--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kifayetsiz, riayetsiz ve sadakatsiz

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
4

 

Nasihat alana edem bir öğüt

Kendini bilmeyen kuldan uzak ol

Yoklamadan geçme dere tepeyi

Dibi görünmeyen gölden uzak ol.

Dörtlük, Narmanlı Âşık Summani’den. Benim nasihat etmek gibi bir niyetim yok. Günümüzde nasihat artık sevilmiyor.

Çünkü herkes her şeyi o kadar çok iyi biliyor ki, ortalık bilgelerden geçilmiyor. Sanırım bu hali yaşamayanımız yoktur.

“Neden” diye soran olur mu bilmiyorum fakat eğer olursa, onlarla bazı hususları paylaşabilir, dertleşebiliriz.

Mesela yazının başlığındaki “Kifayetsiz, riayetsiz ve sadakatsiz” kavramları üzerinde durarak, önce kendimize sonra çevremize bakalım.

Yalnız sakın siyasete bakmayalım. Siyasetin her türlüsünde ciddi bir kifayetsizlik, riayetsizlik ve sadakatsizlik görüldüğü meydandadır.

Siyaset; düşünce, fikir, ideal şuuruyla yapılması gereken bir idare sanatıdır. Gelin görün ki, Türkiye’de siyaset, özellikle muhalefet kanadında “kin, öfke, hırs, tamah” yüklü bir şekilde icra edilmektedir.

Peki, böyle kifayetsiz, riayetsiz ve sadakatsiz kişi yahut kişiler iktidarda yok mu? Eğer yok dersek, haksızlık etmiş oluruz.

Siyasetin açmazlarından ve doymazlıklarından birisi de konfor merkezli, hırs ve tamah arzularının tedavi edilememesidir.

İnsanlık tarihinin her devresinde görülen bu hastalığın ilacı yok mudur? Neden olmasın elbet vardır.

Ahiret gününe, hesap vereceğine inanan ve hakikaten iman eden her insan, iman ettiğinin gereğini yapsa, hiçbir masrafa girmeden hiçbir yükün altına girmeden tedavi olabilir.

İşte mesele burada düğümleniyor. Bu ilaca tevessül etmek, bu ilacı kullanmak günümüzde öyle zor ki, pek çoğumuz yanaşmak istemiyoruz.

Yeri gelmişken Üstad Necip Fazıl’ın şu ifadesini paylaşmadan olmaz. İnanıyorum ki, aklıselim sahibi kimselerin seslendirmek istediği hakikatlerdir. Şöyle diyor üstat:

“Bakarsanız yüzde doksan dokuz Müslümanız. Ben bunlara musalla taşı Müslümanı diyorum. Evet, musalla taşında yüzde doksan dokuzumuz Müslüman…

Yani haberimiz olmayacak olan zamanda… Bu yüzde doksan dokuzun yüzde biri, dinine aşkla, alakayla, alışmalar ve tesir dışında bağlı olan yüzde biri, bu yüzde birin de, binde biri, aradığımız gerçek ve halis Müslümandır.

Düşünün kaç kişiyiz? Çok defa arkadaşlarıma demişimdir ki: ‘Kalabalığımıza bakmayın -ki bu kalabalık şimdi artıyor hamdolsun- biz bir tekne dolusuyuz. Bir dolmuş motorunu, ya doldururuz ya doldurmayız”!...

Üstad Necip Fazıl bu sözleri 1970’lerin sonlarındaki konferanslarından. Üstadın ifadelerini bugüne taşıyıp teraziye koysak acaba nasıl bir sonuç çıkar?

Hamdolsun şimdi oldukça çok iyi durumdayız yalnız şu “kifayetsiz, riayetsiz ve sadakatsiz” kişi yahut kişilerin dikkatle aranarak bulunup ayıklanması lazımdır vesselam.

Ezcümle yine Narmanlı Âşık Summani’den

Şah-ı cihan olsan dâr-ı fenada

Vurup kol kanadın kırarlar bir gün

Kimse bâki kalmaz yalan cihanda

Zemine bir çukur kazarlar bir gün…

 

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Agam Kinaye yapiir

1 Aralık 2022 18:05

Ağam bizimle egleniyr. (orcinalini yazmaya terbiyem el vermiyr. anladın sen onu)

TC Bursa

1 Aralık 2022 14:13

Kim, nefret,hırs muhalefettemi var dediniz? Sayın yazar hatırlatayım akp muhalefette değil, iktidarda. Saydığınız tüm özellikler akp de fazlasıyla mevcut.

Akılsız akıllılar.

1 Aralık 2022 08:34

Günümüz insanlarının büyük çoğunluğunun en büyük hastalığı; "çok konuşmaları, herşeyi biliyor edasıyla istenmediği halde başkalarına akıl vermeye çalışmaları". Halbuki kendi akılsızlıklarını görebilse ahmakzadeler bu huylarından belki vazgeçecekler. Fakat ne mümkün.

Siyaset

1 Aralık 2022 08:02

Siyaseti ele almayalım dedikten bir cümle sonra muhalefete veryansın etmek te ne oluyor. Komik bir durum

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle