--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İlim Kendin Bilmek İse

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
7

 

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Bu nice okumaktır. Yunus Emre.

            Dilimizin-dinimizin-ilmimizin, sadırdan dile büyük hocası “Bizim Yunus” Yunus Emre’miz, nice ciltli kitapların muhtevasını beş kıtalık şiirinde söyleyivermiş.

            Günümüzün esaslı meselelerinden birisi de malum eğitim hususudur. İlköğretimden üniversitelere kadar yerlilik ve millilik adına ne tür çabalar sarf edildiği meydandadır.

            Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın eğitim kademesinin her safhasına ve özellikle üniversitelere verdiği kıymeti, aklı eren vicdan sahibi insanlar bilmektedir.

            İki yüz yıl boyunca ülkemizin ve milletimizin çektiği çilelerin başında; yerlilik ve millik adına eğitim sisteminin Avrupa’ya endekslenmesi ve oradan eğitim ithali gelmektedir.

            Bu gerçeği bilen Cumhurbaşkanımız, görev geldiği günden bu yana; elinden-dilinden-ilminden-gönlünden geleni yapmaktadır ve malzemesi insan olduğu için istenilen seviyeye gelinmesinde çeşitli zorluklar yaşanmaktadır.

            Bu bir şikâyet yahut serzeniş değildir. İki yüz yıllık yabancılaştırma operasyonunun temelleri ancak sökülmekte ve o temellere yerli ve milli düşünce tohumu ekilmesi kolay değildir.

……………….

            Koca Yunus’un yukarıdaki dörtlüğünün neşvünema bulması için ilim yuvalarımız, Yunus’un inancınca kendini bilenlere teslim edilebilirse, bu konuda iyileşmeler, iyileştirilmeler elbet yerini bulacaktır.

            Bugünlerde üniversitelerde rektör atamaları beklenmektedir. Görev süresi biten rektörlerin yerine yenilerinin atanması veya görevi sırasında başarı hanesinde karnesi zayıf olanların tayinleri söz konusu.

            Devlet atına binmek emek ister, ilim ister. İnmek de binmek de bu emeğin ve ilmin ne kadar yerli yerince yerine getirilip getirilmediğiyle ilgilidir.

            Tabi her devirde olduğu gibi bazen de ehil veya yeterli olmayanlar da devlet atına binebilir veya bindirilebilir. Vakti geldiğinde onlar da binmemek üzere inerler.

            Üniversitelerdeki rektörlük ve hocalık makamları, milletimizin ve devletimizin emanetidir. Bu emanet öyle her isteyenin istediği gibi geleceği-oturacağı, canının istediği gibi kullanacağı makam-mevki-statüden ibaret değildir.

            Malum geçmişte üniversiteler ilim yuvası olmaktan çıkarılarak; anarşi ve terörün yuvası haline getirilmiş, rektörler ve hocaların teşvikiyle devlet-millet düşmanlığının beslendiği okullar olmuştu. Şimdi ise 20 yıldır asli vazifesine döndürülmüştür.

            Bu manada devletimiz de milletimiz de rahat bir nefes almış, ilim yuvaları ekseriyetle emanet ehil kimselere teslim edilmiştir.

            Üniversitelerimiz yerli ve milli samimiyetiyle donamış aydın kimselere emanet edilmelidir. Kendi değerlerine hor bakan, dininden, vicdanından, dilinden, sanatından, halkın töre ve geleneklerinden nefret eden kimseleri aydın diye başta taşımamak gerekir.

            Böyle yetişen gençler, elbette Amerika’nın ve Avrupa’nın aldatmalarıyla yaşar ve kapılırlar. Korkacağımız şey, köksüzlük ve renksizlik illetidir.

            Yeri geldi Yahya Kemal’e müracaat edelim. “Kocamustafa Paşa” şiirine yer verelim:

Kopmuşuz bizler o öz varlık olan manzaradan

Bahseder gerçi duyanlar bir onulmaz yaradan;

Derler insanda derin bir yaradır köksüzlük;

Budur âlemde hudutsuz ve hazin öksüzlük…

           

           

 

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali

24 Temmuz 2024 14:08

İlim ilim deyip Arapça mırıldanarak kanserden kurtulacağına inanmak,karıncanın konuştuğuna inanmak,uçan takkelilerin savaş kazandığına inanmak,şeyhlerin cennete mürid goturecegine inanmak .ne yaman çelişki dur..Sizce ilim iyi Arapça bilmek güzel kuran okumak tan baska bir şey değil. Sizin kafanizla hiç bir ülke ile yarisamayiz, gelecek kuşaklara iş, aş, yaratamayiz mutlu bir ülke birakamayiz .

ne anlatıyon 

24 Temmuz 2024 12:03

Egitimin içinden geçtik farkında mısın

Reis Güzellemeleri...

24 Temmuz 2024 11:59

Tebrik ederim

YILMAZ

24 Temmuz 2024 10:05

20 yıldır üniversiteler asli vazifesine dönmüştür derken..

ŞEREFLİ TS

24 Temmuz 2024 09:25

Evet ülkemizde ilimdee bilimdee parayla artık, bir ülke düşünün özel okullar devlet okulunu nerdeyse geçmiş,özel hastaneler devlet hastanesini geçmiş ne bilimden bahsediyunuz artık paran varsa ilimlisin bilimlisin

Şeref

24 Temmuz 2024 08:43

Devlet atına binmek için partili olmak yeter..!!!

ilim

24 Temmuz 2024 06:33

nicelik olarak değil nitelik olarak gelişmektir. Reis her yere üniversite açtı. Sonuç üniversiteli işsizler ordusu. Yüzbinlerce öğretmen, Ziraat mühendisi, eczacı, makine... mühendisi kısaca ilk 100 bindeki bölümler hariç kalan 700 bin civarı genç işsiz. Bu arada iş bulanda da eski kalite yok. Örneğin tıp. Acilde çocuğa iki dakikada bir düzine teşhis koyan (şükür tuturamadı) pratisyen, özelde de bu kulak normal bir kulağa benzemiyor diyen uzman dr. gördüm. Dikiş atamayan dr lar var artık.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle