İnsanı İnsanlıktan Çıkaran
İnsanı insanlıktan çıkaran nedir? Öyle sanıyorum ki, hepimizin çeşit çeşit cevabı olacaktır.
Eğer bir meselede soru tek, cevabı çok ise bilinmeli ki, cevapların ekseri kısmı akıl ve mantık bünyesinde değil, daha çok sınırsız nefis ırmağının sürüklediği çakıl akıllardandır.
Hal böyle olunca sanki yukarıdaki sorunun cevabını net olarak vereceğim gibi anlaşılmasın. Ben de çıkamadım işin içinden.
Akıl ve mantık çerçevesinde mi yoksa nefis ırmağının sürüklediği çakıl taşlarıyla mı cevaplayacağımı kestiremedim. Yine de bir yerden başlamalı.
İnsanı insanlıktan çıkaran sebeplerin başında galiba aklıselim sahibi her kişinin kabul edeceği gibi sözümüz ve işimizde yaptığımız ölçüsüzlüklerdir.
Nasıl olsa bu tespite kimsemiz itiraz edemez. Hepimizin iş ve ev hayatının bir yerinde yaptığı ölçüsüzlükler vardır. Yalnız her ölçüsüzlük arkasında elbet sorular bırakacaktır.
Peki, ölçüsüzlüklerin sebebi nedir? Bu soru da devirlere ve mekânlara göre değişir.
Bugüne bakacak olursak, hadsizliklerin-ölçüsüzlüklerin nedeni; başkalarının hakkını gasp eden anlamsız ve faydasız özgürlük hırs ve tamahlardır.
Tüketimin ve kapitalizmin yeni gücü sosyal medyanın her türlüsü, insanlara sürekli sınırsız özgürlük pompalamaktadır. Sınırsız özgürlüğün afet olduğunu unutturmaktadır.
Ülkemizde meydana gelen hırsızlık-gasp-cinayet-taciz ile siyasilerin küfürleri-hakaretleri-iftiraları ve benzeri haberlerin büyük ekseriyeti, sınırsız özgürlük ve mide ile klozet arasında boru hattı olmanın sonucudur.
•
Günümüzde insan olabilme ölçüsünü; çıkarlar, beklentiler, zevkler belirlemektedir. Dolayısıyla ilkesizlik mecrasına dalınca ihtiyaç ve istekler de sınırsızlaşmaktadır.
Ölçüyü kaçıranlar, kendilerine ölümü yakıştıramayan ve aşağılayan kimselerdir ki, kendilerinin ölümlü olduklarını unutup, Firavun gibi ebedi olduklarına aldanmalarıdır.
Ahireti inkâr eden yahut hafife alan kimseler, içindeki yaşadıkları halka, tarihine, medeniyetine, kültürüne inancına düşmanlık beslerler.
Düşmanlıklarını kimi vakit siyaset, kimi zaman ekonomi, genelde de medya ve sosyal medya yoluyla yönetir ve yönlendirirler.
Bugün devlet ve millet olarak, böyle düşmanlık yapan grup ve grupların hezeyanlarını en yüksekte tuttukları bir dönemde yaşıyoruz.
Devletimize ve milletimize ezeli düşmanlıkları olan Haçlı Batı’dan medet uman malum çevreler, akıl ve mantıklarını Haçlılardan gelecek güce teslim ettikleri için “insan olma” ve “bu topraklara aidiyet duyma ölçülerini” kaçırmışlardır.
Bu güruhların ortak özelliklerinden birisi de aslında hepsi demek lazım. Çıkarları olmayan hiçbir hususta zerre kimseye iyilikte bulunmadıkları gibi iyiliklerden-güzelliklerden de nefret eder hale gelmiş olmalarıdır.
Böylelerin dünyasında yer almayan bir başka husus da “helal” olan her şeye düşmanlık besleyip, “haramla” yaşamayı kendilerine ait bir güç olarak görmeleridir.
•
Ezcümle:
Arife tarif gereksiz derler. Arif olan nefsini de aklını da imanını da bilir.
Aklıyla imanını birbirine sarıp sarmalayanlar, bu âlemin sonlu olduğunu, sonsuza gidileceğini bilerek yaşarlar vesselam.







