--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ketebe’den İhsan Fazlıoğlu Kitapları

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
1

Bu haftaki eserler Ketebe Yayınları’ndan. İlk kitaplar, Mehmet Akif gibi; “Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek” diye İhsan Fazlıoğlu hocaya ait.

İhsan Fazlıoğlu hoca, felsefenin uçsuz bucaksız med-cezirli havzasında inancıyla yürüyen ve inandığı gibi konuşan, yazan bir ilim insanımız.

Kaleme aldığı eserlerinde olsun, konuşmalarında olsun, hak ve hakikatten yana düşünceleri sebebiyle aklıselim sahibi insanlar tarafından sevilir, okunur ve takdir edilir.

Hocaya ait dört kitaptan ilki, “Sözün Eşiğinde” ismini taşıyor ve şöyle diyor:

“İnsan yazıyı okur; söze tutunur, ancak söz, öz’ün bir ifadesi ise yani kavramın. Dil dünyayı kurmaz; yalnızca ifade eder, dile getirir.

Dünyayı kuran dil değil insandır, yani anlam; çünkü anlam bizatihi insanın kendidir. Söylemde, yazıda, kısaca dilde sözcüklere takılanlar, sadece oyun oynarlar; mefhumlara, kavramlara dikkat kesilenler ise muhatabın kastını anlarlar.

Anlamak, anlaşılmak istemenin ilk ilkesidir. Çünkü ancak böyle bir bağlamda insan üzerine, -insanlarla, insanca konuşmak- mümkündür”.

Fazlıoğlu ikinci kitabı olan, “Akıllı Türk Makul Tarih” eserinde şöyle diyor:

“İnsan tabiata doğar, hayatı ise kurar. Hayat hafızayla, geçmişle, tarihle hayat bulur.

Tarihi bilmeyen insan, geçmişi bilmeyen insan demek değildir, geleceği bilmeyen, hayatı ön göremeyen insan demektir.

1000 yıldır bu topraklarda tarih yazmış Türkler, ancak tarihi tecrübelerine mensubiyet; inşa ettikleri medeniyete aidiyet duymakla dik durabildiler.

İşte bu deneme, Türk kimliğini teşrihe (anlatmaya) çalışıyor. İnsan olmaklığı en temel varoluş tarzı olarak benimseyen, bu yüzden de sırtlanların arasında yalnız kalmış ama dik duruşunu, yürüyüşünü, kısaca kendilikliğini koruyarak yeni bir hayatı teklif ve temsil etmeye çalışan Türk’e, bu gayreti kemale taşıyacak ilkeleri ve hedefleri işaret eden yazılardan oluşuyor.

İhsan hocanın üçüncü eseri, “Soruların Peşinde” adını taşıyor. Ne diyor bakalım:

“Soru sormak, insanlığın mukavvim (kavi-güçlü) bir unsurudur. İnsanın macerası bir soruyla başladı; soru ile muhatap alınıp; mesul ve mükellef kılındık. İnsan da bir sorudur; henüz tamamlanmamış, örüntü halinde, tüketilemeyen…

Ve en büyük sorumuz: Varlık, insanı var-kılmakla ne demek istiyor? Uğraşımız, bu denmek-isteneni tespit etmek, yani manayı, yani anlamı.

İnsanın nihai davası da bu anlamı bulmaktır; ancak insan için bulmak değil, aramak esastır. Aramak, yani yola çıkmak, yani sormak, fakat her yanıtın bir menzili vardır; o menzile varmadan o yanıt nazil olmaz; çünkü nüzul, menzile tabidir”…

Hocadan dördüncü kitap, “Kayıp Halka” olarak isimlendirilmiş.

“Bu topraklarda bizim mensup olduğumuz kültür nasıl bir nazari düşünce tecrübesi yaşamıştır? Bu kültüre mensup insanlar ne düşünüyorlardı, nasıl düşünüyorlardı, niçin düşünüyorlardı” sorularına cevap verilmiş.

Eserler hakkında: Ketebe Yayınları:

0212/61229 30 [email protected]

 

Yorumlar

(1)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Emine

21 Mart 2022 18:54

Allah razı olsun

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle