İbrahim’e yakılan ateşi söndürmek
İnsanlığımızı ölçecek bir alet var mıdır? Nerede ne kadar insanız? İnsan olarak yaratılmış olmanın hak ve sınırlarını biliyor muyuz?
Sorulara cevap verecek değilim. Kim hangi cevabı verse, karşılığında muhalif cevaplar geleceği malumdur.
Çünkü insanoğlu muamma diyenler boşuna dememişlerdir. Aklı ile nefsinin arasında yaşayan bizlerin insanlığını belirleyecek tek ölçü, “Nemrut ile İbrahim” arasındaki farktır.
Aklımız İbrahim’dir. Hırs ve tamahımız Nemrut’tur. Yani her birimizin İbrahim tarafı da Nemrut tarafı da vardır.
Kimimiz Nemrut tarafını güçlendirir onunla yaşayarak, kendisine-ailesine-çevresine- devletine-milletine Nemrutluk ederek; huzur ve güveni sarsar.
Kimimiz de İbrahim milletine mensup olduğu için inancının gereği; kendisine-ailesine-çevresine-devletine-milletine, İbrahim ve Haliliye sıfatıyla; huzur ve güven sağlar.
•
Günümüzde İbrahimi ahlaka ve inanca sahip insanların çoğunlukta olmasına rağmen, maalesef Nemrudilerin sesi ve etki alanı oldukça güçlü durumdadır.
Nefsinden başka bir yücelik tanımayan Nemrudilerin yaktığı ateşten en çok İbrahimiler etkilenmekte ve ne gariptir ki, “Bu ateşten bana zarar gelmez” gibi garip bir inanca sahip olunmasıyla, pek çok ana husus es geçilmektedir.
Küçük gibi duran ama hayati olan basit örnekler sıralayalım. Bu örnekler, kıvılcım gibi gözükse de büyük yangınların sebebi önemsenmeyen kıvılcımlardır.
Mesela; kapımızın önündeki arabamız kadar oğlumuzu ve kızımızı önemsemez hale geldik. Telefonlarımızdaki sosyal medya uygulamalarına ayırdığımız zaman kadar ailemize zaman ayırmaz olduk.
Evlerimizi, eşyalarımızı, tatillerimizi sevdiğimiz kadar çevremizdeki yakınlarımızı sevemez, onlara saygı duyamaz olduk.
O hale geldik ki, bırakalım komşularımızla oturup, konuşmayı, dertleşmeyi, aynı çatının altında yahut aynı bahçenin içerisinde yaşamak yük haline geldi.
Cenaze namazlarında bile mevta musalladayken kime geldiğimizi unutur olduk.
•
Yeryüzünü cennet etmek de cehenneme çevirmekte insanın işidir. Ne ektiysek onu biçtiğimizi göremeyecek kadar aklımız ile nefsimiz arasında med-cezir yaşamaktayız.
Yeryüzünü cennet ettiğimizi zannederken, cehenneme çevirdiğimizi göremeyecek kadar İbrahimilikten, Haliliye mesleğinden hızla uzaklaştığımızı itiraf etmeliyiz.
Son yıllardaki bir başka huzursuzluk kaynağımız da “emeksiz zenginlik hırs ve tamahıdır”. Bu sele doludizgin koşulmaktadır.
Medyanın her türlüsünde her dakika finans dünyasından sunulan haberler, insanları paraya-altına tapınmaya sevk etmekte ve emeksiz nasıl zengin olunabileceği yolları gösterilmektedir.
•
Ezcümle:
İnsanın muhteremliği, kıymeti, saygınlığı, emeği, erdemi, ahlakı, inancı ile ölçülür. Bu ölçü İbrahimi bir ölçüdür. İnsan için esas olan emeksiz paradan öte erdemli bir hayattır.
Devleti Aliye’nin güçlü dönemlerini okuyanlar-araştıranlar bilirler ki, milletimiz ve devletimiz, en zor şartlarda dâhi insani-ahlaki olanı tercih etmiş ve dünyaya örnek olmuştur.
Bugün de İbrahimiler için yakılan Nemrudi ateşi söndürmek için ailemizden başlayarak, çevremize karşı Haliliye mesleğini icra edebilmeliyiz vesselam.







