--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kırım Ateşi

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

Bu hafta tanıtacağımız eserin adı “Kırım Ateşi”. Ötüken Neşriyat’tan çıkan kitabın yazarı Gönül Şamilkızı.

Yazar, Kırım özelinde Ukrayna bölgesini yakından takip ederek, 2014’teki işgali bölgede yaşamış ve bu eseri kaleme almıştır.

Kitabın giriş bölümünde şunları söylemektedir:

“Putin, sadece birkaç gün içerisinde ve bütün dünyanın gözü önünde, Karadeniz’in incisini, Ukrayna’nın bir parçasını, Kırım Tatarlarının ana vatanını koparıp aldı.

Dünyanın sessizliği ve basiretsizliği, Ukrayna’nın zayıflığı, dağınıklığı ve kararsızlığı ile Rusya’nın hukuk tanımazlığı ve kaba gücü birleşince, Kırımlılar kendi evlerinde rehin durumuna düştüler.

Kırım, SSCB’nin dağılmasıyla bölge üzerindeki etkisini kaybetme korkusu yaşayan Rusya’nın, eski Sovyet coğrafyasında uygun zamanda patlatmak üzere yerleştirdiği “mayın”lardan biriydi… Ve Moskova o mayını Şubat 2014’te patlattı”.

Evet, zatım da Kırım’a birkaç kez gitmiş, bütün şehirlerini dolaşmış, evlerine konuk olmuş, camilerini ziyaret etmiş biri olarak, konuştuğum insanların her biri sanki ülkemizdeymiş hissi veriyordu ki zaten Kırım bizim bir parçamızdır.

Kimle konuştuysam, zalim Stalin’den canını zor kurtarabilmiş akrabalarından birilerinin Türkiye’de, ağırlıklı olarak da Eskişehir’de olduğunu söylüyordu.

Resmi kaynaklarda “Müslüman Tatar Türkü” denilse de Kırımlılar kendilerini bir ayrıma gitmeden “Müslüman Türk” olarak addediyorlardı.

Bu hususta yine kitabın sayfalarından özet sunalım:

“Daha Moskova kurulmamışken, Kırım ve o coğrafyada yaşayan Kırım Türkleri vardı. Kırım, Antik Çağ’dan bu yana birçok halkın yaşadığı bir bölgeydi.

Kırım’da Türk hâkimiyeti milattan önce 430 yılında Hun İmparatoru Attila ile başladı. Hun idaresinin ortadan kalkmasının ardından çeşitli Türk kavimleri Kuban, Azak ve Don Nehirlerinin ağızlarında yerleşmeye başladı.

Aralarında en güçlü olanı Hazar Türkleriydi. VII. yüzyıla doğru Kırım’ın iç bölgeleri, Hazar Türklerinin idaresi altına girdi. Hazarlar, VIII. yüzyılda Kırım’ı bütünüyle kontrol altına aldılar”.

Kırım ve Selçuklular:

“XII. yüzyıldan itibaren ise Kırım’a Anadolu Türk medeniyeti geldi. Artan ticaret hacmi dolayısıyla XIII. yüzyılda Anadolu Selçukluları Kırım’a hâkim olmak istediler. I. Alaeddin Keykubad zamanında (1220-21) Hüsameddin Çoban idaresindeki kuvvetler, Kırım’ın en önemli ticaret şehri olan Suğdak’ı ele geçirdi”.

Kırım’da Osmanlı Hâkimiyeti:

“Kırım Hanlığı, I. Mengli Geray Han’ın saltanatı sırasında, 1475 yılında Osmanlı Devleti ile ittifak ve himaye antlaşması içine girdi.

Böylece, müteakip 300 yıl boyunca bu iki devletin kaderi ortak hale geldi. Osmanlı Rus savaşları sonucunda 1771’de Kırım Yarımadası’nın tamamı Ruslar tarafından işgal edildi.

21 Temmuz 1774 tarihli Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım, Osmanlı himayesinden çıkartılıp şeklen bağımsız hale getirildi. Sadece dinî işler için Osmanlı halifesinin yetkisi tanındı”.

Rusları ve bölgeyi anlamak için bu kitap okunmalı!

Ötüken Neşriyat: 0212 251 03 50 

[email protected]

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle