İslam’dan hoşlanmayanlara şirin gözükmek
Kabuk Müslümanlarından ürküyorum.
Eğer sağlam bir dini temelim olmazsa, böyle Müslüman tiplere bakarak çoktan dinden uzaklaşabilirdim.
İki üç gündür bir tartışma sürüp gitmekte. Tartışmayı harlayanların zihniyetleri ortada. Böylelerine karşı “Euzü Besmele” çekerek saflarında olmamak gerekir.
Hamdolsun değilim. İslamlarla beraberim; dinimden hoşlanmayan ve her fırsatta fitne çıkaranların ne ekmeklerindeyim ne aşlarındayım ne de yanlarındayım.
Onların benim dünyamla, benim de onların dünyalarıyla bir ilgim yok. Onlara da alıp verdikleri nefesi veren Allah, bana da alıp verdiğim nefesi veren Allah.
Kimsenin günah ve sevap kâtibi değilim. Hesabı soracak olan Yüce Yaratıcıdır.
Ahiret gününe iman ettiğim için orada hesap vereceğim inancıyla, İslam’ın beş şartını yerine getirmeye gayret etmekteyim.
Dolayısıyla kendi imanımı imarla meşgulüm. Mühürlenmiş kalpleri açmak gibi kirlenmiş zihinleri temizlemek gibi bir gücüm yok. Geçelim.
¥
TRT’de yayınlanan Ramazan Sevinci programına konuk olan Prof. Dr. Mustafa Aşkar, konuşma sırasında hayvanların namaz kılmadığından yola çıkarak, namaz kılmayan hayvandır manasına gelen sözler sarf etmiş.
Tabii bu sözleri normal iman sahibi Müslümanlar çarpıtmazlar. Kimlerin çarpıttığı malum. Bu velveleye usulü dairesince Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ilgili birimi şu açıklamayı yapmış:
“Dinimizde namazın yeri, önemi ve değeri herkesçe bilinmektedir. Ancak insanların inanç ve ibadet özgürlükleri hedef alınarak tezyif ve tahkir edilmesi asla kabul edilemez”.
Prof. Dr. Mustafa Aşkar da bizim gazetenin internet sitesine bir açıklama yapmış ve şunları söylemiş: “TRT’de katıldığım Ramazan Sevinci Programında gayri ihtiyari maksadımı aşan ifadelerimden dolayı özür dilerim. Sözlerim yanlış anlaşıldı. Bunun dışında sözlerimden farklı ifadeler çıkaran, yorumlarda bulunanların ifadeleri ise kendilerini bağlar”.
Gayet net bir açıklama. Amentüsü sağlam Müslümanlar için açıklama yeterlidir. Lakin gelin görün ki, İslam’dan hoşlanmayanlara şirin gözükmek isteyen kabuk Müslümanı birtakım kimseler, sanki ahirette onlara hesap vereceklermiş gibi Mustafa hocayı meslekten men ettirecek kadar “eziklik” göstermekteler.
Mustafa Hocaya sahip çıkması beklenen AÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı İsmail Hakkı Ünal adlı şahsın da malum çevreyi mutlu edecek tarzda geniş bir açıklama yapması hiç hoş olmamıştır.
¥
Beyler! Hoşgörü diye diye, sevgi diye diye, anlayış diye diye, taviz vere vere, İslam’ın içini boşalttık, maalesef dinin özü gitti kabuğu kaldı.
Hiç birimiz kıvırmayalım. Cüzdanlarımıza sahip çıktığımız kadar imanımıza sahip çıkamıyoruz. Her birimizin üstü örtülemeyecek tavizleri var. Kullara değil Allah’a şirin gözükelim.
Amentüsü sağlam müminler, İslam’ın beş şartını yerine getirmekle mükelleftir.
Peki, Mustafa hocayı dövmeye kalkan ve namaz kılan Müslümanlar, “Acaba içinde dünyalıkları olmadan bir rekât namaz kılabiliyorlar mı”? (Ben başaramıyorum)







