Ortadoğu ve Balkanlara kadar yerli işbirlikçileriyle; “Böl-Parçala-Yut” taktiğiyle ayakta kalmış işgalci bir ülkedir.

İngilizlerin topraklarımızdaki cellatlığına yüzlerce örnekten birini hatırlayalım.

81 vilayetimiz, 934 ilçemiz ve binlerce köyümüzde, vatanımız için şehit olmuş nice kahramanlarımız vardır. Hepsinin şeceresi devletimizin kayıtlarındadır.

Hatırlatacağımız köy ise Kastamonu’nun Küre İlçesi, Ersizler köyüdür. Köyden Balkanlar’da, Çanakkale’de ve Milli Mücadelede şehit olmuş canlarımız vardır.

Vatanı, milleti ve dini için kahramanca mücadele eden Dereköylü (Ersizler) erkeklerden savaş sonrası köyüne dönen olmamıştır.

Şehit olanların ismi, lakabı, baba adı, şehit olduğu mekân ve tarihi, köyün duvarlarında liste halinde bulunmaktadır. Meseleyi kısaca özetleyelim.

Köyün erkekleri Balkanlar, Çanakkale ve İstiklal Savaşında askere alınırlar. Köyde kadınlar, ihtiyarlar ve çocuklar kalır.

Kadınlar tarla-bağ-bahçe işlerinde çalışarak geçimlerini sağlarlar. Bağ-bahçe-tarla diye kolayca söyleniyor ama ekim-biçim ve harman işi öyle her babayiğidin harcı değildir.

Bir de anlatılan önemli bir “vefa” vardır. Onu da kaydedelim:

Köyden Balabanoğlu Ahmet Çavuş, cepheye gitmeden önce köye 3 gözlü bir değirmen yaptırır. Annesi:

-“Oğul bu koca değirmeni ne yapacaksın” diye itiraz eder. Ahmet Çavuş da:

-“Ana bu değirmen gün olur işe yarar, köyümüze civar halkımıza hizmet eder” der.

Bir süre sonra Ahmet Çavuş cepheye çağrılır ve giderken anasına:

-“Ana! Bu üç gözlü değirmenin bir taşı cephedeki Mehmetçiklerimiz için dönsün ve ekmek yapılıp cepheye gönderilsin.

Bir gözü cephede şehit olan veya muharebeye devam eden askerlerin aileleri ve akrabaları için dönsün.

Bir gözü de hem size hem köye yeter” der ve gider. Ahmet Çavuş bir daha köye dönmez, şehit olur.

Görgü şahitlerinin ifadesine göre değirmen, 1970 yılına kadar çalışmış, bilahare tamir edildikten sonra 1995 senesine kadar da faaliyetteymiş.

Ezcümle:

Bu topraklar, bu vatan; Haçlılara karşı şehitlerimizle, gazilerimizle vatan edilmiştir.

 

Yorumlar

(2)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ergin KÖSEM

15 Eylül 2022 14:14

Rahmetullahi aleyhim. O köye neden ersizler köyü dendiğini yakın zamanda öğrenmiştim. Kul'a belâ gelmez ALLAH vermedikçe, ALLAH belâ vermez, kul azmadıkça. Suç kâfirlerde değil, müslümanız deyip gâvurlar gibi yaşayan bizde. ALLAH kitabında buyuruyor, bir birinize arkanızı dönmeyin, sonra gücünüzü kaybedersiniz de, korkaklardan olursunuz. 

Ziya

14 Eylül 2022 10:06

Kraliçenin canı cehenneme ateşi bol olsun inşallah yansin şimdi hesap verme zamanı

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle