--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İkinci Topkapı Sarayı Doğdu

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
1

 

Tarihin şerefi nasıl ihya edilirmiş? Tarihin şerefi emin ellerde nasıl neşvünema (büyüme-gelişme-olgunlaşma) bulurmuş, görmek için Topkapı Sarayı’nın içinde doğan “İkinci Topkapı Sarayı’nda” görülebilir.

Yanlış anlaşılmasın “İki Topkapı Sarayı” yok. Müze oluş tarihi 1924’ten bugüne, sadece mevcut kısımlar kullanılmış, ikinci bir Topkapı Sarayı olacak alanlar ya ihya edilmemiş veya gerek görülmemiş.

Topkapı Sarayı’nın 6 Eylül 2019 yılında Cumhurbaşkanlığına bağlanmasıyla hummalı bir çalışmaya girilmiş ve atıl durumda kalan veya kullanılmaz durumda olan bölümler yeniden aslına uygun olarak ihya edilerek ortaya “İkinci Topkapı Sarayı” çıkmış.

Bir milletin tarihini o milletin kendisi yazmalıdır. Bir milletin tarihi mirasına ancak o milletin kendisi sahip çıkmalıdır. Başkaları sahip çıkarsa kendi değerlerine göre inşa eder.

Milli Saraylar İdaresi Başkanı Dr. Yasin Yıldız diğer saraylarda olduğu gibi Topkapı Sarayı emanetini masa başında değil, bizzat sahada çalışarak bugüne taşımıştır.

Madem “İkinci Topkapı Sarayı Doğdu” dedik, neler yapılmış gerisini özetle Yasin Yıldız’ın dilinden aktaralım:

“Topkapı Sarayı’nda, 2019 yılından bu yana Milli Saraylar bünyesinde kapsamlı bir restorasyon ve ihya süreci başlattık.

Milli Saraylara devriyle, daha evvel parçalı bir görünüm arz eden saray yapıları ve taşınabilir eser koleksiyonları tek bir çatı altında toplandı ve birleştirildi.

Devir çalışmalarının bir yıl içinde tamamlanmasıyla 201.764 adet taşınabilir tarihi eser kayıt altına alındı.

Bu eserlerin depolandığı 32 adet tarihi eser deposu yenilendi ve binlerce taşınabilir eserin restorasyonları ve konservasyonları yapıldı ve Topkapı Sarayı dünyadaki benzer müzelerle yarışacak düzeye geldi.

Sizin ifadenizle “İkinci Topkapı Sarayı’ndaki” yeniliklerden söz edelim:

Mukaddes Emanetler Dairesi, Hüsnü Hat Koleksiyonu, Hazine Koleksiyonu, Padişah Kaftanları Koleksiyonu ve Abdülmecid’in yaptırdığı Mecidiye Köşkünün yanı sıra, Fatih Köşkü, Seferli Koğuşu, Hazine Koğuşu ve Has Oda’nın kapsamlı yapısal restorasyonları ile sergilenecek eserlerin tefriş tanzim uygulamaları gerçekleştirildi.

IV. Murad tarafından kurulan Seferli koğuşunda Padişahların, hanım sultanların ve şehzadelerin kıyafetleri sergilenmektedir.

Ayrıca kaftanlar, aksesuarlar, tılsımlı gömlekler, çizmeler gibi saray kıyafetlerinin sergilendiği bu mekânda toplamda 275 adet eser yer almaktadır.

Milli Saraylara devredilmesinin ardından son derece bilimsel bir yaklaşımla restorasyonu gerçekleştirilen Fatih Köşkü ise hazine koleksiyonuna ev sahipliği yaptığı gibi Osmanlı Devlet hazinesinden 1150 adet eser sergilenmektedir.

Yine hazinedarların görev yaptığı Hazine Koğuşu’nda saray koleksiyonlarının en önemli bölümlerinden birini teşkil eden Hat Levhalardan 300 adet eser sergilenmektedir.

Mukaddes emanetlerin muhafaza edildiği Has Oda yeniden tümüyle restorasyondan geçirilmiş, Peygamberimiz (AS) ve halifelerin emanetlerinin de bulunduğu bu kıymetli parçalardan 250 adet eser daha ziyarete açılmıştır”.

Ezcümle:

Hayırlı Olsun! “Emanete sahip çıkıldıkça emanet ehlinde kalır” demişler.

 

Yorumlar

(1)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yusuf Duman

20 Nisan 2023 14:21

Hüseyin ağabey şu Süleymancilarla ilgili bir yazı yazsan. Eskiden Ecevit'e verirlerdi şimdi CHP'ye. Yardımları Müslümanlardan alırlar oyları CHP'ye verirler.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle