--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İslam İşbirliği Teşkilatı ve Erdoğan (2)

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

“Ey Cumhurbaşkanı Erdoğan, size kim dedi ki; ‘Sakarya şiirini ezberle ve içselleştir’ diye.

Sanki omzunuzdaki “üç yüz yıllık Türkiye yükü” yetmiyormuş gibi bir de Sakarya Türküsü’nün her mısraı icraat bekliyor.

Üstad Necip Fazıl, Sakarya’yı Erdoğan için yazmış ve emanet etmiş. Hamdolsun Sakarya, Erdoğan’ın hayatında hayat bulmaya devam ediyor.

İslam dünyası bu şiiri bilmese de Erdoğan’ın sıkça dile getirdiği, Sezai Karakoç’un; “kaderin üstünde bir kader vardır” dizelerindeki manayı idrak etmiş olmalılar.

Neredeyse bütün İslam âlemi, Erdoğan’dan öyle büyük bir beklenti içerisindeki, bu umut ve beklenti, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın yükümlülüğüyle bir kat daha artmıştır.

Rabbim, kalbi ile dili arasındaki sırat köprüsünden, amentü güvenliği ve inancı içerisinde geçmesini nasip etsin. Âmin.

¥

Gelelim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işinin zorluğuna. Gerçi Erdoğan’a göre, “zor iş yoktur, işi zorlaştıranlar vardır”.

İşi zorlaştıranları veya zorlaştıracak olanları, Cumhurbaşkanı zirvede peşin peşin dile getirdi ve dedi ki;

“Müslümanlar olarak üstesinden gelmemiz gereken sorunların başında mezhepçilik fitnesi geliyor, ırkçılık fitnesi geliyor.

Her zaman ifade ettiğim gibi benim dinim Sünnilik de değildir Şiilik de değildir, benim dinim İslam’dır.

Ben tıpkı 1 milyar 700 milyon kardeşim gibi sadece ve sadece bir Müslümanım. Diğer tüm farklılıklar; bu inancımın, bu sıfatımın gerisindedir”.

Bu mesaj tüm dünya Müslümanlarına idi. İnşaallah anlaşılmış ve algılanmıştır.

¥

Önemli bir başka mesele de şudur: İİT başkanlığı bizde kalacağı üç yıl boyunca, Cumhurbaşkanımızla birlikte çalışacak insanlar olacaktır.

Bu teşkilata, “dünyalık menfaat kapısı” olarak bakmayan kişiler lazım. Dünyalıklarını bir tarafa koyup, mükâfatını ahirette almak üzere, İslam ümmeti adına Cumhurbaşkanına yol arkadaşlığı edecek kimseler gerekli.

İslam İşbirliği Teşkilatı adına Cumhurbaşkanına yardımcı olacak “mümin gönüllü” insanlardan bir ekip kurulabilir.

Tekrar edelim, yalnız bu ekip içerisinde yer alacakların, asla ikbal ve makam beklentileri olmamalı.

Makam ve ikbal nasibini Allah yerine kullardan bekleyenlerin “imanları dünyayadır”. Böyleleri de “hayır şemsiyesiyle şerre hizmet ederler”. Geçelim.

¥

İslam İşbirliği Teşkilatı bugüne kadar devletler ve yöneticiler seviyesinde kaldı ve yaptığı işler gereğince anlatılamadığı gibi teşkilat kendi bünyesinde de tanınıp anlaşılamadı. 

Teşkilat içindeki birimlerin, bağlı kurumların ve teşkilat tarafından kabul edilmiş olan farklı alanlarda çalışan kuruluşların yaptıkları işlerle birlikte, bugüne kadar üretilen belgeler ortaya çıkarılarak yeni bir yola girmenin vaktidir.

Umutlu olmak elbet bizim işimizdir. Umutların lideri Erdoğan’ın, İslam İşbirliği Teşkilatı’nı, tam kapasite ile çalıştıracağına olan inancımız da tamdır.

İnsanoğluna verilen her “imkân ve nimet” bir emanettir. Sahip çıkılmayan emanet mutlaka el değiştirir.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle