--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İkibuçuk milyarlık İslâm âleminin umudu

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Dağları, taşları, akarsularıyla, 

Şu tanıdık toprakta 

Bir büyük dünya parçası 

Fatihini aramakta. Arif Nihat Asya

¥

Sen dik dur ve yürü uzun adam! Sen yürürsen millet yürüyecek ardından. Sen, ikibuçuk milyarlık İslâm âlemi ile milletimizin ve topraklarımızın diriliş muştususun.

Bilal-i Habeşi’nin yoldaşları ezanlarını gürül gürül okuyorlar. Kur’an bülbülleri yeryüzünü ve semayı gece gündüz süslüyorlar.

Askerimiz, polisimiz; vatanımız, milletimiz, dinimiz, namusumuz, şerefimiz, aşımız, ocağımız için içten ve dıştan gelen her türlü teröre karşı mücadele ediyor.

Akıl almaz çirkinliklere rağmen, köylü köyünde, şehirli şehrinde işinin başında, tüm iç ve dış engeller aşılarak, amentüsü sağlam milletimiz birbirine kenetlenmekte.

Hükümet gece gündüz, canhıraş bir şekilde yedi düvele karşı, ekonomik ve siyasi mücadele vermekte.

İşte bütün bunlar ve daha niceleri, Hakk’tan ve halktan alınan güçle, 90 yıllık ayrılığa son verip, “millet-devlet kaynaşması” sağlandığı içindir.

Ülkemizin ve milletimizin yol haritası, “kulların buyruklarına” göre değil, “Allah’ın buyruğuna” göre belirlendiği içindir.

 Amentüsü kavi insanların istikametini belirleyen ayetlerden birisi, Yasin Suresi’nin 83. Ayetidir. Ve bu ayete iman etmek lider işidir.

“O halde, her şeyin mülkü ve hükümranlığı kendi (kudret) elinde bulunan (Allah’)ın şânı çok yücedir. Siz ancak O’na döndürüleceksiniz”.

¥

Senin dik duruşun ve yürüyüşün, sadece memleketimiz ve milletimiz için değil, yerkürenin her yerindeki mazlumlar için bir umuttur. “Onların umudu boşa çıkmasın” diye Rabbim seni baş yapmış, gönüllere sultan eylemiştir.

Sen dik dur ve yürü uzun adam! Pek âlâ bilirsin ki, bu topraklara bir daha Bizans ruhu hâkim olamayacaktır ama eksik de olmayacaktır.

Tarihin her döneminde, topraklarımız üzerindeki Hilal’i indirmek için savaşanlar her vakit içeriden kendilerine payanda bulmuşlardır.

Dik durduğun için yüz yıllık yaralarımız sarıldı, şuuraltımıza yerleştirilen çaresizliklerimiz bitti, kendimize olan güvensizliğimiz gitti ve “Yeni Türkiye’nin” üzerine Hilalli güneşler doğmaya başladı.

Sen dik dur ve yürü uzun adam! Bu hâl, esasında ne senden ne bizdendir. Bu hâl, kaderi ezelinin hükmündendir. Sen kaderi ezelinin baş ferdisisin.

¥

Bilirim ve bilirsin ki bu sözler asla nefsini yüceltmek, gururunu okşamak için değildir. Bu sözler, taşıdığın emanete yaptığın hamallığadır.

Evet, her ehli iman görmüştür ki; “Birlik ve dirlik isteyen milletin önünde böylesine dik duran ve yürüyen bir şahsiyet, nasıl olur da bu toplumun içerisinden çıkar”.

İşte bu hakikati anlamak ve kabullenmek yerine kin kusmaktadırlar.

Sözü uzatmayalım, Arif Nihat Asya ile bitirelim.

Allah’a giden yol buralardadır, 

Kapılar açılır şerefelerden, 

Buradan uğurlanır mübarek aylar, 

Bayram burada başlar arifelerden.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle