--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İstiklal Marşımız

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Yarın “İstiklal Marşımızın” kabulünün 95. Yılı. (12 Mart 1921-12 Mart 2016)

Bugün halen 95 yıl önceki İstiklal mücadelemize devam ediyoruz.

95 yıl önce İstiklalimize hücum eden aktörler ile örgütler ayrı ayrı olsa da gayen aynı. 

Bir asır önce de aynı güruh iş başındaydı, bugün de yine aynı mayanın ürünleri, dışarıdan ve içeriden ittifaklarla istiklalimize karşı mücadele etmekteler.

¥

İstiklal Marşımızın yazıldığı, müzakere edildiği ve kabul edildiği, I. TBMM’nin celselerinden, bu kesimin hiç değişmediğine dair küçük bir örnek vermek istiyorum.

Birinci TBMM’ye Bolu’dan gelen, II. Döneme ise Zonguldak’tan CHP vekili olarak giren Tunalı Hilmi, İstiklal Marşımızın kabulü celselerinde şöyle der:

- “Bir kere bu marş, milletin ruhundan doğma bir marş değildir. Milletin ruhuna tercüman olacak bir marş olmalı”. Buyurun, güler misiniz ağlar mısınız?

¥

İstiklal Marşımız, Balıkesir milletvekili rahmetli Hasan Basri Çantay’ın teklifi ile Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından defalarca meclis kürsüsünden okunur ve alkışlarla kabul edilir.

Yine Tunalı Hilmi ve daha sonra CHP’den TBMM’ye girecek olan vekillerin çoğu ısrarla Akif’e ve İstiklal Marşı’na itiraz ederler. İtiraz ettikleri kısımlar ise;

¥

“Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli”
mısralarıdır.

¥

Bir de marşın sekiz ve son kıtasının mısraı olan; “Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal” mısraıdır.

¥

İstiklal Marşımızın kabulünden sonra Akif’in can dostu Hasan Basri Çantay, duygularını şöyle dile getirmektedir:

 “Bugün İstiklal Marşımızı beğenmeyenler, istemeyenler var. Fakat şunu düşünmelidirler ki o marş; Hamdullah Suphi beyefendinin de dediği gibi;

- ‘Son mücadelemizin ruhunu terennüm eden bir marştır’.

Ve o marşı alkışlarla ve ekseriyeti azime ile kabul eden ve İstiklal Savaşı’nın tarihi ve milli kahramanı Büyük Millet Meclisi’dir.

O günlerin icap ve şartlarını unutanlar, o günün içinde yaşamayanlar ve anlamayanlar için bu muhalefet ne kadar yersiz ve çirkindir!

İstiklal Marşı, o günlerde hâkim olan kutsal zihniyetin tam ifadesi ve tarifidir. Tarihi gerçekler ve hadiseler nasıl değiştirilemezse, İstiklal Marşımız da değiştirilemez”.

¥

Evet, o günlerde Akif’i çok “ahlakçı, dürüst, namuslu, haysiyetli, şerefli” bulanlar, İstiklal Marşı’na dair bir şey söyleyemeyince, bu sefer de şiir sanatına laf etmeye başlarlar.

Akif’in şiir sanatının; “ahlak, iman, aksiyon” çerçevesinde olduğu için gelişmediğini, topluma her vakit hitap etmediğini beyan ederek, İstiklal Marşı’nı gölgelemeye çalışırlar.

Akif aldırmaz bunlara. Ahlaksız sanatın memleketin başına neler açtığından ve daha da açacağını dem vurur.

Merhum Hasan Basri tartışmalara, “İntikadcı” (eleştirmen) Raif Necdet’in şu sözüyle katılır:

- “Sanatsız bir cemiyet yaşayabilir, fakat ahlaksız bir millet asla”!

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle