--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İmparatorluğun Yağması

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
15

 

Bu hafta tanıtacağımız eser, II. Abdülhamid Han’ı tahttan indiren zihniyetin, bin asırlık devleti içeride ve dışarıda nasıl yağmalattırdıklarını anlatan bir kitap.

Eserin adından da anlaşılacağı gibi “İmparatorluğun Yağması”, II. Abdülhamid Han’ın tahttan alınmasıyla başlayan/başlatılan Balkanlar Savaşının hemen ardından Birinci Dünya Harbine kadar yine içeride ve dışarıda neler yaşandığını gözler önüne sermekte.

Türk Edebiyatı Vakfı Yayınlarından çıkan ve defalarca baskı yapan bu kitap, ehli vatan her insanın elinde bulunması ve okunması gereken bir eser.

Kitabı okumayanlara tavsiye etmekle birlikte, okuyanların da yeniden ellerine almaları gerekir kanaatindeyim. Bu yüzden tanıtmak istiyorum.

Aklıselim sahibi her insan bilir ki; “Dün anlaşılmadan bugün anlaşılamaz”.

Bugünü anlamak için; İttihat ve Terakkici zihniyetin temsilcisi partiler ve çeşitli kesimler ile Batı beslemeli bir kısım medyanın; millet-devlet birliğinin mimarı olan Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a, hükümetlere, Cumhur İttifakına ve milletimizin büyük ekseriyetine karşı son yirmi yıldır sürdükleri muhalefetin malzemesine bakmak kâfidir.  

Eserin yazarı İlhan Bardakçı, önsözde şunları söyler:

“Bu kitap; acı, buruk ve sahifeler çevrildikçe okuyucuda adeta hafakanların bastığı, ısırıcı bir serencamı dile getirir.

Bütün gücünü yitiren, milli birliğini yabancı devletlerin insaf bilmeyen iştihalarına terk eden son Türk İmparatorluğunun, nasıl yağma edilip parçalandığı anlatılır bu eserde.

….. Bu kitaptan alacağımız dersler vardır. Şahsiyetini kaybetmiş, (esasında bile isteye kaybettirilmiş) bir devletin yabancılara nasıl av olduğunu anlatmak istedim.

İnanıyorum ki, Balkan ve daha sonra Birinci Dünya Savaşı sırasında; Rumeli’de, Sarıkamış’ta, Galiçya’da ve Sina çöllerinin kumlarında harcadığımız yüz binlerce Mehmed’imizin, bu yazıların yansıtıldığı olaylardan ders alınmasını istemelerinde mutlaka hakları vardır.

Sözü kitaptan alıntılarla sürdürelim:

-“İttihat ve Terakki savaş istiyordu. Bu suretle muhalefette kalmaktan kurtulacak, yenilginin acısını çıkarabilmek için iktidara geldiği zaman istediği her şeyi yapabilecekti”.

Burada araya girmeli. Bugün, savunma sanayimiz başta olmak üzere lider ülke haline geldiğimiz güçlü bir Türkiye’ye karşı yapılan muhalefet aynı zihniyetin ürünü değil midir?

Milli birliğimize karşı terör örgütlerinden medet ummak nasıl bir zihniyetin ve siyasetin ideolojisi olabilir?

Alıntıya devam edelim:

-“Evet, ileride göreceğiz… Lüleburgaz yenilgisinden sonra Trakya’nın çamuruna gömülmüş olan on binlerce askerden semaya, dualar gibi tek bir feryat yükselecekti: Ekmek… Ekmek… Ekmek…

İstanbul’da Fransız hastanesindeki yaralılarımız kendilerine geldikleri zaman:

-İlaç istemem bacı hemşire, bir dilim ekmek ver bana diye hâlâ yaşadıkları o korkunç dramı teneffüs edeceklerdi.

Kader, ‘Devlet’ nimetini unutanlara, ekmek nimetini ders diye öğretiyordu”. S.77

Ezcümle:

İdrak sahiplerine: Arz kabuğunun en güzel vatanına sahip çıkmak, amentü şartıdır.

Kitap hakkında: 

0212- 526 16 15 

www.turkedebiyati.com.tr

 

Yorumlar

(15)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ata

18 Mart 2024 21:58

koruma vaziyetleri ile gerçek tarih yazılamaz...

Okur

18 Mart 2024 12:42

Beyefendi, İttihat Terakki nin ne olduğunu bilmiyorsun sanırım. İttihat Terakki milliyetçi ırkçı yabancı düşmanlığı ve ihtilalci anlayışın egemen olduğu ve zamanında İslamcı larin Abdülhamid e karşı yanında durduğu bir cemiyetttir. Şimdi de onlarla yani Ergenekon cularla işbirliği yapan ak parti dir.

hesap

18 Mart 2024 12:23

EVET HOCAM KORKARIM ŞU ANDA CUMHURİYETİMİZİN YAĞMASINI AZAR AZAR YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR İLERKİ SEÇİMDE ATLATTIK EĞER BU SEÇİMDE YARA ALIRSAK O DEDİKLERİNİZ HIZLANIR SAYIN BAHÇELİNİN FERYADINI NİÇİN DUYMUYORSUNUZ

Küçük Kaynarca Dönüm Noktası

18 Mart 2024 11:03

Küçük Kaynarca Antlaşması Osmanlıların dönüm noktasıdır. Tütün, tuz gelirleri, demir yolları gelirleri Fransa, İngiltere tahsildarları tarafından alacaklara karşılık olarak tahsil edilir kılınmıştı.Limanları yagmacı İngiltere ve Fransa işbirlikçileri işletiyor, ticaret müslümanların elinden çıkmıştı.Cephelerde kırılan müslümanların toprakları Askere Alınmayan ayrıcalıklı olanların Hamidiye Alaylarını kuranların, gayrı müslüm lerin eline geçiyordu. Devşirmeler müslümanlar üzerinde takım kurmuşlardı. Osmanlılar Balkanları Bulgar ve Yunan çetelerine terk etmiş. Eflak, Boğdan Ruslara terk edilmiş. Osmanlı dışarda hasta adam ilan edilip toprakları paylaşılmaya başlanmıştı. Yönetim Ruslara karşı batıyı, bayıya karşı Rusları kullanarak ayakta kalmaya çalışıyor yıkımı geciktiriyor,toprak kayıpları artıyordu. 1908 lere gelindiğinde Saray'da artık hangi devletin koruyuculuğuna -himayesine-girmesi gerektiği tartışılır olmuştu. İçerde askerler, münevverler kurtuluş çareleri aranıyor. Vatan severler yok oluşabilir karşı çareler arar olmuşlardı. İttihatçılık bu şartlarda Osmanlıda dünyayı bilen okur- yazar asker, müslüman tüccar, devlet görevlileri, gidişten rahatsız olan din adamları ve Anadolu müslüman halkı çareler arar olmuştu. İttihat Terakki bu şartlarda ortaya çıkmıştır. Dünyadaki fikir akımlarından Milliyetçiligi- Türkçülüğü benimseyip müslüman Türk halkının zor durumunu ortadan kaldırmayı, ülkenin parçalanıp işgal edilmesinin önüne geçmek istenmiştir. Hataları çoktur. Birinci Paylaşım Savaşında Osmanlı bir çok cephede savaşmış. Sonuçta Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşması ile Anadolu işgal edilmeye başlanmıştır. 1453 yılında Fatih Sultan'ın fetettiği İstanbul 1920 de İngilizler tarafından işgal edilmiş. Zamanın Padişahı İstanbul'un anahtarını törenle İngilizlere teslim eder olunmuştur. Kurtuluş Savaş başlatılıp İstanbul ikinci defa kurtarılmıştır.İşte "muzaffer asker"onlardır. Türk milleti esarete boyun etmemiş Kurtuluş Savaşı kazanılmış,yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur.Selçuklu'da, Osmanlı'da biziz, bizimdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de bu milletindir. Milleti için şehit düşenlere, gazi olanlara ve vatanın kurtuluşuna emeği geçenlere, hizmet edenlere Türk milleti şükran duyup saygıyla yad ediyor.

Hüseyin

18 Mart 2024 09:29

Lider ülke derken hangi verileri esas aldınız? Lider olduğumuz alanlar; rüşvet ve yolsuzluk, hukuk uymama, insan hakları ihlali vs.. pek övünülecek gibi durmuyor.

Fatih

18 Mart 2024 09:16

Konuyu dönüp dolastirip CHP ye geririyorsunuz,bul ülkeyi cumhuruyetten sonra batıyla el elel kolkola muhafazakarlar kaç yıl yönetmiş neler yapmış hepsi batıdan ABD'nin sayesinde iktidar olmuşlar akp de aynı vatandaş dip yaparken iktidar sahipleri tavan yapmışlar birde bu açıdan bakın kaybeden kimler hep vatandaş yalalalikla olmuyor bu iş beyfendi Allah'tan başka kimseye biat edilmez Allah siz ve sizin gibileri ıslah etsin.amin.....

Uğur

18 Mart 2024 13:00

Türkiye'yi gerçekten yönetenler hep CHP'li zenginlerdi. Gerçek iktidarda hep onlar olageldi. O sağ iktidarların da çoğu zaten ya direkt Demirel gibi CHP'nin ve CHP'li zenginlerin adamıydı, bugünkü tabirle Zilletçiydi ya da iktidarda kalabilmek için Özal ve Erdoğan gibi kısmen Demirelleşip CHP'li kodaman zenginleri yatıştırmak zorunda kaldı.

Uğur

18 Mart 2024 13:09

Ayrıca vatandaşa da dedirtmeyin. Onların çoğu laikçi zenginlere onların malvarlıkları ve kendi dünya sevgileri yüzünden itaat edegeldi ve böylece kendini onlara kazıklatageldi.

Uğur

18 Mart 2024 13:14

Az önce yorumunuza cevap verirken "CHP'li zenginler" dedim, eğer yorumlarım çıkarsa. İzah edeyim: Zengin kesimimizin hepsi CHP'lidir, ya direkt CHP'lidir ya da CHP işbirlikçisi örtük CHP'lidir. Düzgün insanlar zengin kesimden olmazlar, en fazla üst orta hâlli olurlar.

MUZAFFER

18 Mart 2024 08:19

ELİNE SAĞLIK, ÇANAKKALE VE DİNİ İSLAM İÇİN ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUM ALLAH CC RAZI OLSUN HAZRETİ MUHAMMED MUSTAFA SAV KOMŞU EYLEYE AMİN, EL FATİHA OKUR MUSUN.......MÜSLÜMAN GORUMLU KAFİRLER MÜNAFIKLAR ÇOKTUR.......ALLAH CC TUZAKLARI BOZAR İNŞALLAH AMİN.......

Şeref

18 Mart 2024 13:37

Yav arkadaş aynı şeyleri yazıp durma emeklilerin durumundan bahset yahu...başka konular bul kendine.

Uğur

18 Mart 2024 07:53

Bu ne demek şimdi? Yeni gelişen harp sanayiimize bir eleştiri mi? Erdoğan'ı savaş meraklısı olmakla mı suçluyorsunuz, nasıl ki Enver Paşayı da suçluyorsanız? CHP gibi bu kitabın yazarı ve siz de Allah yolunda canı ve malıyla mücahedeye değil, sözde ekmek yolunda Kuzey Atlantikli zenginlere kulluğa mı inanıyorsunuz? Bu romantik lafların altında ne denmeye çalışılıyor?

O gün de

18 Mart 2024 05:08

Millet açken vurgun vuran sermayeder var mıydı. O gün de iktidar sermaye kaçar diye tüm acı reçeteyi garibana mı yüklemişti. Enver savaş istiyordu da M. Reşat yani padişah barış mı istiyordu.

Uğur

18 Mart 2024 08:18

Vurgun vuran sermayedarlar hangi taraftan? Zenginlerin hemen hepsi CHP'li. Beşli çete dediğiniz müteahhitler de birer birer CHP'li çıkıyor. Ve elbette o zaman da vurguncu zenginler vardı. Ermeniler ve diğer Gayrimüslim azınlıklardandı. Enver Paşa bunu anlayınca defterlerini dürdü. Hâlâ viyaklıyorlar.

Uğur

18 Mart 2024 08:19

Ayrıca o gün ulusumuz gerçekten açtı, şimdi ise sadece Zilletçi zenginler ve propaganda memurlarının gözü aç.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle