İslam Bilim Adamları
“Bizden bir şey olmaz”. “Avrupa medeniyetinin yarısını bile yakalayamadık”. Bilimin öncüleri Avrupalılardır”. “İslam dünyasından kaç bilim adamı var ki”?
Yukarıda sizlerin de çoğaltabileceğiniz birçok ifadeye yabancı değiliz. Bu sözler; bilerek veya bilmeyerek üzerimize örtülen aşağılık kompleksinden başka bir şey değildir.
Bu hafta tanıtmaya çalışacağım eser, işte böyle ön yargıları yıkan ve “Yeter artık! Kendimize bu kadar yabancılaşmayalım, kendisini tanımayan başkalarını asla tanıyamaz” diyen bir kitap.
İnkılâb Yayınları’ndan çıkan eserin adı, “İslam Bilim Adamları”.
Yazarı ise “okumayı, yazmayı, araştırmayı”; “yarın ölecekmiş gibi ahiret için, hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışın” düsturu içerisinde hareket eden Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar.
Mehmet Bayrakdar, “İslam Bilim Adamları” kitabının önsözündeki ilk satırları gençlere ayırmış ve şöyle diyor:
“Sevgili gençler! Bu kitap özellikle sizin için yazılmıştır. Amacımız, sizlere ilmi çalışmalarıyla, bilim ve teknolojiye katkılarıyla, dünya çapında ün kazanmış İslam bilim adamlarını tanıtmaktır”.
Ben de şu ilaveyi yapayım.
Yalnız esere sevgili gençlerin ihtiyacı olduğu kadar; bu topraklarda doğmuş, okumuş, halen de “entelektüel” ve “aydın” gibi “batı sempatizanlığına bürünüp; toplumun değerlerine ters düşerek, “şirk ve inkârda” sınır tanımayan kesimlerin de ihtiyacı vardır.
Böyleleri için kitabın arka kapağında şu tespitler var:
•
“İslam medeniyetinin modern dünyaya en büyük hediyesi bilimdir…
Fakat Avrupa’yı yeniden hayata kavuşturan şey sadece bilim değildi. İslam medeniyetinden gelen daha başka tesirler de Avrupa hayatına ilk ışıltıları vermiştir…
Avrupa’nın ilerlemesinde İslam kültürünün tesirini görmeyeceğimiz hiçbir alan yoktur.
Bu tesirin bütün açıklık, büyüklük ve devam eden gücüyle kendini gösterdiği en büyük zaferlerin kazanılmasına sebep olduğu alan, tabiat bilimleri ve bilim zihniyeti olmuştur”.
(Robert St. Briffault, The Making of Hummanity)
•
Evet, eserde alfabetik sıraya göre 102 İslam bilim adamımız; hayatı, eserleri ve ilme katkılarıyla konu edilmektedir.
İslam dünyasında çok hızlı bir şekilde gelişen ve ilerleyen bilim ve bilim anlayışı, sadece İslam dünyasını değil bütün insanlığı aydınlatmıştır.
Başta Müslüman dünyada yaşayan Yahudiler ve 716 yılında İspanya’nın fethiyle Hıristiyan dünya, İslam dünyasında gelişen bilim ve düşüncelerden etkilenerek, IX ve X. yüzyıllardan itibaren yavaş yavaş bilimciler yetiştirmeye başlamışlardır.
Aynı yüzyıllarda Müslüman bilginlerin ve filozofların eserlerini, o zaman Avrupa’nın bilim dili olan başta Latince olmak üzere İbranice’ye ve zaman zaman da yerel dillere çevirmişlerdir.
Böylece Avrupa, “Karanlık Çağ’dan” kurtularak, Rönesans ve Reform dönemine adım atmıştır.
İslam biliminin ve düşüncesinin batıya etkisi, aralıksız olarak XIII. yüzyıla kadar devam etmiştir.
Eser hakkında bilgi için;
İnkılâb Yayınları 0212- 524 44 99







