--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İsrail’in Kudurganlığı Ümmetin Perişanlığından

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Ümmetin perişanlığı, daha doğrusu perişanlığımız, İsrail’in Mescid-i Aksa’da yaptığı zulümden daha beter.

Tüm İslam âlemindeki vurdumduymazlık ve nemelazımcılık, figüran İsrail’i dünya kamuoyunda güçlü kılmakta ve Müslüman toplumları ise çelimsiz ve zayıf göstermektedir.

Haddi mi aşacak olsam, ümmetin “birlik” olması için Kur’an-ı Kerim’deki ayetlerle Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Hadis-i Şeriflerini sıralarım da yüzsüzlük olur.

Çünkü “Elhamdülillah Müslümanım” diyen her akıl sahibi, ilgili ayetleri ve hadisleri, bir kere olsun ömründe duymuştur.

Bu hakikatleri bile bile bölünmek, parçalanmak; falancıdır, filancıdır gibi İslam’ın şiddetle reddettiği kamplaşmalara sebep olmak, iman sahibi bütün insanları rahatsız etmiyorsa, tabii ki, İsrail Mescid-i Aksa’da istediğini yapacaktır.

Mescid-i Aksa’ya yaktığımız ağıtları, esasında önce ümmetin perişanlığına yakmalı, fert fert inancımızın bize neler emrettiğine ve tavsiyelerine bakmalı ve İslam kardeşliğinin aynasına yansıyan yüzümüzü görebilmeliyiz ki, Kudüs’ü görebilelim.

İzah etmeye çalıştığım meseledeki problemin ben de bir parçasıyım. Bunu bilerek dertleşiyor ve halimizi ortaya koyuyorum.

……………………

İsrail, kuruluşundan itibaren terörizme hizmet etmek üzere teşkilatlandırılmış figüran ve suni bir devlettir.

Bu gerçeği bilmeyen var mıdır? Yoktur! Kudüs’ün tarihini ve İsrail’in kuruluşunu bilen her Müslüman bunun böyle olduğunu bilir mi? Bilir! Geçelim.

İsrail’in son günlerdeki kudurganlığı figüranlıklarının bir gereğidir. Türkiye’yi köşeye sıkıştırma projesinin bir ayağıdır.

Katar krizi diye adlandırılan ve başta Suudi Arabistan olmak üzere, İsrail ve ABD uşağı diğer devlet idarecilerinin ambargoları da bu projenin bir başka ayağıdır.

Dikkat edilirse, Mescid-i Aksa meselesi 15 Temmuz’a denk getirilmiş ve halen sürdürülmektedir.

……………..

Dünyadaki Müslüman halklarının nezdindeki en güçlü Müslüman ülke Türkiye’dir. Bu gerçek içimizde görülmek istenmese de dışarıdan net olarak görülmektedir.

Müslüman toplumları, “ümmet olma bilinciyle Kur’an ve Hadis çatısı altında” toplayacak olan ülke de yine Türkiye’dir.

Bu sebeple; İsrail’in terörizminin başa koymak kaydıyla, ABD ve AB ülkelerinin terör odaklı lider ve kobaylarının rahatsızlığı bu yüzdendir.

Ayrıca ve daha da önemlisi, içimizdeki Müslüman kılıklı; “münafıklık-fitnecilik-iftiracılık-yalancılık” mesleğini, “Müslüman tavırlı ve sözlü” maskelerle gizleyen kimseler de bu zındıklara kapı aralamaktadır.

………………..

Mesela bütün bir Müslüman halkımızın üzerine toz kondurmadığı Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ile neden uğraşılır?

Diyanet İşleri Başkanlığı tarihinde ve Görmez’e kadar görev yapmış başkanların içerisinde, İsrail başta olmak üzere Müslüman milletlere karşı zalimlik yapan herkese, İslam’ın ve Müslüman olmanın onuruyla bizzat ilgilenip cevap veren bir başkan daha yoktur.

Kısacası kurum olarak Diyanet İşleri Başkanlığı, Mehmet Görmez gibi de şerefli başkanlar harcanırsa, o vakit oturup Kudüs’ten önce kendi parçalanmışlığımıza ağıt yakmalıyız.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle