Medeniyetimizin Sosyal Dinamikleri (1)
Bu hafta tanıtacağımız eser “İnkılâb Yayınları”ndan çıkan “Medeniyetimizin Sosyal Dinamikleri” ismini taşıyor.
Kitabın müellifi, Cuma günkü yazımızda “Bir Mazlum Âlimin İdamı” başlığıyla kaydettiğimiz “İskilipli Atıf Hoca” olarak bilinen “İskilipli Mehmet Atıf” hocamızdır.
Eseri Osmanlıca metninden Latin harflerine aktaran ve sadeleştiren isim ise Ümit Dericioğlu.
İskilipli Atıf hocamızın bu eserinden geçtiğimiz yıllarda söz etmiştim. Sanki kitap her yıl yeniden okunmak için yazılmış gibi. Hatta tam da bugünler için.
Malum dinimiz üzerine gayri diniler ile din hanesinde ve havalisinde gözüküp de bu güruhla hareket edenlerin veya sözleriyle-kostümleriyle-hal dilleriyle, dinimizin gereklerini nefsi arzularına göre düzenleyenlerin sayısı her geçen gün çoğalmakta.
İşin garibi, bu hale düşenler de karşılarındakileri eleştirip, onların yanlış yaptıklarını söylemekte. Vaziyet gösteriyor ki, Kur’an ve Hadisin dışında bir din uydurulmakta.
Demek ki, hakikati kavrayamamanın tarihi bir hayli eskilere dayanıyor. Bu sebeple merhum İskilipli Atıf hocamız, Kur’an ve Hadis merkezli olmak kaydıyla sürekli uyarılarda bulunmuş.
•
İskilipli Atıf hocamızın yazıları, “Cemiyet-i İlmiyye-i İslamiyye” tarafındanyayınlanan ‘Beyanü’l-Hak Mecmuası’nın’ Aralık 1911-Ekim 1912 yılında çıkan risalelerinden oluşmaktadır.
Kitap okunduğunda görülecek ki, İskilipli Atıf hocamızı idam eden zihniyet, şapka kanununa muhalefetten değil, İslam âlimi olduğu için idam etmiş.
İdam gerekçesi olarak gösterilen sebep, şapka kanunu çıkmadan önce yazdığı risalesiydi ve o kitaptan beraat etmişti ama yine de idam edilmişti.
“Peki, o zaman niye idam edildi?” Sorunun cevabı gayet net! Onun bir İslam âlimi olarak duruşunu, Kur’an ve Hadis dışına çıkarmamasıdır.
Örneğin neler söylemiştir:
•
“Kur’an-ı Mecid, Müslümanların arasında tam bir bağ bulunmak için kardeşlik, birlik, ahlak güzelliği ve yardımlaşma emrediyor.
Kur’an-ı Celil, Müslüman kitleye zayıflık gelmemesi için ayrılık, bölünme, ihtilaf, sefahat ve ataleti şiddetle yasaklayıp men ediyor”.
İskilipli Atıf hocamız bu sözleri, 1911-12 yıllarında yazmış demiştik. O günleri kısmen hatırlayalım mı?
•
Bugün Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Müslüman duruşuna ve devlet idaresine düşman olanlar, o tarihlerde de II. Abdülhamid Han’a düşmanlık etmekteydiler.
Tarihin tekerrür ettiği bir devirdeyiz. II. Abdülhamid’i tahttan indirenlerin hiçbirisi Müslüman değildi ama ne yazık ki yanlarında ve arkalarında duranlar Müslümandı.
Bugün de öyle değil mi? R. Tayyip Erdoğan’a düşman olan İttihatçı Batıcıların yanında yer almak için çırpınanlar, dün Erdoğan’ın adam ettikleri değil mi?
Af edersiniz mevzu dağılacak ama ders alınmazsa tarih böyle tekerrür ediyor.
II. Abdülhamid’e düşman olanlar ile bugün Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a düşmanlık edenlerin arasında zerre kadar zihniyet farkı var mı?
Neyse kitaptan paylaşacaklarım yarına kaldı.
Eser hakkında: İnkılâb Yayınları;
0212-524 44 99 www.inkilab.com.tr







