Kazakistan’a Kazakistanlılar Yazık Etti
Tarih bir milleti geçmişiyle, milli kültürü bugünüyle, ülküsü de yarınıyla bütünleştirir.
Kazakistan 16 Aralık 1991 senesindeki bağımsızlığına bu samimiyetle kavuşmuştu.
Tarihi geçmişlerine, yerli-milli kültürlerine ve bu ikisine olan inançlarıyla Rus zulmünden kurtulmuşlardı.
Peki, şimdi ne oldu?
Meseleyi ne söylediklerini kendilerinin de anlamadığı tartışmacılardan ve tartışmalardan uzak tutarak cevap aramaya ve bulmaya çalışalım.
Sanırım bizim geçmişimizden örnek vererek söylersek mesele daha iyi anlaşılabilir.
14 Mayıs 1950’de oluşturulan milli birlik ve beraberliğimizin beli, 1960 darbesiyle kırılmıştı. Darbe yetmedi, dışarıdan ekonomik yaptırımlar, içeriden anarşi ve terörle, Türkiye Amerika’ya manda yapılmalıydı.
Aynen bugün terör örgütleriyle “zillet ittifakının” yapmak istediği gibi!
•
1960 darbesinden sonra artçı deprem sarsıntısı gibi darbe kalkışmaları geldi. Büyük yaralar açıldı, kayıplar verildi fakat yine de 1965 yılında kısmen istikrar sağlanmıştı.
İki büyük şeytandan biri olan Amerika, ikincisi Rusya, avının üzerine atlamaya hazır sırtlanlar gibi icraatlarını bu sefer öğrenci hareketlerini devreye sokarak anarşi ve terörü organize ediyor ve ettiriyorlardı.
Amerika öğrenci olaylarıyla sokağa dökmek istedikleri her kesime silah ve para temini konusunda içerideki elemanlarını beslerken, Rusya da kendi yandaşlarını aynı şekilde besliyor ve yönetiyordu.
O yılları bilenler hatırlarlar. Öğrenci olaylarında kullanılan silahlar yahut aramalarda ele geçen silahların pek çoğu aynıydı ve bazen sağın bazen solun elindeydi.
İki büyük şeytan halkımıza güç yetiremeyince özellikle kırsal kesimden gelen öğrencileri sokağa dökmeyi başarmıştı. Anadolu çocukları birer birer hayattan kopuyordu.
O yıllardan bugüne, öğrenci olaylarında siz hiç “Beyaz Türkler” diye sınıflandırılan ağırlığı varlıklı solcu ailelerin çocuklarından kimseye rastladınız mı? Canı yanan, ocağı sönen, geleceği mahvolan hep Anadolu çocukları olmuştu.
•
İşte bugün Kazakistan, o yıllarda bizim öğrenciler üzerinden geldiğimiz oyuna halk bazında gelmiştir. Kazakistanlılar Kazakistan’ı elleriyle mahvetmektedirler.
Büyük oyunun bir tarafında Amerika, diğer tarafında Rusya vardır. Rusya, Amerika’nın Orta Asya’ya göz diktiğini pekâlâ bilmektedir.
Çünkü Amerika’nın Ortadoğu ve Arap Yarımadasından sonra doğalgaz ve petrol bakımından beslenebileceği tek kara parçası, hatırı sayılır şekilde Kazakistan topraklarında bulunan doğalgaz ve petroldür.
Rusya’ya göre ise zaten Kazakistan kendi toprağıdır. Aynı imkânlara Rusya da muhtaçtır. Bu sebeple Kazakistanlılar, bağımsızlıklarını kendi elleriyle kaybetmektedirler.
•
Ezcümle:
Rusya barış gücü altında Kazakistan’a kimleri gönderdi? Ermeni askerlerini? 100 yıl sonra Orta Asya’da Ermeni askeri. Vah ki vah…
Karabağ’da Azerbaycan Türklerinin darmadağın ettiği Ermeni askerleri, Kazakistan’da barış gücü oldu. Tıpkı 1918’de olduğu gibi!
Kazakistan’da iki büyük şeytan, istedikleri gibi sömürebilmek için istikrardan ve güvenden uzak bir devlet oluşturma peşindeler. Bunu da Kazaklara yaptırmaktadırlar.







