--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Karabasan sistemden çıkılmıştır ama

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Devlet, bir milletin yaşadığı topraklar üzerinde hâkim olan güç olarak tarif edilir. Elbet bu gücün sahibi de devletini kuran topluluktur.

Milletimizin kurduğu devletin üzerine karabasanlar gibi çöreklenenler ve halkı mütemadiyen istismar ederek ayakta tutmaya çalıştıkları bu sistemden, milletimiz yüksek iradesiyle kurtulmuştur.

Devletine ve milletine karşı her kesimden, “sahiplenme duyarlılığını koruyan insanlarımızın” kabul ettiği bir gerçek vardır o da şudur:

Değişmesi için bir asra yakın uğraşı verilen sistem, halkımızın ufkunu daraltmış, nemelazımcılık vakasıyla karşı karşıya getirmiş, “Bizden bir şey olmaz” cenderesinin içine sokarak, kendi dışımızdaki topluluklara özendirmiştir.

Bu özenti, psikolojik ve sosyolojik açıdan büyük bir travmaya sebep olmuş, kendimize olan güvenimizi, devlete olan itimadımızı sarsmıştır.

Tarih ve kültür şuurundan yoksun bırakılan bir milletin, tabii ki düşeceği durum budur.

Bin yıldır, milyonlarca metrekare üzerinde hüküm sürmüş, tarihi boyunca nice başarılara imza atmış bir toplumun ufku bu kadar dar olabilir mi? Oldu maalesef.

Milletimizin değer yargıları çerçevesinde kurulan bir devlet, 10 yıl içerisinde halka sorulmadan ve hilafına yapılan inkılaplarla, milletin olmaktan çıkıp, belli zümrelerin tekeline girmiştir.

Şimdi artık ne devletin ne de bizlerin ufuk darlığı ile ilgili bir mazereti kalmamıştır. Halkımız büyük ekseriyetle ve oldukça dengeli bir şekilde, sistemi değiştirmiş ve vizesini vermiştir.

Sıra devleti idare edecek olanların güçlü olmalarında ve milletimizin ufkunu genişletmelerindedir. Bu bir emanettir ve emanet ehil kimselere teslim edilmelidir.

Devlet ve millet emanetini taşıyacak olanlarda da aranan ilk şart “Ahlaktır”. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hemen her konuşmasında, bangır bangır seslendirdiği iki mesele vardır, birisi “Adalet” diğeri “Ahlaktır”.

“Adalet ve ahlak kuralları” çerçevesinde idare edilen devlet, bir gönül devletidir. Yeni sistem bir gönül seferberliği ile kazanılmıştır.

Şu ayrıntı oldukça önemlidir. 16 Nisan 2017’de yapılan halkoylaması, siyasi tercihlerden ziyade bir gönül seferberliğinin neticesidir.

Bu hakikati, emaneti yüklenecek ve yükleyecek olanlar, beş duyu organlarına yazmalı ve her an gözlerinden, sözlerinden, beden dillerinden eksik etmemelidirler.

Zulümle kurulan sistemlerin ömürleri belki uzun olabilir ama gönülle kurulan ve sonrasında da ihmal edilen sistemler, çok kısa sürede hitama erebilir.

“Adalet ve ahlak erdemleri”, insanları devlete ve yönetime bağlayan çok önemli bir faktördür. Bu erdemin ihmali, tamiri ve tedavisi mümkün olmayan yaralar açabilir.

Velhasıl;

Yönetenler, yönetilenlerin hayat damarlarını emanet olarak üzerlerine almışlardır. Yönetenlerin öncelikleri arasında ilk sırayı, millete karşı; “vefalı, cömert ve ahlaklı olmak” almalıdır.

Bu erdemler, yeni sistemin devamı için olmazsa olmaz şartlardandır. Yazının başındaki “ama” için bunları paylaşmak istedim.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle