İktidar Güven Tesis Ederse Muktedir Olur
“İnkılap yaptık, milleti harbe sokmadık diye halkın altın heykelimizi dikeceğini sanıyorduk. Ferih Fahur (iftihar ederek) demokrasiye başlayalım dedik.
Baktık ki, halk bizi sevmiyor... Artık ağzımızla kuş tutsak, değil memleketi, dünyayı kurtarıcı tedbirler bulsak, halkı tatmin edemez bir hale gelmiş bulunuyoruz”.
Behçet Kemal Çağlar.
¥
Tahmin edileceği gibi Behçet Kemal bu sözleri, CHP’nin; “baskı, şiddet ve tehditle” halkı sindirerek iktidar olduğu yıllar sonrasında düştükleri durumu anlatıyor.
Behçet Kemal haklı çıktı ve CHP bir daha tek başına iktidar yüzü görmedi. Hatta koalisyon kurduğu partilerin bile akıbetlerini mahvetti.
Lakin “İktidar Güven Tesis Ederse Muktedir Olur” başlığının altına derç edeceğim ifadeler, bugünkü iktidar olan AK Parti hükümetiyle ilgilidir.
İleri de AK Parti’den de Behçet Kemaller çıkıp, böyle laflar edebilir ve iş işten çoktan geçmiş olabilir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bağlantılı olarak, AK Parti hükümetine karşı milletin güveni zedelenir ve güven kaybı başlarsa, bu güvensizlik, CHP veya diğer partilerin güvensizliğine benzemez.
Mevcut durumun farkında olan kaç kişi ve kimler vardır bilemem ama farkında olduğuna inandığım tek kişi vardır, o da Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Sadece “Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” diyen halkımızın değil, İslam ülkeleri başta olmak üzere, tüm mazlum milletlerin umudu olan R. Tayyip Erdoğan ve dolayısıyla AK Parti iktidarının güven kaybı, bütün İslâm âleminin kaybı demektir.
İktidar gemisinde bulunan ve “masa, kasa, nisa” üçlüsü arasında, “gün ola harman ola, bugün olmazsa yarın ola”, folklor ekibine dikkat etmek gerek.
¥
İktidar olmayı hep övülmek, desteklenmek, pışpışlanmak; “gelene ağam, gidene paşam” kostümü giyenlere aldanıp, onları güç bilmek, iktidarların en çok aldandıkları noktalardır.
AK Parti tam da bu çizgide seyretmektedir. Güvenin güvensizliğe doğru yönelmesine ramak kalmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partili olarak yeniden genel başkan olması, güvensizliğe doğru yönelen akımı durduracağına inanılmaktadır.
¥
Erdoğan sonrası dönem, ezberlerin bozulma dönemi olacak ve olmalıdır. Güven sabrı destekler, sabır da güveni. Ama her ikisinin de bir sınırı vardır. Ezberlerin bozulması bir ikaz yahut muhalefet değildir, aksine bizi doğruya ulaştıracak fikir ve düşüncelerdir. Düşünce boyutunda kalan duyarlılık, kişideki irade eksikliğini gösterir. İrade eksikliğinin de nelere sebep olacağını pekâlâ herkes bilebilir.
¥
Şimdilik bir bildiğimiz yok ama konuştuğumuz insanlarda şöyle bir kanaat var:
“Cumhurbaşkanı partinin başına geçince; parti teşkilatlarında, hükümette ve belediyelerde, peyce bir icraat gerçekleştirip, partiye ve hükümete olan güvenoyunu artıracaktır”.
Çok haklı bir görüş. Maalesef çok kesmikli bir ekin tınazı var. İyi bir rüzgârla savrulmayı beklemektedir.







