--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İstanbul’un Fethini Gören Üsküdar

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

Üsküdar, İstanbul’a Kostantiniye diye bakmayan, fetihle beraber bir İslam şehri olarak kabullenen bütün yazar, şair ve edipler için kutlu bir beldedir.

Üsküdar, Mekke ve Medine’ye giden yolun ilk başlangıç noktasıdır. Yaklaşık 500 yıl her Hac yılında, Mekke ve Medine’ye gönderilen Sürre Alaylarının hareket merkezi Üsküdar’dır. Bu yüzden Üsküdar’a “Harem Toprağı” denilir.

Yine yüzyıllarca ve günümüzde de özellikle Türkistan coğrafyasından ve Afrika’dan Hacca giden Müslümanlar için Üsküdar çok mübarektir ve yolculuğa buradan başlarlar.

Üsküdar’ın manevi Sultanı ise Aziz Mahmud Hüdai Hz.leridir. Üsküdar’ın manevi özelliğine sahip çıkan her insan için burası mübarek bir beldedir.

*

Yahya Kemal, “İstanbul’un Fethini Gören Üsküdar” şiirinin ilk dörtlüğünde şöyle der:

Üsküdar, bir ulu rü’yayı görenler şehri!
Seni gıpta ile hatırlar vatanın her şehri.
Hepsi der: “Hangi şehir görmüş onun gördüğünü”? Bizim İstanbul’u fethettiğimiz mutlu günü”!


Merhum Yahya Kemal’e ve onun gibi inanan herkese göre Üsküdar mukaddes bir şehirdir. İstanbul’un fethini görmekle birlikte esas ev sahipliği yapmıştır.

İstanbul ilçeleri içerisinde Üsküdar’ın yeri ayrıdır. Sadece Anadolu’nun değil, bütün bir İslam dünyası ve Türki Cumhuriyetlerinin de tarihi hafızasıdır.

Üsküdar, Malazgirt Zaferi’nin de müjdecisidir. Anadolu’ya kapıların açılmasına da Üsküdar öncülük etmiştir.

Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail ve Memlûklere karşı harekete geçerken, sefer alâmeti olarak götürdüğü tuğların ilk geçtiği ve ilk dikildiği mekân da Üsküdar’dır.

Selim-nâme’nin râbıta beytinde şu ifadeler yer alır:

Tekbirlerle halka ‘ayan oldu tuğlar
Sahra-yı Üsküdar’a revan oldu tuğlar.

İslam ve İstanbul tarihinin de en önemli şahididir Üsküdar. Fatih’ten önceki bütün fetihlere kucak açmıştır. Milli Mücadelede de Üsküdar çok önemli hizmetlerin yurdu, yuvası ve hareket noktası olmuştur.


*

Üsküdar’a dair bu tespitleri aktardıktan sonra bugününe gelelim:

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a ve onun liderliğindeki Ak Parti’ye en çok yakışan ilçe Üsküdar idi.

Fakat siyasetin çirkin çukurlarında öyle gariplikler oldu ki, Üsküdar gibi milli ve manevi değerlerin şehri, birbirleriyle ideolojik olarak hiçbir ortaklıkları olmayan ve anlaşılması imkânsız bir ittifakın eline geçti ve çarçur edildi.

Aklıselim sahibi herkesin bildiği gibi malum parti kendi oylarıyla Üsküdar’ı asla kazanamazdı.

Hani ünlü bir söz vardır: “Ağaca balta vurmuşlar, ne yapayım sapı benden” demiş. Sapı muhafazakâr cenahtan olanların oylarıyla Üsküdar el değiştirmişti.

Seçimden sonra bu devranın böyle gitmeyeceği belliydi. Gidemezdi. Çünkü görünen köyün ırağı olmaz misali, maharetleri ortadaydı.

Şükür Üsküdar tekrar emin ellere geçti. Şimdi Üsküdar’a sahip çıkma vaktidir. Kaybolan o yıllarını yeniden imar ve ihya etme vaktidir.

Mevcut Başkan Dündar Ziya Gültekin’e hayırlı olsun diyelim.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle